hiç tanımadığım fakat mesleklerinin tarihin en eski mesleği olduğunu bildiğim, ataerkil bir dünyada erkeğin ilkel tatmin ve kadının hayatını devam ettirme ihtiyaçlarının danışıklı dövüş misali giderilmesi için yaratılmış zümredir fahişelik. mutualist bir ilişkinin zoraki üyeleridirler fahişeler. Erkeğin ilkel tatmini derken hemcinslerime haksızlık yapıldığını düşünen hemcinslerim olabilir, ilkel tatminden kasıt evrim geçirmemiş olan, bilinç altındaki içgüdülerimiz anlamına gelen id'sel tatminden bahsediyorum. bir erkeğin karşılıklı hazza dayanan bilinç düzleminde yaşayacağı ve her hangi bir alışveriş karşılığında olmayan tatmininden bahsetmiyorum. Erkek ücretini ödediği fahişenin üstünde bütün hayvani duygularını gerçekleştirebilme hakkı görür, mutualizmin gereği olarak da fahişe karşılığını alır. Erkek bedenen ve ruhen geçici olarak idsel duygularını geçiştirirken, kadın üç gün daha yemek yiyebilme şansına erişir. elbette ki bunun adaletli bir paylaşım olduğundan bahsetmek insalık suçudur.
işin en ilginç yanı fahişeliğin insanlığın ortak değerlerinden biri olmasıdır. farklı din, dil, ırk, toplum ve gelir yapısına sahip topluluklarda değişmeyen zümredir hep. iran ve arabistan'da da vardır, hollanda'da da vardır. üzücü olan ise bu gerçeğin yakın zamanda değişemeyeceğidir. erkeğin evrim süreci her zaman kadından geri kalmıştır, basit örneği ise sevişme anında alınan haz düzeyleridir, bilim adamlarına göre dişilerin fazla zevk almalarının sebebi cinsel evrim sürecinde erkeklerden * 1000-1500 yıl ileride olmalarıdır.
sonuç olarak burdan fahişelik en asil duygunun insanıdır çıkarımını yapmak elbette ki yanlış olur fakat unutulmamalıdır ki bu zümre evrim süreci içerisinde bir çok sapmaları önleyici roller üstlenmiştir aynen freud'un içe tıkmaların doğuracağı sonuçlar hakkında söyledikleri gibi.bir çok alanda da söylenildiği gibi kimse fahişe olarak doğmaz, fahişe olmaya zorlanır.
ayrıca bulunduğumuz an, böyle bir konuda bu kadar yazacak şey bulduğum için kendimden de şüphe etmeye başladığım andır.*