sadri alışık

entry380 galeri207 video10
    76.
  1. rakı falan içerdi, çolpan yenge kapalı değildi hatta filmlerde neyim oynadıydı, namaz kılarken göreni yoktu. dur bakalım salyalarını ne zaman bu başlığa akıtacaklar acaba...
    1 ...
  2. 77.
  3. herkesin gönlünde farklı bir sadri alışık vardı, herkesin bir sadri abisi vardı. biz onu hep filmlerindeki karakterli ile tanıdık... işte o adam sokak ağzını en iyi şekilde konuşan, gariban ve yoksuldan yana olan, seyirciye kusur etmeyen, ve tüm gönüllerin kabulu olandı
    Memleketinden, Yaşamından, Canı Kadar Sevdiği Şehr-i istanbulundan Ve Öldükten Sonra Kıymetinden Sonra Söz Ederek Şakayla Karışık Sadri Alışık Oluvermişti Milyonların Gönlünde. En Çokta Hayatına Gösterilen Kıymeti Vurgulamış Ve Şarkılarına Geçivermişti. Büyük Usta Sadri ALIŞIK ın Tiyatro Geçmişine Saygıyla... Bu Ülkenin En Büyük Aktörüne Selamla... Yazdığı Şiirlerine Sevgiyle... ve 16 . Ölüm Yıl Dönümünde Kendisini Yad Ederim...
    0 ...
  4. 78.
  5. turist ömer ile istanbul fırlamasını canlandıran ve daha bir çok filme imza atan aktör. ruhu şad, mekanı cennet olsun.
    1 ...
  6. 79.
  7. Ben
    Telefatı adiyeden
    Paşabahçeli Sadri Alışık

    Babam kaptan Rafet
    Anam zavallı Saffet

    Duman kirine is denir
    Mısır tanrısına Ra
    Karakter ıra
    Dili Hint olana da bilesiniz Ari
    Çok iyi bulmaca çözerim
    Benim işim bu

    Ben telefatı adiyeden
    Elli yıllık bir sinema çöpü
    Artık çöpler denize dökülmüyor yasak
    Acaba sarımsaklasak da mı saklasak
    Sarımsaklamasak da mı
    Yoksa bu telefatı adiyeyi
    Hiç mi hiç hatırlamasak...

    şiiriyle bu şöhret alemi içinde olupta, mütevaziliğini bozmadığını kendi gözüyle kendi hayatını basitleştirerek anlatıp birçok kişiye ders verebilecek nitelikte ki rahmetli aktördür. bu dizelerle birçok kanı bozulmuşun hayatını yerle yeksan edebilecek ustadır.
    1 ...
  8. 80.
  9. '' bir şey söylemek istiyorum, 44 yıldır çok sevdiğim bir mesleği yapıyorum. bunun acısını, ıstırabını, yorgunluğunu, kederini,meşakkatini çektim ama şerefini taşıdım. inanırmısınız bütün bunlardan sonra ölürken mutlu öleceğim...''

    sadri alışık
    1 ...
  10. 81.
  11. rahatlığıyla sivrilmiş usta oyuncu.

    --spoiler--
    pişman olur bakmayanlar tadıma..amaneeeyyy
    --spoiler--
    1 ...
  12. 82.
  13. öyle bir adam gelmiş, geçmişki türk sinemasından inanılmaz bir adam, sadece oyunculuk gösterisi anlamında değil hayata dair şeylerinde ipuçlarınıda vermiş bize, kalenderliği öğretmiş, vurdumduymazlıkla safiyet arasında gidip gelen bir hayatı göstermiş, herşeyi çok fazla kafaya takmamayı ama aynı zamanda dürüst olmayı namuslu olmayı, erdemli olmayı, zeki olmayı, garibanlığın felsefesini aktarmış bize beyazperden tabii ki o şakayla karışık sadri alışık.

    gördüğüm rüya, bir an renkli iken siyah beyaz bir hal alıyor, ve kendimi tophane' de bir balıkçı teknesinde otururken buluyorum ve ileriden hafif buğulu gördüğüm bana yaklaştıkça netleşen birinin silueti beliriyor. sesi tanıdık '' tophane rıhtımı '' adlı parçayı söleye söleye gelen bu kişi sadri alışık oluyor. en neşeli tavrı ile içten selamını vererekten yanıma oturuyor ve başlıyor anlatmaya...

    sadri alışık: yahu, kaç vakt-i zamandır beni ve diğer emekçi bir o kadarda kral arkadaşları yad edip duruyorsun, bizde buna karşılık iade-i ziyarette bulunalım istedik iyimii. şimdi kalkalımda biraz nostalji turu atalım seninle agathon.

    ejderham: atalım sadri baba en neşelisinden... ve yıl 1932 dir.paşabahçe' de bir evdeyiz, küçük sadri sünnet yatağında yatmakta ve erkekliğe adım atmışlığın tebriklerini almakta. sadri baba başlıyor söze :

    sadri alışık : hey yavrum hey be... bi uyurken bide sünnetliyken usluymuşum öyle derdi bizim valide, bak hele bak, şu yanımdaki bizim valide, karnı burnunda bana kardeş geliyor adı aylar öncesinden kararlaştırıldı nevin olucak diye... hadi birazdan tiyatro'ya olan aşkımı perçinleyecek naşid özcan tiyatrosu sahne alıcak onu izleyelim yes mi.
    o gece birlikte, naşid özcan grubunun sergilediği oyunu izliyor ve eğleniyoruz sadri babayla ve hadi gidelim diyor sadri baba bana yolumuz uzun. sene 1934 yer istanbul'da paşabahçe ilkokulu sadri baba diyorki '' bugün benim için en heyecanlı, en harika bir gün, birazdan ilk rolumu oynayacağım burada '' diyor ve küçük sadri' yi '''istikal piyesi'' adlı oyunda '' adalı halil '' rolünü hakkıyla oynuyor. ve oyun bitimi perde kapanırken benim etrafımdada herşey bulanıklaşıyor ve geliyoruz sene 1944' e sadri baba 19 yaşında genç bir delikanlı ve biz bir film setindeyiz, sadri alışık ile birlikte izliyoruz film çekimlerini ve sadri baba anlatmaya başlıyor..

    sadri alışık: işte bak ilk filmim, nah şurdaki velet varya o işte halit akçatepe şimdi değil ama ilerde oda kral, bi oyuncu olucak ve adını bu tozlu sahnelere, beyazperdeye yazdırıcak.

    ejderham: peki, 5 yıl arada nelerle ilgilendin sadri abi.

    sadri alışık : o yıllar, işler sizin zamanınızdaki gibi değildi imkanlar kısıtlıydı, bende 5 sene boyunca verdim kendimi tiyatro, resim ve şiire iyimii... bak yıl 1949 turgut hocamız bir film çekiyormuş bizede asker rolunu uygun görmüş, tabi bende kabul etmişim iyikide etmişim be agathon, çünki abilerin abisi atıf kaptan la tanışıklığımız bu döneme rast gelmişti, hey gidi atıf abi nurlar içinde yat çok iyi adamdı be...

    ejderham: peki vahi öz, ayhan ışık bunlar ne ifade ediyor sadri baba senin için ?
    `
    sadri alışık` : vahi abi, bitaneydi be böyle yani beyazperdede ne ise gerçektede karşılığı o idi mert, yürekli, babacandı agathon. onlada tanışıklığımız 1950 deki istanbul geceleri filminde başladı gel gidelimde bu kral abimizi tanı sende.

    ve sadri babayla 1950 yılına geliriz yer istanbul da bir film setindeyiz ve yaklaşıyor yanımıza kafasını boynundan ritmik şekilde, oynatarak selam veriyor.

    vahi öz: heyt, ejderham koççum be hoşgeldin...

    ejderham: hoşbulduk vahi baba seninle mal-ü hülya da tanışmak nasipmiş.

    vahi öz: olsun be...yer ve mekanın ne önemi var maksat neşeli tarafından ruyada dahi olsa görüşebilmektir dimi sadri.

    sadri alışık: öyle tabi be... hem bizler, bıraktığımız filmlerle sizlerin na işte şurasında yaşıyor olacağız. hadi bu kadar duygusallık cildi bozar annadınmı yolumuz uzun agathon birader.

    der sadri baba ve biz vahi abi' yle vedalaştıktan sonra yolumuza devam ederiz. bu seferde aynı dönemde çekilmekte olan çakırcalı mehmet efe adlı filmdeyiz sadri baba başlar anlatmaya.

    sadri alışık : bak, ilk kötü karakteri bu filmde canlandırmıştım... hey gidi günler hey bir sigara yakar ve etrafı duman kaplar ve biz 1959 yılına gelmişizdir. yer istanbul ve '' yalnızlar rıhtımı '' adlı filmin çekildiği bir evdeyiz karşımda sadri alışık ve çolpan ilhan bir sahne için birbirlerine sarılmışlar duruyorlar.

    sadri alışık: hey büyük allahım, işte bak ejderham kaderimin bana cilve yaptığı aşkın gözünü kör ettiği yerdeyiz. hani bir kelam vardır büyük aşklar nefretle başlar derler işte, bizimkisi tam nefret olmasada yıldızlarımız barışmamıştı çolpan la ama bu film işte aşkımızın başladığı noktadır. yaklaşık 1 saat elektiriğin gelmesini bekledik tabi durumu hal-i bozmamak içinde sarılmış vaziyette duruyorduk. böyle içimden bir şeyler koptu be agathon, işte bu dedim ve...

    ve bir anda biz sadri baba ile bir o yılların dili ile '' pastahane '' şimdinin dili ile '' cafe '' deyiz. ilerki masada sadri alışık ve çolpan ilhan oturmakta, dışarıda yağmur alabildiğine yağmakta ve...

    sadri alışık: bu sahneyi iyi izle he başka yerde bulamazssın.

    der bana ve sadri alışık, biranda çolpan ilhan' a evlenme teklifi eder. o tekliften sonra genç aşıklar yağmurda yürürler... onlar uzaklaşıp kaybolurken bizde sadri baba ile yolculuğumuza koyuluruz. yıl 1961 ve biz küçük hanımın şoförü setindeyiz ayhan ışık ve belgin doruk döktürüyorlar her zamanki gibi karşılıklı ve sadri baba hüzünlü, düşünceli ve titrek bir sesle.

    sadri alışık: bak işte sormuştun ya, benim kral arkadaşımı işte. şimdi şöyle yani övmekle alakalı, aklına gelebilecek her güzel cümleye değer layıktır. bak onunla sana bir anımı anlatayım biz küçük hanım avrupa' da çekimleri için yurt dışındaydık. bu 5 gün gemi ile marsilya' ya kadar gidiş sonrasında dönüşte tekrardan napoli den bu tarafa dönüştü... neyse gittik 5 gün marsilyaya ben kamarada yatmadım aynı kamarayı beraber vermişlerdi sıcak buldum yatmadım güvertede şezlong da geçirdim geceleri. marsilyaya çıktık aradan bi 25-30 gün geçti dolaştık paris falan iyimii.. sonrasında napoliden vapura binecektik tam birşeyler içiyorduk ayhandan derin bir oh be yahu çıktı ve dedi 1 aydan sonra rahat bir uyku uyuycam dedi. biz şaşırdık tabi hayrola neden yatmadın diye sorduk. yoo dedi çünkü gittiğimiz bütün otellerde ikimize bir oda verdiler aynı yatakta yattık hepimiz, ben geceleri içtiğim için o erken yatardı ben gelirdim geç saatte yatardım ve yattıktan sonra ya elimi ya ayağımı böyle üstüne, boğazına nereye denk gelirse koyarmışım ve 25 gün yahu birader elini burama koydun, rahatsız ettin bilmem ne demedi annadınmı.

    ve o an etraf sis perdesi ile kaplanır görüntü bulanıklaşır ve biz sadri babayla 1963 yılına geliriz...

    sadri alışık: na bak işte turist ömer bu yılda bu filmde can buldu. yaptığım en kıyak işti, tabiiki bütün hepsini severek yaptım amma velakin bu turist ömer in yeri bambaşkadır benim için. '' helal olsun ali abi'' filmini izleyen halk sırtında sokaklarda '' helal olsun sadri abi '' diye gezdirdi ya. na bak buda '' ofsayt osman '' hey be biliyorum bu film senin favorin agathon, lakin şu mahkeme sahnesi vaya o sahne işte tüm herkezi hüzünlendirdi göz yaşı akıttı...

    hızlı bir şekilde geçiriyorduk sadri baba ile yılları ve sinemanın renkli dönemlerine gelmeye başlamıştık hem rüyamda renklenmişti. yıl 1970 sadri alışık' ın ah müjgan ah adlı film setindeyiz.

    sadri alışık: bak yıllar yavaş yavaş eskitiyor bizi be, kaderin en kör kandilli vakitlerinin başlangıcıdır bu sinema için 7 yıl içersinde sinema erotizme kayıcak ve ben gene köşeme çekilicem sadece dublaj ve birkaç yerde sahne alıcam agathon.

    ejderham: aynı günümüz sinemasının durumu gibi maalesef, 70 li yılların sex furyası günümüz sinemasındada filizlenmektebe sadri abi, sanatçı adına hiçbirşey kalmadı .

    sadri alışık: ejderham , ben 44 yıldır çok sevdiğim bir mesleği yapmaktayım. bunun acısını, ıstırabını, yorgunluğunu, kederini,meşakkatini çektim ama şerefini taşıdım inanırmısın bütün bunlardan sonra ölürken mutlu ölücem.

    ve etraf kararır biz 1983 yılına geliriz...

    sadri alışık: ee ejderham son durağa yaklaşıyoruz yavaştan, na bak bu yıllar o vhs' li dönemlerin başladığı sinema sektörünün tamamen bittiği yıllar hatta bu dönemde pantolon bankası adlı filmi 2 kere çevirdim.

    ejderham: ee her sanatçıya nasib olmaz sadri abi.

    sadri alışık: öylede ne biliyim yani içime sinmedi be o yılların sonunda 90 larda '' halk şov '' diye program bile yaptım ama yeni nesil beni pek anlamadı, hem sizin şimdilerde populer bir lafınız var '' reyting dalgasından nasibini aldı '' işte benim programımda o dalgadan etkilendi iyimi.

    ve yavaş yavaş sadri alışık son yaşlı hali ile karşımda beliriyor ama o gözlerindeki ışıltı, babacan tavrı neşesi eksilmiyor...

    ejderham: sanırım ayrılık vakti sadri baba...

    sadri alışık: öyle... bundan sonrasında filmlerde görüşrüz artık ejderham , bizleri unutmadığın yad ettiğin için çok teşekkürler burdan tüm uludağ sözlük yazarlarına selamımdan eder neşeli bir hayat dilerim....

    der son sözleri ile kaybolur gider sadri alışık görüntüden....
    4 ...
  14. 83.
  15. --- alıntı ---

    istanbul şehri

    bu benim dünyaya ilk gelişim,
    yıkarak saltanatını koca fatih’in.
    kundakla kefen arasında bir gün,
    istanbul, istanbul deyişim.
    merhaba kızkulesi, merhaba eyüp sultan,
    kanlıca, şehremini merhaba...

    bir istanbul esiyor çocukluğumdan,
    ekşi bozalı, arnavut kaldırımları lâpâ lâpâ.
    yuşa’dan mı okunur o ezanlar, hırka-i şerif’ten mi?
    komşularımız kaptanlar, malta taşlı ikindilerden kalan.
    hâlâ o beyaz gergeflerde mi?
    bir tarihi gömmüşler karacaahmet’inde üsküdar’ın,
    sanki çarşaflı kadınlar mercan terliklerinde unutulan.
    duyûn-u umumiye emeklisi faytonlar,

    hâlâ bir sonbahar acıbadem’de,
    cuma selamlıklarından beri saraylılar.
    merhaba beylerbeyi, merhaba sultanselim,
    merhaba iki gözüm istanbul’um, merhaba...
    aşı boyası sokaklarında ne mevsimler eskimiş,
    sakalsız saçlar kestirdiğim ince boncuklu berber dükkanları.
    kapalıçarşı bakırcılar, lâcivert mayıslarda köprü altları,
    ve boğaziçi’nde şirket-i hayriye duman duman..

    nerdesin o istanbul, nerdesin...
    hani çıkrık seslerinde mehtapları dinlediğim,
    mediha teyzelerin leylâk bahçeleri,
    büyükbabamın kuvay-ı milliye hikâyeleri.
    hani tahta tekerlekli arabalarım.
    hani bayram yerlerinde unutulan asude çocukluğum.

    gene bir başka istanbul’du bir zamanlar kafesli ıtırlarıyla,
    beyaz başörtülerin lâvanta çiçekli öğleden sonralarında ıslanan.
    açılır kapanır iskemlelerinde uzun çarşının,
    istanbul’u taşırdı bakır siniler.
    sultaniyegâhtan bir hıdrellez mesiresi,
    sessiz sadâkat şarkıları söylerdi.
    haliç vapurlarında söz kesilmiş tazeler.

    hey yavrum hey...
    burunbahçe dalyanında istanbul’u çekerlerdi denizden,
    ıslatmadan...
    kaç bayram mendili geçmişti elimden çeyiz sandıklarının.
    bütün uykularını koynuma alıp uyurdum istanbul’un.
    rüyalarımda hâlâ o günahlar uyanır,
    hiç geçemediğim sokaklarında işlenen.

    merhaba sultanahmet, yerebatan merhaba...
    merhaba iki gözüm istanbul’um merhaba,
    merhaba efendim, merhaba...

    --- alıntı ---
    1 ...
  16. 84.
  17. kalpaklılar adlı filmin baş rol oyuncusudur eşi çolpan ilhan ile birlikte.

    filmin kitabını okudum ama müthiş bir arzu ile filmini izlemeyi istiyorum ne var ki bulamadım henüz...

    bilen gören duyan varsa haber verirse çok mutlu mesut bahtiyar olmakla birlikte sadri alışık selamını da çakarım.
    1 ...
  18. 85.
  19. karakolda ayna var filminde döktürmüştür, filmdeki sözleri on numaradır.

    --spoiler--
    * elimin yumruğu karda kalmış portakal bahçesine benzer..
    * korkuyorsan ananın yanında kal..
    * sana bir çarparım mezardaki babanın kemikleri çatırdar..
    * şimdi kaçtı mı gırtlağımıza papazın sakalı..
    * oturttular mı bizi kuş tüyüne.
    ...* lafımızın lastiğini çekme de içimizdekini dökelim..
    * aç şimdi kulağının mikrofununu..
    * nasıl, fasulye mi dedin..
    --spoiler--
    1 ...
  20. 86.
  21. yeşilçam'ın derbeder sevdalısı. hiç kuşkusuz türk sinemasında iz bırakan büyük oyuncudur rahmetli. ayhan ışık'ı anlatırken bile gözleri dolar. allah gani gani rahmet eylesin.

    &feature=related
    2 ...
  22. 87.
  23. türk sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi komedyenidir.

    rahmetle anıyoruz.
    2 ...
  24. 88.
  25. gerçek bir oyuncu,saygı duyduğum büyük usta,yeşilçamın köşetaşı.belki 100 kere izlenmiştir filmleri,o meşhur tiradları ama her seferinde aynı heyecanla yine yeni yeniden izlenir. öyle gerçektir. aynı anda hem bir jön,hem de halk adamı,hem turist ömer,hem ofsayt osman,ve daha bir çok şey.adam yaşamış resmen bütün rollerini.

    ayrıca da bir yerlerde okumuştum, doğruysa eğer,(ki bana gerçeğe çok yakın geldi) buket uzuner"in kumral ada mavi tuna romanındaki süreyya mercan karakteri sadri alışık"tan esinlenilerek yazılmış.
    hatta pervin gökay çolpan ilhan"dan,şair doğan gökay"da attila ilhan"dan...
    2 ...
  26. 89.
  27. 90.
  28. tavırlarını mimiklerini babama benzettiğim sanatçı.
    2 ...
  29. 91.
  30. çocukluğumun masumiyeti, ruhumuzun beslendiği adam gibi nadir adamlardan biri. şimdiki filmlerle alâkası dahi olmadan nasıl akılda kalındığını gösteren adamdır aynı zamanda. şu anda vizyondaki filmlerin en fazla 5-10 sene akıllarda yer edeceğini tahmin ediyor otoriteler.

    ayrıca sesi de çok güzeldir.
    2 ...
  31. 92.
  32. Alkolün ve sarhoşluğun en çok yakıştığı adamlardan. Gönül adamı.

    Sonsuza dek huzurla kal..
    2 ...
  33. 93.
  34. sol frame'de adini gorunce hayatta olmasini, geri donemsini istedigimdir. Benim icin gelmis gecmis en iyi aktor olmak bir yana soyle veya boyle sohret sahibi olmuslar arasinda en adam gibi adamdir. Ayrica su muhtesem dizelerin sahibidir;

    ben senin yüzünü hiç görmemişsem
    bu hüzünlü sesinde dört duvar düşlemişsem
    o zaman ben
    bazı yürekleri gecekonduluyor
    ya da bazı gecekonduları yüreklendiriyorum
    görüşmek üzere tamam mı?
    yavrum...
    4 ...
  35. 94.
  36. --spoiler--
    "hadi oynayın çaçanızı, çalın alafranganızı. biz de, 'hicran yine mi hicran bu aşkın sonu' şarkısına atalım kendimizi".
    --spoiler--
    4 ...
  37. 95.
  38. türk sinemasının en samimi oyuncusu büyük üstad.
    3 ...
  39. 96.
  40. çok çirkindi. ama ben o kadar çirkin olup bu kadar yakışıklı bi adam görmedim hayatımda.

    ağladığında ağlatır, güldüğünde güldürür.

    sanki allah, sesini sırf oyuncu olsun diye yaratmış, hep öyle düşündüm. ağızdan bir çırpıda çıkan şeye hece denirse, onunki başka bir şey. bu kadar tesirli bir ses ben kimseden duymadım.

    komediden çok dramda büyülerdi beni. izleyince insanın hakkaten canını sıkar, yok yere dertlendirir.

    bilgisayar, son model arabalar, hop deyip uçağa binmek, yazın sıcağında klima keyfi yapmak falan hikaye. keşke hepsinden mahrum olsaydım da, açık hava sinemalarında onun yeni çektiği filmleri görebilmek için heyecanla bekleseydim. hatta belki bi akşam olsun aynı masada oturabilseydim.

    çok büyük oyuncu ama daha çoğu, çok büyük adam.
    8 ...
  41. 97.
  42. ah müjgan ah la benim gibi odunu ağlatmış büyük usta.
    4 ...
  43. 98.
  44. 99.
  45. 100.
  46. gerçek bir istanbul bey efendisi.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük