2. dünya savaşı yıllarında türkiye' deki kürtler bir elçi göndererek avrupadan yardım isterler.avrupadan istenen yardım ingiliz yetkililer aracılığı ile amerikaya iletilir.istenen yardım şudur; biz kürt halkı olarak türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgesinde nüfusça fazlayız ve bu bölgelerde nüfusun büyük bölümü kürtçe konuşur bu yüzden bölgede özgürlük istiyoruz.marshall kanunlarındaki bir madde şöyle der: bir bölgede hangi millet ve dil hakimse o bölge o halka aittir. istenen yardım üzerine amerika türkiye'ye bölgede sayım ve dil bilimi işleri için bir japon gözlemci yollar. gözlemcinin raporu şöyledir; burada kürt halkı nüfusça çok fazla ama onlardan daha fazla olarak bölgede türkmen, arap, zaza ve başka milletten başka dil ve dinden insanlar var. bölgede kürtçe her ilde farklı bir biçimde konuşulmaktadır ve bölgeler arasındaki kürtçelerin birbiri ile alakası yoktur. anlayamadığım husus kürtçede çok fazla avrupa kökenli kelime olması ve avrupalı ülkelerin sürekli bölgeler arasındaki kürtçeyi birleştirmek için yaptıkları faaliyetlerdir.
işte kürtçe bu kadardır.