kesin olarak zamanının ötesinde ve derinliklere doğru süzülecek bir tespit...
maalesef günümüzde kitap, okumak için değil birilerinin gözüne sokmak için kullanılan bir araç haline getirilmiştir. sidik yarışının entelektüel seviyedeki galibinin belirlemesi için kitabın kullanılmasının temeli 19. yy. da atılmış ve alfred nobel buna tepki olarak "hepinize kafam girsin!" diyerek dinamiti icat etmiştir. kitabı sadece bu işi hakikatle yapanlar göze soksa, şüphesiz ki diğer göz çevrilir. ama bunun yanında "ben entel oldum la!" demek için yanında kitap taşıyanları da, bir bok bilmeden birilerinin gözüne sokmak için o ızdıraba katlanıp, iki kitap okuyanları da sayarsak durumun vahameti daha anlaşılır seviyeye gelir sanırım.
kitap okuyanın, okumayanın, kas yapmak için yanında böyle buyurdu zerdüşt ve benzeri kiloluk kitapları taşıyanın, taktığı kemik çerçeveli gözlüklerine uyum sağlaması için yanında içerik olarak çok ağır felsefe kitapları bulunduranların , kızların dikkatini çekmek için yanında mutlaka bir şiir kitabını bulunduran naif edebiyat severlerin tek ortak yanı varsa, o da; mezhebine ve meşrebine bakılmaksızın kitap okumak hakkındaki ortak görüşleridir. hani sanırsınız adam kitap okurken magnum yiyor gibi haz alıyor. kitap okumanın faziletlerini ve yüceltilesi bir eylem olduğuna dair öyle sosyal mesajlar veriyor ve öyle fantastik bir tasvir ile anlatıyorlar ki, kitap okumak için yanar kor olursun, yoluna yoldaş olursun, olursun olursun... öhöm..
hatta mesajlarını süslemek ve "ben bunları okuyom lan!" mesajını içten içe vermek için, güzel kitaplardan apardıkları iki cümleyle (copy paste) süslerler ki, (bu direk olarak okuyan insanda falım dedeleri efekti tepkimesi yaratır.) o zaman okuduğumuz iki satır yazıdan sadır olan anlamı, o müthiş satırları yazanın yedi ceddinin ruhuna armağan ederiz...
noluyo lan amk! diyenler olabilir. evet bende onlardanım...
son zamanlarda, "ben kitap kurduyum yihhu.", "ah ulan şu niçe çok zalım adam. pos bıyıklarına kurban oldumunun.", "bu gecede üç kitap okudum hehe", "böyle renkli renkli kitaplarım var hihi", "seni kitaplığımdaki felasefe setiyle döverim hoba!", "bu günlerde kimse kaliteli yazarların kitaplarını okumuyor (salya sümük smiley)", "bestseller, yavşaklığın adıdır."... yorumlarıyla sıkça karşılaşan biri olarak. bu kelimelerinden anlam süzülen cümleleri sarf edenlerin edebiyat öğretmenlerinin ellerinden öper, okuduğu yahut okuduğunu ima ettiği o koca kitapların bulunduğu devasa bir kitaplığın altında kalmalarını ve götlerinde böyle kafam kadar çıban çıkmasını yüce allah'tan niyaz ediyorum!