iki ay önce sigarayı bıraktım. Bayadır sigara ihtiyacım olmuyordu ama son 10 gündür bir istek geldi. Bende sigaraya başlamadan ciğerlerime direkt çekmeden içebileceğim pipo ve puro aklıma geldi. Pipo çok meşakkatli bir iş olduğu için puroda karar kıldım. illa ki ciğerlere duman kaçıyordur ama sigara gibi içe çekilmediği için daha az zararlı ve maksat sadece dumanı görmek. Ve işe yarıyor. Eğer çok zorlanırsam bir tane yakıyorum. Eğer tekrar sigaraya başlamak istemiyorsanız tavsiye edilir. Her gün cebinizden para çıkmamış olur hemde direkt ciğerlere çekilmeden içildiği için daha az zarar verir. Pipo da öneririm ama o biraz daha emek istiyor. Ve fazla ekipman gerektiriyor.
Artık sıkıldığım durumdur. Çünkü yeni insanlara eskisi gibi tahammül edemiyorum. En ufak bir ayıbında ya da kusurunda uzaklaşıyorum. ilişki anlamında da aynısı geçerli. Hatta sevgili ilişkisi konusunda daha çekingenim artık. Bir insanı tanı, beğen, hoşlan, hayatına sok, vaktini harca sonra bitsin. O yüzden o konularda da üşenirim. Anlayacağınız yalnız yalnız yuvarlanıp gidiyorum. Evden işe, işten eve. Bir kedimi görüyorum bir de ev arkadaşımı yetiyor.
Bu amerikayı eleştirip interneti, sosyal medyayı kullanmakla aynı şey. Zira akp twitterı yasakladığında akp yandaşları da vpn yada dns değiştirip twittera giriyordu. Biz size niye kullandınız? Tayyip babanızın sözünden niye çıktınız dedik mi?
Hep değil çoğunlukla. Kadınların sürekli alışveriş düşünmesi gibi bir şey. Bir arkadaşım "sizin seksten aldığınız zevki, biz alışverişten alıyoruz" demişti. O gün bugündür şaşkınım.
Rohanlılar, gondorlular kardeşlerim! Gözlerinizde kalbimde yeşermesine.. Pardon bu başka bir şeydi. Neyse. isteyen inansın isteyen inanmasın. Böyle kutuplaştırıcı başlıklar açmayın. Bilgi ihtiyacınız varsa konuşulur ama böyle sert başlıklar altında bu konuları gündeme getirmek bir takım insanların kutsalına saygısızlıktır. inanmayan arkadaşlarım saygı görmek istiyorsanız gerçekten önce böyke kışkırtıcı başlıklardan vazgeçmeliyiz. Bende bir ateist olarak dinlere sadece islam değil bütün dinlere inanmamalıyız tezini savunuyorum ama kutuplaşmaya hayır dostlarım.
Kardeşim çok kafanı yorma. Bunların hepsi uydurma malesef. Dinlerin tarihte olduğunu anlattığı bir çok şey gerçek bile değildir. Ayrıca müslümanlık, hristiyanlık ve yahudilik kitap içerikleri bakımından daha ortada dinler yoklen, çeşitli Sümer ve Babil kitaplarıyla aynı içeriklere sahiptir. Örneğin nuh tufanı; Sümer destanıdır. Destan nedir? Milletlerin tarihinde önemli izler bırakmış, hayali unsurlarla süslenmiş manzum eserlerdir. Yani kesinlikle gerçek bile diyemeyiz ki ve bu efsanelerin din kitaplarında ne işi var? On emir denilen kitap Sümerlerin kanunlarıyla aynı içeriğe sahip. Dinlerde çok fazla çelişki var. Eğer tanrı var olsaydı ve din indirmiş olsaydı bunu birden çok defada değil tek seferde yapardı. Ayrıca kitapları çelişki içermez, kesin, net, yorum gerektirmeyen ve en cahil adamın bile okuduğunda anlayabiliyor olması gerekirdi. Ama cahil insanların kendi sözleri olduğu için, eksik ve yorum gerektirir. Tanrı var olsaydı ve kitabı olsayıd yorum gerektirmez ve kesin hükümler içerirdi. Son olarak kutsal kitapları incelerseniz, aynı konuyla ilgili bir ayet inmiş 50-60 sayfa sonra aynı konuyla ilgili yeni bir ayet inmiş ve ilkinin tam tersi. Bunu din alimlerine sorduğumda, "ilkinin hükmü kalmaz ikinci geçerlidir" dediler. Bende onlara "tanrı tek seferde karar veremiyor mu? Tanrı yanılıyor o zaman? ikinci bir ayeti hatasını düzeltmek için indiriyor olmaz mı?" Diye sorduğumda cevap veremiyorlar. Kem küm ediyorlar. Yani kısacası şu; tanrı gibi yüce bir varlık var ise ve o mükemmelse nasıl hata yapabilir? Yani buradan çıkan sonuç; tanrı yoktur, dinler insan uydurmasıdır.
Herkesin kutsalı kendinedir. Müslüman, hristiyan yada herhangi bir dinden biri diğerlerinin kutsalına ya da özgürlük haklarına müdahale etmediği sürece söylenmesi gereksiz cümle. Ama müdahale varsa ve bu tehlikeli boyutlardaysa aynı oranda karşılık verilir. Sadece islam değil. Müslüman arkadaşlar gerilmesin. Sonuçta ülkemizin çoğunluğu hristiyan olsaydı, isanı da al git olurdu bu başlık. Çok şey yapmayın. Güzel güzel yaşayın efendiler. Peace.
Daha bugün 180 TL vermiş insanım. Kitapların dünyasını, her kitapta başka hayatlara, yolculuklara açılmanın verdiği hazzı anlamayan yada anlayamayan insanların yadırgadığı durumdur. Oysa verdiğim gereksiz onca şeyin içinde, verdiğim paraya kıymadığım tek şeydir. Hatta bana hediye verilmesini sevmem ama seve seve kabul ettiğim tek hediyedir. Diğer hediyeler gereksiz ve anlamsızdır. Mesela bir insanın okuyup çok beğendiği etkilendiği bir kitabı bana satın alıp vermesi yada elindekini vermesi benim için çok kıymetlidir. Yani uzun lafın kısası, kitaplar candır. Kitaplar baş tacıdır.
Eğer karşı cinsden gelen bir teklifse ve ilişki tıkırında ilerliyorsa çok zor olmayacağını düşündüğüm durum. Ama gönül ister ki "başım ağrıyor" diyebilsek. Bizim doğamıza aykırı.
Whatsapp vermek ney ya? Telefon numarası değil mi o? Numaradan bağımsız bir şeymiş gibi konuşmuşsunuz. Ben niye böyle gereksiz bir çıkış yaptım onu da bilmiyorum. Neyse.
Valla bende bir erkek olarak katılıyorum. Bir girip iki başlığa entry'i gireyim diyorum. Yazılcak doğru düzgün bir başlık bulamıyorum. Hep seksli meksli şeyler. "Hayvan gibi şiii" valla.
Ağzına tükürdüğüm şu hayatta istemediğim işleri yapıp çok para az mutluluk şeklinde yaşamayacağıma kendime söz veriyorum. Sen istediğin işi yapacaksın. Hayallerinin peşinden gideceksin. Zevk almadığım bir işi yapıp, zevk sefa içinde yaşamaktansa, sevdiğim işi yapıp orta halli yaşarım. Hayatımın geri kalanında kendime küfürler savurmak ve mutsuz, kötü, agresif, aksi, nalet bir adam olmak istemiyorum. O yüzden bazı şeylerin değişme zamanı geldi. Silkelen ve kendine gel Erhan!
Editörlerinin her hikayeyi yayınlama onayı vermemesini düşündüğüm bir site. Zira iki cümleyi bir araya getiremeyen, dil bilgisi ve imla kurallarından bir haber, hayatında doğru düzgün kitap okumayıp, hikayelerini paylaşan insanlarla dolu. Neyse bakalım onlar çok önemli değil biz kendimize bakalım. http://w.tt/1IbMiRy
Stephen King'in bir lafı var; "Kitap okumaya vaktiniz yoksa, yazı yazacak donanımınız ve de zamanınız da yoktur" diyerek yazar olmanın önceliğinin kitap okumak olduğunu vurgulamıştır. Bende hevesli bir kitap okuyucusu ve yazar olarak söylemek istedim. Hikayemin ilk bölümünün de linki burda http://w.tt/1IbMiRy
Yazma sanatıyla ilgilenen insana denir. Bende kendi çapımda yazarlıkla uğraşan ve hayatımın bundan sonraki bölümünde yazarlık yapmayı ciddi ciddi kafaya koyup o yolda ilerlemek için küçük adımlar atmaya başladığım meslek. Bu da hikayemin ilk bölümünün linki http://w.tt/1IbMiRy
"Her gün duş alırım" diye kişisel özellik belirttiğini sanan insanla aynı modeldir. Yokluktan elektrik direğine bile "seni seviyorum" diyebilecek insandır.