bülent ecevit

entry1236 galeri ses1
    575.
  1. "Belki bazıları Ecevit deyince, fırlatılan bir kitapçığı, ekonomik krizi, Başkent Hastanesi'nin hasta odasını filan hatırlıyordur şimdi...Ben, şiire aşıkken politikayla evlenmek zorunda kalmış bir ikizler'i (burcu) hatırlıyorum. Belki bazıları Kıbrıs Savaşı'nın kahramanını hatırlıyordur; ben ODTÜ müzesine armağan edilmiş Erica marka daktiloyu anımsıyorum. Belki bazıları siyasette 10 senede yapılabilen servete bakıp onun 50 yıl sonra arkasında bir hazine bıraktığını sanıyordur; ben, gelibolu orman yangınından sonra, sahip olduğu tek mülkü olan Kaş'taki arsasını satıp kimseye haber vermeden ağaç kampanyasına vakfeden hayırseveri anımsıyorum. Bazıları yürümekte zorlanan bir devlet adamını anımsıyordur; ben onun için yaptığım ilk yürüyüşümden neredeyse 40 yıl sonraki cenazesinde, bir politikacı için yaptığım son yürüyüşü anımsıyorum. Son alkışımı... Kulağımda Tagore hayranı bir şairin sesiyle: "ikinci yüzüm! Sen gül biraz, ben ağlayacağım. Dosyaları aç,tezkere yaz, dostlara bile duyurmadan, ben öleceğim yine biraz..."
    (Can DÜNDAR, Kafa Dergisi, Kasım 2014, Sayı:3)
    0 ...