Hoş bir durum değildir. Hem de hiç. Düşünsenize kuzeninizin anne babası ona çeşit çeşit kıyafetler alıyor, sizinkiler ise size kuzeninizin 2. el kıyafetlerini giydiriyor. Bildiğiniz alt sınıf insan muamelesi gibi bir şey bu.
Bir de bu durumu yaşadığından bahsedip de hiç gocunmadım diyen insanlar var. Hadi gocunmamış olabilirsin ama zamanından kıyafetlerini giydiğin kuzenini aşağılama çabaları tam bir ezikliktir. Anlayamıyorum bir zamanlar ezilmiş insanların durduk yere birilerini ezme çabasını.
Hapları içeceksiniz. Yavaş yavaş gözleriniz kapanmaya başlayacak. Sonra gözlerinizi açmaya çalışacaksınız. Zor da olsa açacaksınız. Sesler görüntüler birbirine girecek. Yoğun bakımın soğuğunu hissedeceksiniz. Gözlerinizi fazla açık tutamayacaksınız ama kömür gibi şeyi, oranıza buranıza batırdıkları iğneleri hissedeceksiniz.
Kalkıp tuvalete bile gidemeyeceksiniz. Kendi yemeğinizi kendiniz yiyemeyeceksiniz. Hemşireler, doktorlar size hiç iyi davranmayacak. Belki bir kaçı gelip sizinle konuşacak. Acıyacaklar size.
Polisler gelecek. Sorular soracaklar. ifadenizi alıp gidecekler.
Buraya kadar olan kısım işin iyi kısmı. Çıktığınızda herkes size çok iyi davranacak. Siz de sizi sevdiklerine inanacaksınız. Hatta alışacaksınız bu duruma. Ama çok geçmeden anlayacaksınız gerçeği.
Evdeki bütün hapları saklayacaklar. Sizi asla evde yalnız bırakmayacaklar. Hatta yalnız dışarı bile çıkmanızı istemeyecekler. Herkesin gözünde potansiyel katil olacaksınız. Kendinizin katili.
Psikologlara psikiyatristlere götürecekler sizi. inanın hiç güzel bir durum değil. Canınız en çok psikologunuzun odasında yanacak.
Tüm bunları yaşamak istiyorsanız, hazırsanız bir saniye bile durmayın.
Bu ülkelerde bazılarına göre ölüm kaderdendir ama ilginçtir ki ölüm kaderdir diyenler sıçmaya bile korumayla giderler. Kendileri yolda yürürken bile önlemini alır korumalarını götünün dibinden ayırmazlar ama işçilerinin gerekli önlemler alınmadan yer altına girmesine izin verirler. Böyle de güzel ülkelerdir.
Kendini dünyadan soyutlamış, hiçbir yere adapte olamamış erkeğin olmayan çekiciliğidir. Depresif tavırlar, uzaklara bakarak sigara içmeler, edebi konuşmalar falan çekici olabilir ama bu adam kimseyi sevemez, sevse de bağlanamaz.
fotoğraf çektirmek için yan yana getirilmiş iki nesne değiliz biz
güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz
mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler
razı olma hiçbir sessizliğe
biliyorsun seni seviyorum
pencereden bakmayı
öğreteceğim sana
sesin
balkona asılı çamaşırcasına
havalansın, havalansın dursun
sokakta değil balkonda
dışarı çıktığın zaman
romanını yastığın altına sakla
şiirini mutfağa koy
boş bir deterjan kutusu vardır nasıl olsa
öykünü yanına alabilirsin elbet
müziğini de, resmini de
niçin güvenmiyorsun bana?
Günlerdir "bir şekilde bu aşkı içimde halledemiyorum, seninle başladım elimden gelmiyor bitiremiyorum" diye diye etrafta dolaşmama neden olan bir sakin şarkısı.
Oldukça garip ve bir o kadar da boktan olan histir. Sevdiğiniz kişi sizi sevmiyorsa, umrunda bile değilseniz, sizinle konuşmak bile istemiyorsa ister istemez bu hisse kapılırsınız. Bir de tüm bunların üstüne yalnızlıktan ölecek seviyeye geldiyseniz sıçtınız demektir.
Yine ortada hiçbir şey olmadığı halde korkmaya başladım. Yatıyorum, kalkıyorum, oturuyorum, uyuyorum, uyanıyorum ama içimdeki rahatsızlık geçmiyor. Her an bir şey olacakmış gibi geliyor. Tüm bunların yanında bir de günlerdir geçmeyen mide bulantısı var. içime öküz oturdu resmen sözlük.
Dizi başladığından beri çok kısa zaman geçti. Şimdilik iyi ilerliyor ancak çok fazla devam edeceğini düşünmüyorum. Bir süre sonra bölümler birbirini tekrar etmeye, birbirine benzemeye başlar.
intihar etmek isteyip de başarılı olamamış kişilerin eylemidir genelde. intihar edip ölen insan kurtulmuştur, yani en azından onu kendini öldürmeye kadar sürükleyen şeylerden.
Ama şu da bir gerçektir ki bu hastalıklı bir düşüncedir
Aldatmak kesinlikle eğitimlilik, kültürlülük, modernlikle bağdaştırılamaz. Eğer bağdaştırıyorsan üzgünüm cahilsin. Aldatmak ya da aldatmamak sadece karakter meselesidir. Aldatan kişiler de karaktersizdir. Modern, kültürlü ya da eğitimli değil.
Bazı işsiz güçsüz insanların fotoğraf çekmek amacıyla aldığı kitapların versusu.
ikisi birleşse yine de alamazlar versusu.
Bunu okuyan kızların önüne dostoyevski koysan okumaz. Zaten şu kitapları alan insanların çoğunun fotoğraf çekip sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığını düşündüğümüzde şu iki kitabında nasıl bir gösteriş yapma çabasına kurban gittiğini görebiliyoruz.
Ağır kekodur bunlar efendim. Türkçe başlık açıp, o başlığa türkçe entry girip de türkçe diye bir dil yoktur derler. Türkler sözlükten gitsin derler. Anlayamıyorum nasıl bir zekaya sahipler.