tipini ajdar'a oldukça benzettiğim eskinin demokrat particisi bugünün akpcisi. 2 sene önce dp başındayken akp'ye söylediğini bugün söylese değil partiden ihraç etmek adamın götünden kan alırlardı. ama hepsini yedi yuttu ve padişahının yardımcısı oldu.
evvelki gün bir toplantıda izlediğim ve fena halde gaza gelmiş görünen siyasetçi. adam kürsüde tam 44 dakika kaldı; 28 dakika hiç duraksamadan ve bağıra bağıra konuştu; 28. dakikada bir yudum su içmek için durdu; 44. dakikada da sesi kısıldığı için kürsüden inmek zorunda kaldı. demek ki neymiş süleymancığım; kontrolsüz güç güç değilmiş...
"tayyip erdoğan türkiye'nin ilelebet ve ebedi başkanıdır" demiş ak parti genel başkan yardımcı yalaka kişi. tayyip erdoğan için allah üzerine yemin etmiş bir de. koltuk için, makam için karısını çoluğunu çocuğunu bile satabilecek vaziyete gelmiş. daha birkaç yıl önce tayyip erdoğan'a saldırırken şimdi neler diyor. şu vaziyete gelsem intihar ederim, yazık. öncülü için:
'At üzerinde duramayan Başbakan, ülke yönetmeyi de beceremedi. Halk bu hükümete zıkkımın kökünü gösterecek' diyen eski dp genel başkanı. adam türkürmemiş bildiğimiz balgam sökülmüş hadi iyi yalamalar.
tükürdüğünü yalayanlar arasına koltuk sevdası, makam mevki sevdası yüzünden katılmıştır.kendisine destek veren demokrat parti tabanınından tepki almıştır ama koltuk bu adama her şeyi yaptırır.
--spoiler--
"öncelikle bu büyük hizmet kervanının içerisinde olmaktan,
yüzleri memleketimize dönük bu samimi gönüllü insanların içinde olmaktan
büyük bir onur duyduğumu tekrarlamak istiyorum."
--spoiler--
erdoğan ile yaptığı görüşmeden akp ve halkın hizmetinde olduğunu yazılı açıklama ile duyurmuş parti başkanı.
akp nin hizmetine girdiği veya girmek üzere olduğu kesin ama halka hizmet nasıl olacak onu bilemedim.
son günlerde adı ak partiyle anılan merkez sağın çaplı isimlerinden.
türk siyasetinde eksikliği iyiden iyiye hissedilen lider yokluğu sorununun çözümü noktasında adı zikredilebilecek genç dimağlardandır ayrıca... ne zaman ki ufku olan, proje üretebilen, sağduyulu bu tarz adamlar siyaset arenasında kalıcı olur, işte o zaman iktidarıyla muhalefetiyle daha renkli ve üretken bir politik atmosfer elde etme şansı yakanır memleketimizde.
ülke tv'de yaptığı programlar dikkatle dinlenilmesi gereken siyasetçi. özellikle türkiye cumhuriyet tarihinin en karanlık devreleri sayılan 90'lı yıllarda neler olup bittiğini kendisinden dinlemek gerek.
mesela dün akşam çok ilginç bir anekdot anlattı ki donup kaldım. tansu çiller, seçimleri kazanıp ilk kez başbakanlık görevini üstlenmek ve başbakanlık görev kağıdını almak üzere çankaya'ya cumhurbaşkanı süleyman demirel'e çıkar. süleyman demirel kendisini ayakta karşılar ve başbakanlık görev mektubunu nezaketle tansu çiller'e vermek yerine mektubu yere atar. tansu çiller şaşırır ve "sayın cumhurbaşkanım galiba mektubu düşürdünüz" diye sorar. süleyman demirel "hayır mektubu bilerek yere attım" der.
analttığı ikinci ilginç bir anekdot da ismet paşa'nın meclis kürsüsünden rakibi süleyman demirel'e "sen said nursi'nin halifesisin" diye bağırmış olması. bunu da duymamıştım ve bilmiyordum. süleyman soylu, ismet paşa'nın said nursi'nin halifesi diye itham ettiği süleyman demirel'in "türbanıyla okumak isteyen arabistan'a gitsin" cümlesini yerden yere vurdu takdirimi kazandı.
referandum ile alakalı konferansına katıldığımdan izlenimlerimi paylaşmak isterim;
söylediklerinin içeriğinden önce genel yapısı son derece başarılıdır. hitabeti diridir ve konuşması sırasında duraklamamıştır. kısa süren genel başkanlık serüveninden dolayı konuşması enerjik ve dinamik, vücut dili heyecanlı ve başarılıdır. bu konuda gayet başarılı olan recep tayyip erdoğan'dan farkı, büyük bir heyecana sahip olması ve bunun yansıması olarak bulunduğu ortama o ambiyansı yaşatmasıdır.
konuşmasının içeriği kısır siyasi tartışmalardan arınmış olduğundan, referanduma yaklaşımıyla istenen siyasi tablosunu yansıtmıştır. güzel tespitleri ve yaklaşımları vardır.
"28 şubat 1000 yıl sürecek sözü, bu topraklarda kurulan 1000 yıllık manevi iktidara karşı söylenmiştir." hüseyin kıvrıkoğlu'nun bu sözüne ilk kez böyle bir yaklaşımla karşılaştım ve beğendim. gerçekten de bu söz "artık bu toprakların hakimi siz değilsiniz" demenin diğer şeklidir. "o zamanki siyasiler de asker postalıyla iktidar postuna ortak olmuşlardır." diyerek içerisinde bulunduğu o zamanli parti yönetimini de eleştirmiştir. büyük iddiası ise 13 eylül 2010'da 28 şubat sürecinin biteceği şeklinde, inşallah öyle olur ama yazılı kanunlar değişse de zihniyet değişmedikten sonra bu zor gerçekleşecektir.
"anayasada genelkurmayın nasıl yargılanacağı yok" bu sözü söylemeden önce başbakanın nasıl yargılacanağı belli, cumhurbaşkanının nasıl yargılanacağı belli demiştir. aslında bu sözüyle 82 anayasasının özünü ortaya çıkartmıştır.
"ben siyasete çocuklarımın geleceği, özgürlüğü için girdim."
yıllardır bu ülkede gerçekleştirilecek çalışmaların, nasıl engellenmeye çalışıldığından bahsetmiştir. "vatan caddesi yapılacağı zaman(adnan menderes dönemi) siz amerikanın uçaklarını buraya indireceksiniz demişlerdi". "adana ve seyhan'da yapılmaya başlanan barajlardan sonra chp genel sekreteri kasım gülek ev ev dolaşıp barajı köstebekler yiyecek, evleriniz su altında kalacak diyerek milleti korkutmuştur."
anayasa değişiklikleri hakkında önemli tespitleri vardır. örneğin hsyk'nın yeni kavuşacağı yapı; "hsyk bütçesi oluşturulacak ve genel sekreterlik düzenlemesine geçilecek."
ayrıca referandumla değişecek anayasa mahkemesinin yapısının 2005-2007 yılları arasında anayasa mahkemesi başkanlığı yapmış olan mustafa bumin'in önerdiği şekliyle yapıldığını anlatmıştır.
referandum haricinde dış politika vizyonu büyük türkiye'ye yakışacak şekildedir. bazı satırbaşları;
"içindeki mevlana'yı, hacı bektaş'ı artık buraya hapsedecek bir ülke değiliz."
"bugün şam adanadır, halep hataydır, atina konyadır, berlin istanbuldur, sofya yalovadır, gazze gaziantep'tir ve bakü türkiye'dir. yani türkiye yakın ve uzak komşularıyla bir bütündür."
kendisini bu şekilde geliştirmeye devam ederse recep tayyip erdoğan sonrası iktidar alternatiflerinden biri olacaktır. ayrıca;
"yıllardan beri bu ülkenin insanına kadavra muamelesi yapıyorlar ama bu ülkenin ruhunu hiçbir zaman ele geçiremediler."
partisinin genel seçimdeki oy oranını yerel seçimlerde yarıya düşürmüş olan demokrat parti genel başkanıdır. başkanıdır mı dedim? pardon. an itibari ile seçimlerden önce verdiği oy oranı düşerse istifa ederim sözüne uymuş ve istifa etmiştir. yani oda artık bir eski başkanlar kümesine dahil elemandır. http://www.gazeteciler.co...affetmeyecek-news947.html