türk sineması

entry137 galeri6 video1
    85.
  1. abimin her cüneyt arkın filmini senaryosunsan repliğine kadar bilebildiği, şener şen,ilyas salman,kemal sunal gibi ustaların film karakterlerinin rollerini dahi o an aynı cümlesiyle söylediği filmlerdir..
    0 ...
  2. 84.
  3. En son izledigimbl itirazım var filmi ile olmuş dediğin sinema.
    0 ...
  4. 83.
  5. Eşkıyayı milat sayan sektör.
    0 ...
  6. 82.
  7. son zamanlarda çekilen 3-5 film haricinde olduğu yerde sayan sektördür.
    2 ...
  8. 81.
  9. foşik söylem.
    türkiyeli sineması'na taşınmalı bu başlık. *
    0 ...
  10. 80.
  11. gelişen ama artık yeşilçam olmayan sektör.
    yeşilçam'dan sonra sinema bitti benim için demişti bir sevdiğim.
    1 ...
  12. 80.
  13. başarısızdır çoğunlukla. özellikle komedi alanında.

    özellikle televizyon ekranlarında olup da sinemaya soyunanların ve özellikle komedi yapanların başarısız olduklarını görmekteyiz son zamanlarda. cevabı da basit aslında. televizyon seyircisi ile sinemaya izleyicisini aynı kefeye koyuyorlar. televizyonda yaptıkları basit salak esprilere sinema izleyicisinin de gülmesini bekliyorlar. bu durumda da komedi adına hiç bir varlık gösteremeyen filmler ortaya koyuyorlar.
    0 ...
  14. 79.
  15. Yüzüncü yılı ayağına içine sıçılan kara para aklama sektörüdür. çıkan filmlere bak resmen bok.
    0 ...
  16. 78.
  17. Gelişmesini isteyen sadık türk seyircisini gerileten işe yaramaz olgu.

    Edit: imla
    0 ...
  18. 77.
  19. siyaset, dram, mizah, hırlı hırsız gibi sınırsız malzemesi olan ülkenin bir boka yaramayan sineması.
    0 ...
  20. 76.
  21. nuri bilge ceylan sayesinde özellikle cannes'ta son yıllarda adı sıkça duyulan sinema.
    0 ...
  22. 75.
  23. sinema seyircisi çok kalitesiz olunca direk gişeye yönelmiştir. son yıllarda gişe yapan filmlerin çok boktan olması da bu sektörün gelişim aşamasında bile olmadığını gösterir.
    1 ...
  24. 74.
  25. cem yılmaz ve rahmetli kemal sunal'dan ibaret olan sinemadır. Gerisinin koyayım gotune.
    0 ...
  26. 73.
  27. amerikan-fransız-hint-iran-japon sinemasının başı çektiği dünya sinemasında ikinci sınıf kalan sinemadır.

    hayır bi ülkenin sanat filmleri bile yapmacık olur mu kardeşim.
    0 ...
  28. 72.
  29. ''8 liraya ne yapılır?'' sorusunun cevabı olarak görülen, tamamen rant işine dönmüş sektör.

    isim vermeyeyim her sene birkaç dallama çıkıyor böyle. Liseli esprileri, klişeler vs. ile milyon dolarlar kazanıyor. Bu amcıklar ve bunlara destek verenler yüzünden türk sineması bir türlü şahlanamıyor amk.

    Aylardır güzel bir şey seyrederim diye gidip gişeden dönüyorum. Ya çığlık efektleriyle dolu saçma sapan korku filmleri, ya da sikindirik klişelerle dolu sözde komediler çıkıyor karşıma.
    2 ...
  30. 71.
  31. 70.
  32. yıllardır belli bir çizgide ilerleyip ve bu çizginin ötesine çıkmayı başaramamıştır. bunun en önemli nedeniyse zihniyetimizde doğru düzgün sinema anlayışının olmaması. olanlar ise sinema okullarının eksiklikliği nedeniyle körerip gidiyor.
    2 ...
  33. 69.
  34. son 10 yıldır türk sineması adına yapılan filmlerin birçoğu guy ritchie tarzını benimseyen fakat bunu en kötü şekilde ortaya çıkaran filmlerden oluşuyor nedense. bir grup insanın kendilerini olaylar zincirinin ortasında bulmasını anlatan saçma durum komedilerinden öteye gidemeyen filmlerde, başrolde birkaç bahtsız arkadaş, çevrelerinde mafya babaları, polisler, küçük suçlular, alakasız insanlar... olayların birbirine karışması ve komedi unsurunu video klip tadında anlatılıyor. senaryo yazarları/yönetmenler bu türü öyle benimsemiş ki bir-iki orta derecede ünlü ismi bir araya getirip 3 günde yazdığı aklı sıra karmaşık bir senaryoyu anında filme alabiliyor. bu tarzı benimseyen kötü filmlere örnek olarak en başta maskeli beşler serisini verebiliriz. ardından şafak sezer'in son dönemdeki bütün filmleri sayılabilir. *
    diğer örnekler:

    (bkz: çakallarla dans) / (bkz: çakallarla dans 2 hastasıyız dede)
    (bkz: oğlum bak git)
    (bkz: çalgı çengi)
    (bkz: şov bizinıs)
    (bkz: pak panter)
    (bkz: öz hakiki karakol)
    (bkz: seninki kaç para)
    (bkz: avanak kuzenler)
    (bkz: ağır abi)
    (bkz: harbi define)
    (bkz: iki kafadar: chinese connection)
    (bkz: bana bir soygun yaz)
    (bkz: vay başıma gelenler)
    (bkz: kanal-i-zasyon)
    (bkz: hadigari cumhur)
    (bkz: moskova nın şifresi temel) / (bkz: sümela nın şifresi temel)
    (bkz: sen kimsin)

    bu tarzının olumlu örnekleri günümüz sinemasında da mevcut aslında. her şey çok güzel olacak, organize işler, vay arkadaş, fasulye, eyvah eyvah serisi, inşaat, kaç para kaç, sağ salim, hokkabaz, güneşin oğlu, tüm serdar akar filmleri bu türün başarılı filmlerine örneklerinden. daha uzun süre bu türün ekmeğini yer gibi türk sineması...
    0 ...
  35. 68.
  36. bir gurbetcinin yaban ellerde turk'e ve turkiye'ye ait en cok ozledigi sey olabilir.
    0 ...
  37. 67.
  38. içerisinde çok büyük hikayeleri barındırıyor olsa da, yapımcı kaygıları, gişe başarısı açısından birkaç dişe dokunur örnekleri dışında maalesef ki yerlerde sürünen sinema(mız).

    züğürt ağa, anayurt oteli, gölge oyunu, yol, uzak, neşeli günler, ''hababam sınıfı serisi'', sarı mersedes, muhsin bey, namuslu, düttürü dünya, leyla ile mecnun(birçok kişi tarafından arabesk bulunsa da 1982 yapımı bu halit refiğ filmindeki aşk bambaşkadır, orhan gencebay ile gülşen bubikoğlu da sırıtmamıştır)eşkıya, pehlivan, umuda yolculuk(türk filmi olması görecedir.), babam ve oğlum, karpuz kabuğundan gemiler yapmak, dar alanda kısa paslaşmalar, gemide, masumiyet gibi filmlerin yanı sıra, aşk temasını dibine kadar kah eğlenceli kah vurgun biçimde işleyen yeşilçamdaki örnekleriyle beraber, selvi boylum al yazmalım, ah nerede, ateş böceği, gegen die wand(nazarımda sapına kadar türk filmidir.) son dönemden aşk tesadüfleri sever gibi ve aklıma daha gelmeyen niceleri ile mükemmel hikaye kaynağına sahiplik yapan türk sinemamız şimdi nerelerde.

    birkaç senarist, buna mukabil yine sağlam birkaç yönetmen dışında maalesef ki, tv'lere yüksek maliyetli yapımları ısıtıp ısıtıp, reklamlardan deli para kaldırmayı kendine şiar edinmiş yapımcıların elinde. mantalite de para olunca, ''bunu çakalım, bu ismi de kadraja aldık mı, parayı çuvallarız hacı'' modundaki abiler, ''7. sanat sinema'' nın diğer yüzü olan ''pop corn'' ya da çok ecnebileştik ama ''entertainment'' yani eğlence kısmına bakıyorlar. fakat madalyonun bu kısmı için yapılan filmleri de, maskeli beşlerin sıçtığı boktan ya da ivediklerin kusmasından daha fazlasını getirmiyor genelde. bir de izleyici tarafından da bakmak lazım. malumdur ki, biz eleştiriyi sevmeyiz; eleştiriden anladığımız yapıcı olmak değil, yermektir hep, ama sevmeyiz laf sokulmasını; hem de kendimize. evet, bir hikayesi olan filmlere gitmiyoruz artık. kesmiyor bizi. nuri bilge ceylan, reha erdem ya da zeki demirkubuz dendiğinde mimarlık fakültesinde profesor sananlar çok bu ülkede. hah, keza bizler de entelektüel değiliz, ki gıcık olurum o muhabbetlere de, ama eldeki hamuru pişiren aşçılar yemez ülkemizde. yiyen bizler de, tuzu az gelmiş deriz.
    2 ...
  39. 66.
  40. iran sinemesının baya gerisinde kalmıştır.
    0 ...
  41. 65.
  42. görüntü yönetmenlerinin artık kendilerini geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum, dünya sinemaları bize fark taktı biz hala emekliyoruz.
    0 ...
  43. 64.
  44. en cafcaflı ve yoğun yıllarını 70'li yıllarda geçirse de en iyi ve en orjinal yapımlarını (el attığı her türde) 60'lı yıllarda çekmiş gibi gelir bana. her ne kadar 70'li yılları pek bir sevsem de öyledir. sanki 60larda bâzı yönetmenler tarzını bulmuş fakat daha sonra gişe kaygısı nedeniyle bundan vazgeçmiştir. şimdilerde tek tük de olsa güzel ve iyi filmler çekiliyor.
    0 ...
  45. 63.
  46. 62.
© 2025 uludağ sözlük