internete her ay en az 30 milyon ödediğimiz için borçluyuz dimi bu vatana. ya da sokakta aç kalıp, hasta hasta yatanları gördüğümüz için borçluyuz dimi ? şimdi aradan bir kaç kişi şunu diyecek eminim; yediğin yemek, içtiğin su ne lan peki ? ee işte burada benim görüşüm; bu nimetlerin bana allah'ın verdiği, yani bana bu canı veren varlığın verdiği nimetler. ben bunun için allah'a şükrediyorum, vatana değil.
gidip vatan borcu diye mayına basarak veyahut karakol da otururken füze yiyerek ölemem. o kadar salak değilim kusura bakmayın.
edit: ha ölen kişiler tabi salak değildir yanlış anlaşılmasın. onlar şehittir gururdur. sadece yukarıda ki şeyleri askere gitmeden evvel düşünmeyen kişi salaktır.
vatandaş değil kul olunan ülkemizde bu da bir borç bilinir.neyse daha fazla yazıp halkı askerlikten soğutmak etiketiyle yaftalanıp enselenmeyelim.hem sözlüğün kapatılması konusu da var daha.
20 yaşını* doldurmuş olan ve biikmiş parası olmayan her türk gencinin vade farksız 6 ya da 15 ayda; çeşitli koşullara uygun olup peşin ödemek isteyenlerin ise 26 günde ödediği borç türüdür.
Türkiye'den başka hiçbir ülkede olmayan ve Türklerden başka hiç bir millet tarafından anlaşılamayan askerlik hizmetidir.Dünyada evladını davul-zurna eşlliğinde gerektiğinde ölmek için askere gönderen tek millet olan Türklerin nasum borcu olarak gördüğü kavramdır.
sadece türk halkı tarafından borç sayılan şeydir askerlik. o yüzden devletine ve vatanına sadakatı bir borç bilmiş türk insanı askerliğe vatan borcu demiştir.