Başiörtülü diye hor görülüp ötekileştirilen, dışlanan, o masadan kalkin midemi bulandiriyorsunuz ve göz zevkimi bozuyorsunuz hadsizliğini en doğal haklariymiş gibi yapan insanlarin bu tavirlari karşisinda için için ağlayan binlerce kadin olduğunu bizatihi örtülü biri olarak yaşadim ve biliyorum. Fakat bunlari hiç sosyal medya ortaminda paylaşmadim simdiye dek. Cok da doğru bulmuyorum , insanlari gruplara ayirip fitneye sebebiyet verebilir, dikkatli ve sorumluluk bilinciyle davranilmali.
Milli egitimde görev yapan bir öğretmen olarak hersabah saçinizi görmek için çildiran onlarca gözün ve meslektaşinizin arasindan gecerek tuvalete gidiyor ve o cok sevdikleri rejimi bugün de kurtariyor, başinizi açiyor, insan kategorisine böylelikle dahil olduktan sonra derse girip lise talebesi olan öğrencilerinize en kralindan demokrasi ve insan haklari anlatiyorsunuz...yeni nesil daha duyarli...gözlerinizin icine bakarak bu ilkelligi kınıyorlar...ve gün bitiyor...evinize dönerken istanbul un kalabaligina dalip kayboluyorsunuz...
başi örtülü-başi açik, pirasa seven-sevmeyen, cin ali serisi okuyarak büyüyen-büyümeyen diye uzar gider liste...kömür gözlü olmayan kardan adamlar bu yazimi okumasin. Ayristirma yapiyorsam bu dünya batsin.
Dünyadaki diğer felçlilere de Hawking'in kullandığı teknolojinin neden verilmediği, onun Tanrının varlığını kabul edip etmemesinden daha önemlidir.Tanrı zaten sandalyelerin boşta kalan ayaklarını sağlamlaştırır. Lütfen siz böyle mevzulara kafa yormayın ey ateistler ve ey teistler.
Henüz cennetten düşmemiş demektir. Dünyaya ulaşınca zorla içeri sokulacaktır. Telaş yok, herkes birgün kapitale secde edecek, müslümanlar boşa debeleniyor.
"
yankı yapan
mutlu kadın
muştu sana.
bir meleğin bir sözünden gebe kalan
mutlu kadın.
ayrılığın şiddetinden gebe kaldın.
aydınlığın artışından oldu isa.
artık çıkabilirsiniz temmuz öğlesine
ama üç gün yüce bir oruca borçlandırıldın
en çok konuşman gerektiği anda."
perdesiz ev dekoltelidir koşun haber verin tacize gelsinler
perdesiz ev şeffaftır billurlaşmayı bilsinler
perdesiz ev fakirdir el tutup yardım etsinler
perdesiz ev arsızdır ar edip kafa çevirsinler
perdesiz ev düğün arefesindedir, yeni dünürlere gösteriş hazırlığındadır
perdesiz ev gündelik havalanma telaşesindedir.kendisini usulca yana çekmiştir evin hanımı ve sizin bu başlığınız umrunda bile değildir.
örtüsüz kadın, yâsin suresini okuyarak yerden bir avuç toprak alıp, ahlâkı salt "örtü" zannedenlerin üzerine serpip usulca medine'ye doğru yol almıştır...kimbilir.
benzer, benzer benzemez benzetilen olur
peki o zaman benzeyenden geriye ne kalır?
"aslında kâğıda yazılan söz, daha kalemin ucundayken ölür."
"cadı mepfisto'ya şöyle der:
-üstadım,sizi tanıyamadım affedin, at ayağınız nerede?
-bütün dünyayı etkileyen medeniyet, şeytanı da etkiledi.artık gulyabani şeklimle kimseye görünmüyorum. boynuz,kuyruk ve uzun tırnaklar yok gördüğün gibi. at ayağım saygınlığıma zarar veriyor. bu yüzden takma bacak kullanıyorum....şeytan çoktan efsaneler kitabına yazıldı.ancak bu durum insanların lehine olmadı. kötü olandan kurtuldular fakat kötüler yerinde kaldı."
"acı ve ıstırab aynı acı ve ıstırab ile tedavi edilmelidir."
"bir kadının sevgisini ancak onu güçlü bir şekilde koruyabilmesini bilen kazanır."
"ah güzel istanbul" filminin giriş sahnesinde sadri alışık, kapısında bu tabelanın asılı olduğu mekandan ağzında cigarasıyla çıkar.
ahh be güzel istanbul dedirtir adama.
ne güzel bir filmdi...fragmsnına rastladım az evvel.yıllar evvel tesadüfen izlemiştim.
tadı damakta kalan seyirliklerden.
filmi bulsam da bir daha izlesem keşke.
istanbul sancısı tuttu mu bırakmıyor adamı.
gündüz çorbacı
gece meyhaneci rıfkı
kimsin, nesin bilmem
ama bugece bir elham üç kulhu okumak geçiyor sana içimden
sonra da ışığı söndürüp istanbul'u yakmak geçiyor...