istanbul

entry6108 galeri ses1
    1419.
  1. şiirleri küçüktür, şarkıları küçüktür, fotografları küçüktür, iSTANBUL.

    Kaç şiir yazıldı sana ? Kaç şarkı söylendi sana bildiğimiz bilmediğimiz, kaybolup giden belki? Kaç aşığın var istanbul? Kaç aşk ölüp gitti içinde? Mutlu sonla biten aşkların var mı? Mutsuz sonla biten aşkların... Kaç insan savruldu denizinden ölüme? Kaç kalp kırdın istanbul? Taşın toprağın altın mı sahiden? Gelsem öpsem toprağını dudaklarım altın gibi parlar mı? Neden tüm şairler sana yazmıştırlar şiirlerini, hepsi neden sana aşıktırlar? Güzel sesli kadınlar, erkekler neden seni söylerler hep? Neden hep ağlarsın be istanbul, bu kadar sevenin varken. Kim ağlar, böyle sevenleri varken! Neden tüm mevsimler sana aşıktırlar? Hepsi sana yaraşır ayların. Sende güzeldir ocak, sende güzeldir mayıs, ağustos, kasım. Hepsi sende yaşar. Sonbahar neden sana ağlar hep? Seninle beraber, sana ağlar istanbul. Kendini boşuna üzdüğün yetmiyormuş gibi, bir de neden aşıklarını üzersin... Sonbahar sararıp gider sende. Ağaçlarının yaprakları denizine düşer, kaybolur. Ölür. Kaç kişi kayboldu sende istanbul denizine düşen yaprakların gibi? Kaç kişiyi öldürdün..?

    Büyüleyici sokaklarının, sevişen martılarının çığlıklarının, denizinin kokusunun, ekmek arası balığının, yağmurunun, karının, baharının, yazının aşığıdır insanlar. Sadece de insanlar olsaymış ya. Herşeyinin aşığıdırlar işte. Seninle denizinin üzerinde sevişen martılar gibi sevişmek isterler. Denizine atlamak, sularınla iç içe geçmek...Sularınla, balıklarınla, seninle sevişmek isterler! Yağmurun bir başkadır onlara. Yağmurun, onlar için ''onun'' ağlaması demektir. Senin ağlaman ''onun'' ağlaması demektir! Sen ağlama sus, sus istanbul. Sen ağlarsan o da ağlar, ne olursun sus. Herkes sana deli divane aşıkken sus istanbul ne olur ağlama.

    El değmemiş bakire güzeller gibisin.Ellerine eller değmemiş.Saçlarını koklamamış hiç kimse. Kimseyle sevişmemişsin. Kimseyi sevmemişsin istanbul! Nedendir bu acımasızlığın! insanlar, aylar, mevsimler, kainat, evren herkes sana aşık olmuşken nedendir kimseyi beğenmezliğin...Kendini boşuna üzüşün! Ağlayışın nedendir? Martıların kadar yok musun istanbul. Ben, ben sana deli gibi aşığım bak. Gör işte, bari beni sev, beni sev ne olur beni sev. Beni sev.

    Beni sev ne olur istanbul! Lalerini koklarken bile zevkin doruklarına çıkıyorsam, beni seversen neler olur ey istanbul!

    Ey sen ne güzelsin kavgamızın şehri.Uzaktan seni düşünür, düşünürüm istanbul.''ADALARINDA BAHAR SÜLEYMANiYE'NDE GÜNEŞ'' var mıdır şimdi? Vardır elbet. Mayıstayız değil mi? Sana aşık olan mayıs. Bu gece gelsem sana. Yanına gelsem. 7 tepeyi gezsem. Tophane'de sabahlasam belki. Sabah olunca bir kaç simit alıp martılarına atsam. Bir vapuruna binsem. Gözkamaştıran, büyüleyen sen! Havasıyla insanı sarhoş olmaktan beter eden sen! Adın geçince gözleri dolduran sen! Herkesin aşığı sen! Aşık edip kaçan sen! Tüm güzelliklerin sahibi, bakire sen! Acı çektirme artık bana. Onca aşığın varken, gel bana. Başımı döndür. Sarhoşum zaten aşkından. Azıcık daha yanayım. Günahını seviyorum istanbul. Senin içinde günaha girmekten korkmam ben! Süreya gibi yazarım sana. Seninleyken günahın bahsi olmaz! Yık duvarlarını. Artık ağlama. Oyuncağını kıskanan bir çocuk gibiyim... Yazmasınlar şarkılar sana, şiirler yazmasınlar. Sadece benim ol istanbul...Korkma gel istanbul...
    1 ...