hukumete isi dustugu belli olmus yonetmendir. cektigi kisa filmde, acik acik turbana ozgurluk bile diyememis kendi capinda muthis esprili ve vurucu bir mesaj vermeye gayret etmistir.
Para kazanamayan sinemacı eşşektir, diyerek zamanında büyük polemik yaratmış; kendi maşallah çok iyi kazanan; yeteneğinden, emeğinden, etinden, sütünden faydalandığı teknik ekibini boğaz tokluğuna çalıştıran tipik Türk "auteur"üdür.
milliyet gazetesinde ki röportajında akp'li olmak kolay değil,oyumu akp'ye verdim ve şuan da türkiye de sessiz devrim gerçekleşiyor demiş zat. yahu bu adam berlin in berlin, romantikgibi filmlerin yönetmeni değil mi? ne zamandan beri muhafazakar ve "sağcı" oldu da akp'ye oy verdi? tabi gamze özçelik'in hac'ı sevdiğini söyleyip hac şirketi kurması bile normal olduktan sonra sinan çetin'e şaşmamak gerek.
şimdi bu adam iş dışında da komik bi' adamdır, süper de keyiflidir; gecen aylarda bi cekimin ortasında duyduğum en komik fıkralardan birini de anlatmış ortamı şenlendirmişti.
fıkra şöyledir:
nasreddin hoca evinde iki tane sarar, birini evinde içer, diğerini de göl kenarında içmek ister yanına da bir tas yoğurt alır. biner eşeğine gölün yolunu tutar. hoca göl kenarına geldiğinde eşeğe ters binmiş olduğunu farkeder inmeye çalışırken de eşekten düşer. lakin kafa iyi olduğu için keyfini hiç bir şey kaçırmaz.
oturur gölün kenarına yakar ikinci cigarasını başlar tüttürmeye, bir de bakar ki köy ahalisinden biri gelmektedir. hemen cigarayi taşların arasına saklar, panikten ne yapacağını şaşırıp yoğurdu kaşık kaşık göle dökmeye başlar. adam yaklaşır:
- hoca hoca ne yapıyorsun?
hoca sinirlenir adam bir an önce gitsin diye
- çek git yahu görmüyor musun rahat birak beni!
adam garip garip hocaya bakip arkasını dönüp gider. hoca cigarasindan bir nefes çeker, dumanini üfler ve
- kim bilir bu ibne millete ne anlatacak şimdi?
ayn rand'ın the fountainhead isimli romanını sırf piyasaya sürdüğü için kapağına kendi adını yazdıran garip. "sinan çetin' in önsözüyle" diye de belirtmiş. çok ayıp etmiş tabi. oysa normali nasıldır? kitabı çeviren kişinin adı mutlaka kapağa yazılır. belkıs dişbudak'ın çevirisiyle diye kapak hazırlanmalı.
reklam filmleri ve müzik klipleride yöneten Sinan Çetin, düzene karşı eleştirisini dile getirdiği Propaganda,Komiser Şekspir gibi özel filmlerin yönetmeni.
yapımcı, yönetmen ama bir reklamcı değil. belki de çok yoğun olduğundan ''araya bir de reklam yapayım'' düşüncesi yüzünden biz heba olduk.
misal po reklamındaki ''- emin misin - emin değilim köstebekim'' tarzında bir
espriyi* sokakta yapan birini havalı tüfekle vurmak serbestti. avrupa birliği uyum yasalarından sonra yasaklandı.
mesela kokoreç de yasaklandı ama hala yiyoruz. aman dikkat.
adorno salağın tekiymiş vecizesini yumurtlamış, ayn rand'ı totem edinmiş para ve statüye
tapar,insanları küçümser, dönme hızına magnum mermisinin yetişemeyeceği,her daim siyah
giyinir,yağlı saçlı insan evladı. sayesinde mustafa sandal nazarımda muteber mevkiye
yerleşmiştir sırf bu herife ' ben yönetmenle çalışırım,sinan çetin'le değil ' diye
ayarın kralını verdiği için. bir de kedi köpek düşmanı bu adam.
aklına estiği her anda film çeken, çekemese bile yapımcı olarak rol alan, çektikten-yaptıktan sonra bazılarını yeterli görmeyip gösterime sokmayan yönetmen-yapımcı. yıllar sonra o filmler aklına gelince gösterime çıkarmaktadır.
onca yıldır "itinayla üzerinde çalışıyorum" dediği romantik filmiyle dumura uğratmış yönetmendir. o gitsin reklam filmleri yönetsin diyecem ama onda da başarılı değil ki...
bugün üsküdar taraflarında land rover cinsi gayri insani boyutlardaki arazi arabasıyla giderken tarafımdan gözlemlenmiş, "bu adamlarda anadolu yakasına ve hatta üsküdar'a uğruyormuş" hayret ve şaşkınlık dolu cümlesini kurmama sebep olmuştur.
muhtesem bir yapımcı olduğunu düsünen adamdır. ferhan sensoy hacı komünist kitabında kendisinden cok güzel bir sekilde bahsetmistir. çektiği tek güzel film, çiçek abbas' tır. onu da kazayla yaptığını düsünüyorum. hele ki çektiği filmlere teomanın muhtesem sarkıları ve oyunculuğu eklenince, insanı türk sinemasına bağlıyor. ayrıca keske reklam da çekmese.
(bkz: romantik)
(bkz: doğus cay)
(bkz: digiturk)
Sanat filmlerinin gişe yapmamasına ne diyorsunuz sorusuna, onlar beceremiyorlar ondan öyle söylüyorlar diye yanıt veren yönetmendir. ikinci bir teorisi de herkes işini iyi yaparsa hayatta her şeyin düzeleceği düşüncesidir. En iyi filmi "Çiççek Abbas" olan yönetmenin popüler sinema yanlısı olduğu son derece açıktır. Kapitalist mantığın zirve yaptığı, sinemadan vazgeçmiş bir kişiliktir kendisi.