Heat filminde robert de nironun al pacinoya sana hapisaneye dönmeyeceğimi söylemiştim dediği al pacinonun da elini tutarken biliyorum kardeşim dediği sahne.
Aynı tandanslı truvada asilin hektoru ugurlarken yakinda ben de geliyorum kardesim dediği sahne.
-taxi driver filminde travis bickle in herkesi temizledikten sonra kanlar içinde odada ki kanepeye oturup polis geldiğinde işaret parmağını alnına silah gibi dayadığı sahne.
-guguk kuşu filminde şefin taş havuzu kaldırıp camı kırdığı sahne.
-seven filminde dedektifin (bradd pitt) karısının başını gördüğü sahne.
-gran torino filminde clint eastwood un sokaktaki serserilere silah çektiği sahne.
-the dark knight filminde joker in paraları yaktığı sahne.
a takımı filminin sonlarına doğru faceman peck, diğer arkadaşlarına karşı bir illüzyon gösterisi yapıyordu. sonra onu gerçekleştirmeleri falan çok akıllıcaydı. vay anasını dedirten cinsten bir sondu.
mr. orange
you said "true blue" was about a guy, you said it's a girl who meets a nice guy
but "like a virgin" was a metaphor for big dicks.
mr. brown
ok, let me tell ya what "like a virgin"'s about.
it's all about this cooze who's a regular fuck machine.
i'm talking, morning, day,night, afternoon,
dick, dick,dick, dick, dick,dick, dick, dick, dick.
mr. blue
how many dicks is that?
mr. white
a lot.
mr. brown
then one day she meets a john holmes motherfucker, and it's like, whoa baby.
i mean, this cat is like charles bronson in "the great escape." he's diggin tunnels.
now she's gettin this serious dick action,
she's feelin something she ain't felt since forever. pain. pain
joe
chew? toby chew? no.
mr. brown
it hurts. it hurts her. it shouldn't hurt.
you know, her pussy should be bubble-yum by now.
but when this cat fucks her, it hurts. it hurts like it did the first time.
you see the pain is reminding a fuck machine what is once like to be a virgin.
hence, "like a virgin."
tyler durden:
"etrafıma bakıyorum ve bir çok yeni surat görüyorum..ha ha ha ha(kahkalar...kapayın çenenizi!!bu da birçoğunuzun dövüş kulübü'nün iki kuralını çiğnemiş olduğunu gösteriyor.dostlarım, dövüş kulübü'nde bu güne kadar gördüğüm en güçlü,en zeki insanları görüyorum.bütün bu potansiyeli görüyorum.ve bunun israf edildiğini...lanet olsun!!! bütün bir nesil; benzin pompalayan,masa bekleyen beyaz yakalı esirler...reklamlar bizi giyisi ve araba peşinde koşturuyor.ihtiyacımız olmayan şeyleri almak için nefret ettiğimiz işlerde çalıştırıyor.biz, tarihin orta çocuklarıyız dostlarım...amaç yok...mekan yok...büyük bir savaşımız yok...büyük bir bunalımımız yok...bizim büyük savaşımız ruhani bir savaş.bizim büyük savaşımız...hayatlarımız...hepimiz; televizyonda bir gün milyoner, rockstar yada film ilahları olacağımıza inanarak büyütüldük.ama olmayacağız...bu gerçeği yavaş yavaş öğreniyoruz.ve çok...ama çok kızgınız...
mathilda:leon,burası senin geçebileceğin kadar geniş değil.ben bile zor geçiyorum.
leon:tartışmak yok,öyle konuşmuştuk.
mathilda:hayır,istemiyorum.
leon:dinle!
mathilda:hiç bir yere gitmiyorum,gitmeyeceğim.
leon:dinle!beni dinle!beni dinle!birlikte hiç şansımız yok,yalnız olursam halledebilirim.bana güven.formum yerinde.tony'de çok param var.çok !!!parayı alıp burdan kaçarız.sadece ikimiz.tamam mı?git.
mathilda:ben endişelenmeyeyim diye bunları söylüyorsun.seni kaybetmek istemiyorum leon
leon:beni kaybetmeyeceksin mathilda.bana yaşama zevki verdin.mutlu olmak,yatakta uyumak,kök salmak istiyorum.tekrar yalnız kalmayacaksın mathilda.lütfen şimdi git bebeğim,git.sakinleş.aşağı in.git.bir saat sonra tony'nin yerinde buluşuruz.hepsini temizleyeceğim.seni seviyorum mathilda...
mathilda:bende seni seviyorum leon...