Kendi kendine yetebilen ülke hikayesi çok da yalan değildir. Kendi kendine yetebilme derken self-sufficiency rate diye bir şey üzerinden konuşuluyor, bu da "Kişi başına düşen günlük kalori arzı" - daily calorific intake'i esas alıyor. Bu arz bakımından Türkiye ilk yedide -inanılmayacak gibi ama- beşinci sırada. O yüzden "self-sufficient" ülkeler arasında sayılıyor.
Diğerleri: Avusturya, ABD, Belçika, Kuveyt, Yunanistan ve irlanda.
Türkiye, dünya üretim rakamlarına göre fındık, incir, kayısı, kirazda 1. sırada. Kestane, karpuz, kimyonda 2. sırada. Elma, çilek, salatalık, fıstıkta ise 3. durumda. Fasulye, nohut, zeytin, çay, domates, patlıcan, ıspanak, ceviz, vanilya üretiminde de ilk 5de yer alıyor. Üzüm, portakal, şeftali, badem, limon, kivi, soğan, çavdar, arpa ve buğday ise ilk 10da olduğu ürünlerin sadece bir bölümü.
Ayrıca, Türkiye dünyada toplam tarım üretiminde değer olarak 8. sırada. Yani sanıldığı gibi self-sufficiency durumu bir "mit" değil.
Bütün bu rakamlara bakıp da saman ithali yapmak ise bu hükümetin en büyük beceriksizlerindendir orası ayrı.