büyük saat'in şairi. dizelerinde anlayamadığım ve anlatamadığım bir şeyler var. zaten anlayabilsem bir daha okuyamam. çok şair var, çok büyük şair var, türkçeyi anlamlandıran çok fazla dize var ama nedense turgut uyar bir başka, bir başka tadı var, anlayamadığım bir şeyler var. güzelliğinden, estetiğinden ziyade bir şeyler var. ikinci yeni'ye şimdilerde gereğinden fazla ihtimam gösteren beyoğlu entelektüelinin çok bilmişliğinden öte bir şeyler var turgut uyar dizelerinde. ilham verici, yakıcı, güzel bir şeyler var. cemal süreya, edip cansever, sezai karakoç, ülkü tamer, cahit külebi, cahit zarifoğlu, didem mamak, nilgün marmara ve daha nicesini ben alıp hayatımın baş köşesine koymuşum ama turgut uyar oradan da yüksekte çünkü anlayamadığım bir şeyler var. aynı şeyleri tekrar edip duruyuorum neyse bu da dursun burada bir yerde.
özellikle de şu iki şiirinde: (bkz: büyük ev ablukada) (bkz: yokuş yola)