türk ve kürtlerin arasında bugüne kadar iki büyük buluşma olmuştur.
birincisi; malazgirt savaşıdır. malazgirt ovasında gerçekleşen bu müthiş savaş hristiyan bizans ile müslüman selçuklular arasında yapılmıştır. bunu bilmeyen yok zaten. ancak genellikle bilinmeyen bir yönü daha var bu savaşın. bu savaşa bizans ordusuyla birlikte gelen peçenekler, yani hristiyan türkler, savaş esnasında karşılarındakininde türk olduğunu kavrayınca müslüman türk ordularının yanına geçmiştir. sonrasında da, bölgede bulunan kürt mirlikleri, yani bugünkü aşiret yapısının proto halleri, de müslüman türk ordusunun yanında bizansa karşı mücadele edip anadolu'nun kapılarını, bacalarını, pencerelerini müslümanlara açmıştır.
gerçi anadolunun islamlaşması moğol istilası ndan kaçan türkmenlerin batıya doğru gitmesiyle olmuştur da burası şimdilik önemli değil o kadar.
ikinci büyük buluşma ise, kurtuluş savaşında olmuştur;
sevres antlaşmasında doğuda biri ermeniler biri kürtler için iki devlet kurulsa da kürtler tbmm saflarında mücadeleyi tercih etmişlerdir. bunda o dönemki kürt siyasi önderlerinin ( said nursi vs. ) kanaatlerinin de büyük rolü var. sonuç; türkiye cumhuriyeti kurulmuştur.
ayrıca selçuklu, osmanlı ve tbmm'nin ilk dönemlerinde bugün güneydoğu ve doğu anadolu dediğimiz yere kürdistan denirdi.
hiç de öyle bi bölücülük olmazdı. sadece askerlik ile ilgili tasarruflar yüzünden isyanlar çıkardı kimi zaman etnik yönden yoksun; o kadar. 1876'ya kadar askere de alınmadılar kürtler zati.
faşizmin değil insanlığın emrettiği şekilde olgulara göz kırpan herkes görecektir ki bu iki toplum arasında bölünme değil; tam aksine bir kardeşlik, birlikte soykırılma, birlikte yok edilme, birlikte yok etme gibi ortaklıklar bulunmaktadır.
her ne kadar milliyetçi nutuklar atıp düşmanlık yapmak daha attractive olsa da daha güzel günler için bunları düşünmelidir.