behzat ç

entry9640 ↓ galeri
    6228.
  1. Son bölümdeki hayaletin kısa diyalogları çok etkileyici idi.

    Ralph Ellison'ın invisible man adlı romanını anımsattı...
    Körlük ve görünmezlik metaforları ile ırkçılığı anlatan romanı düşündüm.

    Sistem içinde hayaletin nasıl hayaletleştiğini düşündüm...

    --spoiler--
    insanlar beni görmediği için benim de onları görmediğimi zannediyorlar ama ben görüyom işte!
    Görüyom! Görüyom!
    --spoiler--

    Sonra durmadım tabii düşünmeye devam ettim:
    Elbette ki hayalet'in hikayesi biraz da behzat ç.'nin hikayesi.
    Nihayetinde hayaletleri, korkuları, inatçılığı, mertliği, deliliği ile kanlı canlı bir Behzat karakteri görüyorsak bu biraz da yakın çevresindeki karakterlerin de bir derinliğinin oluşundan. Hızla gelmiş geçmiş dizileri gözden geçirdiğimiz vakit hep yarım yamalak baş karakterler görürüz çünkü yardımcı oyuncular ya simgeseldirler ya da tek boyutlu. Bazen sadece başroldekilerin bir özelliğinin altını çizmek için lalettayin karikatür gibi çıkarlar karşımıza. Ya kusurlarla doludurlar ya da kusursuz ve takıntılıdırlar. Bu yüzden de başrol oyuncuları yaşadıkları karşısında değişime uğrarken yan karakterler hiç yaşamamış gibi dururlar. Sanki onlara yaşam hiç ama hiç bir şey öğretmez. Öğrenmek ancak ve ancak baş roldeki abla ve abilere nasip olur vs vs.
    0 ...