en acısı ise sevgilinin aldatması olsa gerek. siz ona güvenirsiniz... onu seversiniz... bir gün sabah evine gidersiniz tüm geceyi onu görme arzusuyla geçirmişsinizdir. o şehirde mutlu olma sebebinizi görmek için sabah koşar adımlarla gidersiniz kapısına, içeri girersiniz. ilahi güç işte, hiç yapmadığınız, yapmayacağınız bir şeyi yaparsınız: kanepede yanınızda bulunan sevgilinin telefonunu alıp mesajlar kısmına bakarsınız. gönderilen mesajlar bölümündeki tek mesajı ister istemez okumaya başlarsınız: "eğer 8'den önce gelirsen yemeğe yetişebilirsin * " kime gönderildiğini gördüğünüzde ise tüm sevginiz bitmek zorunda kalmıştır. mutfaktan gelip durumu anlayan o çok sevdiğiniz kızın tepkisi:"o mesajı görmemeliydin" olur. bir kez daha beyninizden vurulursunuz. o'nda kalan eşyalarınızı bir çırpıda toplar, tek bir kelime bile etmeden çıkarsınız evden. kalbiniz sıkışır. nefesiniz daralır. gözyaşlarınıza engel olmak için sıkarsınız kendinizi.
ve sonra aşka olan inancınızı tekrar sorgulamaya başlarsınız...
zordur. acıdır ve elbette çok ama çok kanatır ruhunuzu.