tarihte kadınların büyük bir eser verememesi

entry80 galeri0
    25.
  1. 26.
  2. size ev işi yetmiyor mu diyebilen bir bakandan sonra bizden bi bok çıkmaz. bu dar kafalarla nereye kadar...(muamma)
    2 ...
  3. 27.
  4. nedeni verilen cevapların birinde soylenen bir durum.

    kadınları 'kadının verdigi en buyuk sanat eseri cocugudur, bu nedenle kadın hemen evlenip cocuk dogurmalı, sonra olene kadar o cocuga bakmalı' deyip kadını ozgurlugunden, yasamından, uretim araclarından, paradan uzaklastırıp belediyenin nikah memuru, kilisenin rahibi, caminin imamı tarafından evli ilan edildikleri zaman hayatlarının yolunda gittigine inandıran bir zihniyetin urunudur.

    sanat denilen sey, bos zamanı ve ozgur dusuncesi olan insan tarafından yapılabilir. hayatları boyunca tek yaptıkları ailerinin sozunden cıkmadan eli gunu mutlu etmek icin yasamak olan, kendi karakterini gelistirmeye fırsat bulamayan bir insan tabi ki eser cıkaramaz.

    esas amac bebek degil. kadın, iktidar denilen seye ortak olamasın, guc kazanamasın. otursun evinde, bebek de bebek diye kendisini zorla mutlu etsin.

    ayrıca, kadının en buyuk sanat eseri cocuguysa eger fahisenin cocugu ne oluyor? o rus bu cocugu mu?

    ve sizin dangalakca dediginiz tespitler aristo ve schopenhauer gibi buyuk filozoflar tarafından yapılmıstır.
    4 ...
  5. 28.
  6. ademin kalçasının bir tarafından yaratıldığına inandırılan bir kadından bu kültürde, fiziksel gücün üstün olduğu ilk insandan bu yana kadınların bu anlamda fiziksel güçte geri kalmasında, bu fiziksel rekabette geriliğin toplumsal yaşama geçiş ile birlikte statü de meydana getirdiği gerilikle, taçlandırıldığı toplumlarda tarihsel süreçte hep erkeklerin ön planda olması normal bir durumdur. *
    2 ...
  7. 29.
  8. doğru tespittir. eser veren bütün erkekler çirkin olduklarıylada doğru orantılıdır.
    1 ...
  9. 30.
  10. her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir sözüyle çürütülebilecek hededir.
    ya da çürütülemez.
    kısmet..
    0 ...
  11. 31.
  12. büyük eserler vermiş olan o erkekleri yetiştirmiş olmaları yeterince büyük bir eser olarak görülmediğinden olsa gerek!!
    1 ...
  13. 32.
  14. yanlis onermedir.. zira "eser veremiyorlar" degil "vermiyorlar"... istemiyorlar yani.. bu kadin milletinin zaten "verme" eylemine karsi bir alerjisi mevcut... tarih boyunca da boyleymis demek ki.. oysa sen vermezsen, oteki vermezse nasil cikar karanliktakiler aydinliga?.. cikamiyorlar iste lan.. sonra gelip burda sozlukte yaz babam yaz ki vay efenim bir hatun okusunda hosuna gitsinde, mesaj atsinda, muhabbet kurulsunda, falan da filan... olme essegim olme yaz gelince yonca yersin... peeeh.
    4 ...
  15. 33.
  16. can yücel e benzeri söylenen sözdür. bahsi geçen olay bir söyleşide can abimiz ile bir öğrenci arasında geçer.

    eö: üstadım sizin gibi çok değerli şairlerimiz var nedense bunların hepsi erkek. sizce neden bayan şairlerimiz başarılı olamıyorlar?

    cy: ne biliyim lan sikimlemi yazıyorum şiirleri.
    3 ...
  17. 34.
  18. Kadınlar erkeklere göre büyük eserler vermemiştir tarihte, bu çok net görülen bir gerçek. istenildiği kadar örnek getirilsin, bu örnekler ancak deniz yanında küçük bir göl gibi kalır. işin en ironik yanı da "büyük eserler yaratan kişileri kadınların doğurduğunu" söyleyen, onları savunmaya çalışanlardır. ironiktir, çünkü kadınların erkeklerle eşitsizliğini devam ettiren tam da kadına ana olduğu için değer verilmesidir. Kadın her şeyden önce bir birey olduğu, bir insan olduğu için değerli olmalıdır, ana olduğu için değil. Kadına değer vermeyi, onun ana olmasına indirgeyen zihniyet devam ettikçe, tarihin kontrolü erkeklerin elinde olmaya devam edecek. Tarihsel olarak günümüzde kadının bir çok hak kazandığı doğrudur, bu nedenle son yüzyılda kadınlar hiç olmadığı kadar insanlık tarihinde daha özne konumunda olmuşlardır(ilkel komünal dönemi saymazsak), fakat halen çok yetersizdir. Gerçek anlamda bir eşitliğin sağlanması ancak kadınların üretimde eşit pay alması ile mümkündür. Gerçek anlamda eşit pay alması ise, kadının anneliğinin dikkate alınarak, ona ciddi haklar verilmesi ile olur. Bir anlamda çok değerli bir işlev olan anneliğinin, kadının üretimdeki payının azalmasına neden olacak etkilerinin en asgari düşeye çekilmesi gereklidir. Bu nedenle üretim koşullarının kökten bir şekilde değiştirilmesi, emeğin olduğu her yere kreşler yapılması gerekir. Kadınların ekonomik açıdan eşit durumda kalması için ise hamilelik dönemlerinde onların ücretli izin haklarının olması ve çocuğun bakımı için gelirden ekstra pay almaları gerekir. Eğer bunlar sağlanmazsa, istenildiği kadar kanun çıkartılsın, istenilidği kadar kadın hakları savunulduğu sanılsın, gerçek hayatta kadın-erkek eşitliği sağlanamaz, kadının tarihteki etkinliği erkekle eşit düzeye ulaşamaz. Kadının anneliği her zaman onun erkekle eşit bir birey olmasına engel olur. Kadın-erkek eşitliğini savunan temel anlayışın, "cennetin anaların ayağı altında olması" fikrinden, devrimci bir sıçrayışla "cennetin emeğin ve emeğin sonucu olan ürünün kadınla erkeğin eşit paylaşmasında olduğu" fikrine ulaşması gerekir.

    Bu üretim koşullarında, kadın ne kadar çok çocuk sahibi olursa, o kadar erkeğin gerisinde kalmaya mecburdur. Kadının özgürlüğü ve eşitliği, diğer bir çok özgürlükte olduğu gibi yaşamın altyapısı olan üretim ilişkileri ve üretim biçimine temelden bağlıdır. Bu üretim koşullarında, erkek işçi ne kadar sömürülüyorsa, kadın anneliği yüzünden iki kez sömürülmeye mecburdur. Sömürünün emek aleyinde devam etmesi, aslında kadının da iki kat sömürülmesinden başka bir şey değildir. Haklar verilmez, alınır. Her daim böyle olmuştur. Bu nedenle insanlık tarihinin en büyük eserinde, yaşamın altyapısının devrimci bir şekilde dönüştürülmesinde, kadınların en az erkekler kadar emeği olmak zorundadır, olacaktır.
    4 ...
  19. 35.
  20. hz havva dan başlarsak saymaya ne kadar önemli eser veren hanım varsa bir bir yazılması gereken yazılır.
    edit: ama buna ne benim leptop un beyni, ne de bileğim dayanır.
    0 ...
  21. 36.
  22. yalandir. tarihteki tum eserleri kadinlar vermistir. bir suru kadin lider ve billim adami vardir tarihte.

    ayrica einstein , freud ve nietche hepsini doguran da bir kadindi.
    1 ...
  23. 37.
  24. yadirganmasi gerekilen bir durumdur.

    + üstat neden ünlü kadin sairler yok ?
    + ne bileyim kizim ben, biz siiri sikimiz ile yazmiyoruz ki.
    ( can yücel'in yasanmis bir olayi sanirim tam olarak böyledi. )
    1 ...
  25. 38.
  26. 39.
  27. insanların tarihe dair eser bırakma gibi bir zorunlulukları yoktur. ha erkekler bırakmıştır bu onların kendi hayırseverlikleri...
    0 ...
  28. 40.
  29. toplum tarafından baskılanır, evde el işi yapmak, yemek yapmak vs.den başka hiç bir konuda eğitilmezse kıl gibi ince su böreği açmak, bir kaşığa 40 mantı sığdırmak..vs den daha büyük eserler vermesi beklenmemelidir zaten.
    1 ...
  30. 41.
  31. bir eser yaratmak sabır gerektiren zor bir iştir. kadın yapı olarak sabırsızdır ve zora gelemez. korunup kollanma içgüdüleri nedeniyle zoru erkeğe mahsus görür ve zor olan herşeyden kaçarlar.
    0 ...
  32. 42.
  33. kim demiş efenim..artık sözlükte yazmayan ve kendisinin araştırmacı-yazar olduğunu düşündüğüm levoka üstadımızın konuyla ilişkili bir yazısı için buyrun burdan yakın: (#1502323)
    1 ...
  34. 43.
  35. --demagoji modu: açık--

    kadınların verdiği eserleri saymakla bitiremeyiz. mesela einstein, mesela tesla, mesela edison... hepsi kadınların eseridir. ayrıca her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır, cennet anaların ayakları altındadır bıdı bıdı bıdı bıdı..

    --şundan çık: demagoji modu--
    1 ...
  36. 44.
  37. Tarihte diri diri gömülenlerin bir eser için düşünüp, uğraşıp, birşeyler yapamaması durumudur.
    Gayet normaldir. Şayet yapsalardı o zaman onlara tapınmak gerekirdi.
    1 ...
  38. 45.
  39. bir kadın M.Kemal Atatürk gibi eser vermiştir. bundan öte ne ola.
    43 ...
  40. 46.
  41. kadınların kendileri büyük eserler olduğundan, gereksiz bir önermedir...
    3 ...
  42. 47.
  43. Malesef tarihte kadınların yeri ve konumlarıyla doğru orantılı durumdur. Zira aydınlanmadan önce kadınların toplum içerisindeki görevlerini biliyoruz. Bu dönem içersinde evde karnında sırtında bebek ile icat yapmasını aforizmalar sıçmasını bekleyemezsiniz. aydınlanma sonrasında modern hayatın içine girişleri de kolay olmamıştır. en bilinen ve basit örneklerden birini vermek gerekirse einstein üstadın günümüze kalan mektuplarının hemen hepsinin eşine(mileva mariç) yazıldığını ve bu mektuplarda kendisi gibi bilim insanı olan eşiyle üzerinde çalıştıkları projelerden bahsettiklerini okuyabiliriz. Einstein mektuplarda projemiz! der projem demez. isviçrede beraber akademik kariyer yaparken kadın olmasından mütevellit önü kesilen deha eşi bir dehanın çalışmlarının ciddiye alınmayacağı aşikardı. dikkat edin lütfen bahsettiğim yılların üzerinden 50 sene geçmedi bile. ayrıca başka bir bilim adamı ile ortak çalışması da benzer engellere takılmıştır.aşağıdaki linkten eşiyle ilgili tartışma yazısını okuyabilirsin sözlük
    http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/mk/eite/ei.htm

    istatistik: 56 entryden 13ü olur mu canım büyük eser verenleri doğurmuşlardır mealindedir.failimechul bunun ironisini yapmıştır. Demeteren olurmu Atatürk gibi bir değer vermişler entrysi ile tribünlere oynamıştır * kese kağıdı kadın ve eseri temalı entrsinin sonunda kendisini annesinin eseri olarak değerlendirmiştir. can yücel hikayesi 3 kişi tarafından entryleştirilmiştir.Kadına hakaret boyutundaki 5-6 entryi detayına hiç girmek bile istemiyorum.

    sonuç: kimse entry okumuyor.
    4 ...
  44. 48.
  45. büyük eserleri yapanlarin hepsi onlarin eserleridir. *
    2 ...
  46. 49.
  47. yok efendim büyük eser veren çocuk doğurmuşlar. sanki biliyorlarmış ne kadar büyük bir insan doğurduklarını. *
    tek başına yapmışlar o çocukları değil mi?
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük