Rize de askerlik yaparken tanıştığım bazı köylüler hiç istanbul u görmediklerini söyleyip onlara anlatmamı istemişlerdi.
çok şaşırmıştım, bana sanki istanbul görmemiş olmak mümkün değilmiş gibi geliyordu.
aklıma ilk boğaz köprüsü gelmiş ve onu anlatmıştım. köprü üzerinden geçerken seyredilen manzaranın keyfini, denizde ki irili ufaklı tekne ve gemileri, her iki yakada bulunan evleri anlattım. trafikten falan bahsetmedim tabi, zaten özlemişim anlatırken bu özlemi de yansıtarak duygusala bağladım iyice.
7-8 yaşlarında bir ufaklıkta beni dinliyordu.
asker abi, dedi o güzel karadeniz şivesiyle.
keşke bende istanbul da yaşasaydım, her gün köprüden geçerdim ve yukarıdan gemileri seyrederdim.
gel götüreyim seni, diye takıldım ona.
okulum var gelemem, dedi.
yaz tatili gelince babama söylerim gönderir beni. o zaman beni gezdirirsin, köprüden geçeriz beraber.