dön dolaş, her şey para içindir. kapitalizmde tek bir eşitlik vardır:
paran(kapitalin) kadar diğerleriyle eşitsin. yani multimiyoner bir iş adamı, bir cumhurbaşkanı, bir hakim, bir sporcu ile aynı diş macunu kullanabilirsin. işte kapitalizm seni bu noktada eşitler. ama bir lüks araba, yat, pahalı tatiller, sosyal imkanlar konusunda eşitlik bozulmaya her zaman açıktır. yani erişebildiğin kadar özgürlük ve eşitlik.
ayrıca, konuya bir örnek daha:
mesela, madende çalışıyorsan ve çalıştığın yer yeterince güvenlik önlemini almıyor. çünkü çok paradır. çok para olmasa bile maliyetten kısmak gerekir. zaten seni "insan" olarak görmediği için seni çok fazla düşünmez. şayet sen ölürsen madende ilk yapacağı şey olaydan sıyrılmaya çalışmaktır. "olaya siyaset karıştırmayalım", "bütün tedbirler alınmıştı", "kader", "bir kusurumuz yoktur" şeklinde açıklamalar peşi sıra birbirini izler. insanlar, babasını, oğlunu, amcasını, akrabasını kısacası yakınlarını ve sevdiklerini kaybetmiştir. o giden bir daha geri gelmeyecektir. ve bir daha bir şey yaşayamayacaksın. adalet, acını hafifletmek için suçluları yargılamaz. devlet, şirketler, işletmeler bir daha böyle durumlar olmasın diye önlem falan almazlar. çünkü "sen" umurlarında değilsindir. olay büyükse veya insafları el verirse sana düzenlerler bir yardım organizasyonu ve al sana "para" derler. para için verilen mücadelede acın para ile teselli edilmeye çalışılır. onlar sevdikleriyle mutlu hayatlarına devam eder. "sen", hem daha da yalnız kalmış hem de tükenmeye açık olan birkaç lira ile baş başasın.