devlet tiyatrolarının kapatılması

entry41 galeri
    10.
  1. bir korkuya sebep olan düşünce biçimidir. genel kanıya bakıldığında da anlaşılıyor ki değiştirmeye çalıştığınız her ne olursa olsun siyasi nedenlerle ve korkularla reddediliyor. bunun sebebi tiyatroya gidenlerin azınlıkta kalıp her geçen gün de azalmasıdır. haklı bir savunmadır aslında, elindeki var olanı da yitireceğin korkusu. ancak olumlu yanlarından da bakın lütfen. aksayan bir sistemi sadece düşüncelerinize yakın diye barındırmak akılsızlıktır. doğru olanı aksamayı durdurmaktır, bunun tedavisi nesye o uygulanır. muhsin ertuğrul sahnesi yıkılıp yeniden yapılırken çıkan tartışmaları hatırlarsınız, o yaygarayı koparanlar dün gece en ön koltukta konforun keyfini çıkarıyordu, oyuncular sahnede teknik donanımı en üst düzeydeki çalışma ortamında rollerinden başka birşey düşünmek zorunda değildi. alışveriş merkezi olmadı yani orası. aynı durum akm için de geçerli, çalışmayan birşeyin tamiri insanları saçma bir şekilde rahatsız ediyor. içerde herşey dökülüyor ve evet ona rağmen oyun oynanabiliyor ancak neden daha iyisi olmasın, layık mı görmüyoruz acaba kendimize?
    dt kapatılsın ama şimdi 100 sahnesi varsa, bakanlık bunu 200 sahne yapsın, bugün 5 lira harcanıyorsa türk tiyatrosuna dt vasıtasıyla bu 10 lira olsun. yani parayı çöpe atmayalım. faydalı kullanalım sonuçta biz veriyoruz o parayı. bu dt sistemini savunanlar sadece şunu söyleyin, 20 yıldan fazladır sahneye çıkmayıp 3000 küsür lira alan sözde oyuncular vicdanınızı hiç mi sızlatmıyor. bu adamlar hiçbirşey üretmedikleri halde para alıyorlar. bugün ödenekli tiyatrolarda üretilen her oyununun her gece kapalı gişe oynadığını farzetsek, kar etmek için değil ama sadece zarar etmemek için, bir biletin 66 tl olması lazım. dikkatinizi çekerim bir bilet 10 lira, öğrenci bileti 6 lira, yani geri kalan fark bizim cebimizden çıkan ve zarar etmiş paradır. Sanat söz konusu olunca fazla para konuşmaya gerek yok, ancak izlediğiniz oyun her neyse bu farka değiyor mu? asıl soru bu. özel tiytatro bunu çok daha ucuza mal ediyor. Küçük bir anektod; 7 yıl önce Ankara devlet tiyatrosunda, "murtaza" isimli bir oyun vardı. bilenler bilir çok iyi bir metindir. bu oyunun fabrika sahnelerinde devlet tiyatrosu gerçek çır çır makinaları kullanmış (pamuk üretmek için bir makina). sonuçta para var, sanat için feda olsun. Ancak yaratıcılık yok. o makinalar çalışırken, sahnede oyuncunun ne dediği anlaşılmıyordu. bunu küçük bir reji hatası olarak görsek bile, o makinaların o sahneye getirilmesi kullanılması taşınması ve saklanması gibi kalemlerin masrafını düşününce israf olduğu anlaşılır. Aynı yıl Ankara tiyatro festivaline Semaver kumpanya da davetliydi, tesadüf bu ki onların oyunu da "murtaza" hemen izlemeye gittim arada ne fark var diye. aradaki tek fark, daha sıcak ve samimi olmasıydı, metnin derdini daha iyi anlatabilmiş olmasıydı. fabrika sahnesine gelince; semaver kumpanya, pahalı ve büyük çırçır makinelerini tercih etmemiş. Bu makinaları almak ve taşımak zaten akıllıca olmazdı harcayacak parasını düşünmek zorunda olan bir tiyatro için. bunu yerine daha yaratıcı bir sahne çıkmıştı. rejisör ışıl kasapoğlu, arkaya makinalar yerine 4 tane oyuncu koymuş ve mekanik hareket/seslerle o sahneyi desteklemişti. sonuç: dt den çok daha ucuza ve daha yaratıcı. yorumları size bırakıyorum. her ay boşuna milyonlarca lirayı çalışmayan adamlara ödemektense ya da çalışıp işini doğru yapmayanlara ödemektense, hakedenlere ödemek daha doğru değil midir? sonuçta bu parayı biz ödüyoruz, mutluysak bu halimizden devam edelim bu şekilde. ama ben kendi adıma daha iyi oyunlar izlemeyi hakettiğimi düşünüyorum.
    0 ...