oyunun kuralları artık sorgulanıyor. çünkü başta ekonomik, hukuksal, demokratik, insan hakları alanlarında sistemde anlaşılamayan şeyler olduğu artık çok açık. dünya da çok büyük ayaklanmalar var. özellikle ab her gün biraz daha ısınıyor. yunanistanda olanlardan sanırım bahsetmemize gerek yok, bunlara paralel olarak ekonomik olarak büyüyen afrika, insani gelişmişlik anlamında durumu ortada. dünyanın en değerli yakıt madenleri rezervi bulunan demokratik kongo, nijerya, mali, nijer gibi ülkelerde durum ortada. arap baharından sanırım çok söz etmesek daha iyi olur. durum çok kötü. filmin baş rolünde ki abd içinde durum çok iç açıcı değil.
sonuç olarak sisteme bir baş kaldırı sizce de yok mu ? bunlar tesadüf olamaz. akademik anlamda da bu konuda bir mutabakat zaten var.
biraz geriye dönersek soğuk savaş döneminde kapiralist sistemin bir alternatifi vardı, ama artık oda yok. ve bu süreçte kapitalizm savaşı kazandı kazanmasına ama vaat ettiklerini gerçekleştiremedi ! bununla da kalmadı ! insanlar arasında eşitsizliğin uçurumlaştığı, işsizliğin hat safhada olduğu, kültürün ve ulus olmanın, toplumsal değerlerin köküne benzin döküp yaktı dersek az bile olur. üstelik doğa katliamlarını saymıyorum bile. içtiğimiz su kirli ! yediğimiz her şeyde kanser olmamızı sağlayan endüstriyel katkı maddeleri var.
ekonomik ve siyasi arenada durumlar çok enteresan, misal imf olan güven yok oldu, libor sıkadalı ortada, ab merkez bankası, o.e.c.d vs bürokrasi içinde kayboldukları ve nereye gittiklerini bilmediklerini görüyoruz. küreselleşme başları yeterince döndürdüğü çok net. bir de şu ekonomik büyüme denilen nicel olgu var. sizce ekonomik büyüme gelişmişlik mi demektir ? yoksa daha farklı nitel bir şeylere mi ihtiyacımız var ?