Umarım başka biriyle evlenirse yeni eşi buralara gelip "hastalanan eşi boşamak" diye bir başlık açıp, "hem bana sormadan ameliyat olup 9 ay yatakta bakıma muhtaç kalıyor, hem de başka erkekler ile cinsel ihtiyaç karşılamama laf söylüyor." yazar.
Normalde bu tarz başlıklara yazmamaya gayret etsemde fikrimi paylaşmadan edemeyeceğim.
Bakire bir kadın isteyen erkeğin, bakir olması gerekliliği çok saçma değil mi? Aynı şekilde bir kadın bakire olmayıp, bakir bir erkek isteyebilir de.
Kimin, kimi, hangi şartlarda ve nasıl seçeceğine neden başkaları karar veriyor? Nasıl birinin isteklerine, yargılarına veya fikirlerine bu denli müdahil olunabiliyor anlamıyorum.
Şu yazılanları okuyunca nefret kusan insanların nasıl kişiler olduğuna dair aklımda birşeyler beliriyor hemen.
Homofobik kişilikler özlerinde homoseksüelliğe en yakın kişilerdir. Bu kişilerin çevrelerindeki homoseksüel ilişkilere nefret kusmaları, içlerindeki dürtüyü bastırabilmek için verdikleri uğraşla eşdeğerdir, paraleldir.
Özellikle kutsal kitaplardan alıntılar yapanlar unutmasınlar ki, o kutsal kitapların öğretildiği kurs olarak lanse edilen yerlerde erkek eğitmenler erkek çocuklara neler neler yapıyor!
Sizler içinizden geçenleri, arzularınızı rahatça yaşamıyorsunuz diye başkalarına da yaşatmamaya çalışan basit "onur"suz insancıklarsınız.
Bakara,62. "Şüphesiz ki; âmenû olanlar, yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler, bunlardan her kim, Allah’a ve yevm’il âhire inanır ve ıslâh edici ameller işlerse, bu durumda onların mükâfatları Rab’lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."
Hud,16. "Ama ahirette onlar için sadece cehennem ateşi vardır, dünyada yaptıkları iyi işler boşa gider, işledikleri yararlı ameller geçersiz olur."
Eğer erdoğan'a karşı cumhurbaşkanı adayı yapılırsa, bugüne dek birkez dahi oy atmadığım hatta nefret ettiğim akp'ye gider oy veririm. En koyu akp'li olurum. Insan aklıyla bu denli dalga geçilmez, ayıp!
Bu tarz şeyler duyunca türkiye'nin gta gibi, sims gibi bir oyun olduğunu ve oynayan kişinin sırf eğlenmek için oyundaki insanları şaşırtacak hamleler yaptığı aklıma geliyor. Bu gündem gerçek olamaz, sanal olabilir ancak!
Evlilik başlı başına bir ahmaklıktır. Ama madem böyle bir müesseseye giriş yapılıyor, o zaman evlilik kavramının özünü oluşturan unsurlar gibi feodal bağları kuvvetli ve genel itibariyle muhafazakar halklarla yapılması daha sağlıklı olacaktır.
Türk milletine bakıldığında kendini muhafazakar olarak tanımlayan kesimin kendi özünü korumak ve kollamaktan ziyade cehaleti yücelten, cehaletperver olduğunu görürsünüz. Yine kendini yenilikçi olarak tanımlayan kişilerinse işine geldiği yere kadar yenilikçi, işine gelmediği yerde ise en ağır gericiden daha beter bir tutucuklukta fikirler ortaya koyduğunu, eylemlere kalkıştığını farkedersiniz. Kısacası bu toplum her kesimiyle tutarsızdır. Eğer uzun süreli bir evlilik isteniyorsa, içinde bulunduğumuz toplum gibi riyakar değil, popüler kültürün halen yozlaştıramadığı toplumlarda kısmet aranmalıdır.
kadını üreme makinası olarak gören insansılar olduğu müddetçe aşağılanacak, horlanacak, hayattan soğutulacak erkektir.
eğer kadını sevmişsem ne önemi var. elbette ayrı bir zevktir eli, yüzü, kaşı, gözü bana benzeyen bir bebek sahibi olmak ama olmuyorsa da olmuyordur. ölelim mi! gider evlatlık alır onu besler, büyütür, iyi bir insan olması için çalışırım. tabii sevdiğim kadınla...
Sehitlik, Din adina yapilan savaslarda yani cihatlarda hayatini kaybeden insanlar icin kullanilir. Bu tanima gore tsk adina savasan askerlerimiz de sehit sayilmaz. Hatta alman imparatorlugu ile birlikte girdigimiz 1.dunya paylasim savasinda olen askerlerimiz icin de kullanmamamiz gerekir.
Not: askerin cepheye "allah,din,kitap" denilerek cagrilmasi bu gercegi degistirmez.
En iyisi sehit sozcugu yerine, "belli bir amac ugruna hayatini kaybeden kisi" tanimini karsilayacak ozturkce bir sozcuk kullanmaktir.
twitter'da olan 30 saniyelik vidyoyu değil de daha uzun versiyonunu izledim. aslında olay lise kavgalarına benziyor. sürekli bi el kol hareketleri, yalandan bağırmalar, çağırmalar. gazetecilerle birlikte milletvekilinin yancıları bir askeri itekleyip yere düşürüyorlar falan. gençler kavga ederken biranda okul müdürü ya da kavganın geçtiği yerde olayı gören bakkal amca, esnaf dayı ayırmaya gelir ya kavgayı sakince, işte vidyoyu izlerken o geldi aklıma. kavgayı ayıracak birinin gelip ve "gençler size yakışıyor mu hiç" demesini bekledim.
ne askere yakıştırabildim bu olanları ne de milletvekiline. hadi o asker 20'li yaşlarında, aylardır evinden,sevdiklerinden uzak, "zor koşullarda" askerlik yapıyor, psikolojisini anlamak zor değil de, sen koskoca milletvekili olmuşsun, binlerce insanı temsil ediyorsun, yakışıyor mu o hareketler!
ayrıca olay birkaç sosyal medya mecrasında, gazetelerde vb. yerlerde kalmamalı, kesinlikle yargıya taşınmalıdır. ama o işte yıllardır hırsızlıklarını gizlemek için paravan edilen milletvekilliği dokunulmazlığı buna engel olacaktır.
bu işin sonucunda maalesef tek taraflı bir yargılama olacak, asker ve komutanı hakkında soruşturma açılıp disiplin cezası verilecektir.
Elbette bu olayi masum gosterecek hicbirsey yok,olamaz. Ama birde soyle dusunelim: eger kadin cocugu oldurmeseydi, cocuk bunu once arkadaslarina anlatacakti. Sonra o cocuklar ailelerine... sonra da kadinin aldatilan kocasinin kulagina gelecekti bu dedikodu. Sonunda kadin oldurulecekti.
Bu olayda kadin bir secim yapmis. Ben mi oleyim, yoksa cocuk mu? Tercihini de cocuktan yana kullanmis.
Muslumanlari zor durumda birakan konudur. O isin asli soyle de,boyle de,yok o sandigin gibi degil de, yok o cografya da,yok o kulturde vs vs soylemleriyle uzatila uzatila masumlastirilmaya calisilir.
Hadi diyelim ki yasi 17-18'e tekabul etsin. 50 yasindaki birinin 17-18'lik biriyle evlenmesi normal midir?
ic savas ihtimali azdir. Yuksek ihtimal ise buyuk capta bir sivil itaatsizliktir.(kurtlerin cikardigi) bu durumda da taraflar kurt halki ve asker/polis olacaktir. Velev ki bu isyani kurt halki kazandi ve asker/polis kaybetti; turk halki eline silah almayacaktir. Sorun uluslararasi mecralarda cozume kavusturulacaktir.
Turk halkinin eline silah alip birseyler icin mucadele etmesi imkansizdir artik. Bunun nedeni de devlete, millete, gelecege, ulkeye ve yaninda birlikte mucadele ettigi insana guvensizligidir. Turk insani artik ne o silahi verene guvenecektir, ne de savas cigirtkanligi yapan medyaya.
Ve son olarak einstein'i anarak soyle diyorum; "turk ve kurtlerin ic savasini kim kazanir bilmiyorum ama savastan sonra uzerinde yasayabilecegimiz bagimsiz bir vatanin olmayacagi kesin."
genelde kurt,esek,sikis,sokus,sig siyaset vs basliklarinin ragbet gormesi sonucunda gerceklesmektedir.
Aslinda google'da cok eski,kimsenin bilmedigi bir filmi arattigimda uludagsozluk gelir ilk siralara ve bircok entry bulurum film hakkinda. Ama nedense bu entryler 2011-2012 yillarindan sonra pek gozukmez.
Ben sozlugu actigimda solda mal mal basluklar gorup, rahatsiz olup sozlugu kapatiyorsam, yazmak istedigimde de genelde rastgele butonuna tiklayip gecmisteki mantikli makul basliklarin altina yaziyorsam, bunun tek suclusu sol tarafi 60iq ile dolduran elemanlar degil sadece. Asil suclu olan, Bu dusuk zekalilari ve onlarin basliklarini,yazdiklarini hala sozlukte tutan moderasyondur.
Belki de tek suc birseylerin duzelmesini bekleyen bendedir.
Chp ideolojisi zorunlu degildir. Devlet ideolojisi zorunludur egitim sistemimizde. Ve bu devletin ideolojisini de zamaninda chp kendi partisi icin benimsemistir. Yani bugun liberal demokrat parti, devletcilik ilkesi de dahil olmak uzere, diger 5 oku da benimserse ve tuzugunde bunlari belirtirse, ldp ideolojisinin zorunlu egitim mufredati olmasi diye konusabilecek miyiz?
Bu arada devletin dahi olsa egitimin herhangi bir ideolojiden uzak, bilim ekseninde ilerlemesini isterim.
Ne mutlu ki zaten ataturk'te "eger birgun sozlerim ile bilim arasinda kalirsaniz, bilimi secin." Demistir.
Erasmus bir avrupa vatandasligi yaratma projesidir. Her ne kadar avrupadaki ulkeler arasi sinirlar kalkmissa da beyinlerdeki sinirlar kalkmamistir. Bu sinirlari kaldirmak da oyle 40'ini asmis adamlarin isbirligi forumlarinda 3-5 gun vakit gecirmesiyle degil, 20'li yaslarindaki insanlarin ayni evde gecim derdi yasayarak, her aksam birlikte icmeye cikarak, devamli olarak o az dolu beyinlerini farkli kulturlerin hikayesiyle doldurarak ve evet, "sikiserek" olacaktir.
Eger bu haber dogruysa bence program amacina ulasmistir. Dusunsenize 1 milyon melez bebek... belki turkiye icin kucuk bi sayi ama avrupa icin cok buyuk bi sayi.(norvec nufusu:5milyon)
Bu dort partinin meclisteki varligi bana suriye'deki savasi hatirlatiyor.
Pyd isid'le savasiyor. Oso ideolojik olarak benzesmedigi pyd ile isbirligi yapiyor. Oso ayni zamanda esad'a karsi ama esad pyd'ye karsi degil. Esad ayni zamanda alttan alttan isid'e destek veriyor oso'yu bitirsin diye ama esad'in ses cikarmadigi ve kuzey sinirini biraktigi pyd bir yandan oso'yla muttefik...
Yani diyecegim o ki nasil suriye bugun bir bok cukuruna donduyse, yarin bizim meclisimiz de ayni sekilde bir bok cukuru olmaya mahkum gozukuyor.
Ulke nufusunun genc yapisi dikkate alindiginda kim kimi temsil ediyor acaba diye dusunduren bir sistem var karsimizda. 65 yas siniri milletvekilleri, bakanlar ve cumhurbaskanlari icin de gecerli olmalidir.
Acaba bizi ileride yariyolda birakirlar mi, en ihtiyac duydugumuz anlarda bize koltuk cikmazlar mi diye bir korku vardir. Yersiz korkulardir cunku mhp daima akp politikalarinin sadik bekcisidir.