bazı malların kendisini "şikayeti olan için savcı var mahkeme var, hakaret ettiyse gider şikayet edersin" şeklinde savunmaya çalıştığı küfürbaz adam. Ulan hidroelektrik santrali yapılmaması için kendi de mahkemeye savcıya gitseydi o zaman, kimseye hakaret etmeseydi. Zaten o işler için bin defa Rizeliler mahkemeye de gitmişti. Sokakta birinin anasına sövüp sonra dan özür dileyebiliyor musun? Ya da mahkemeye git diyebiliyor musun? O adam ne yapar sence? Tahminen senin ananı bilmem ne yapar, sana da der ki " kardeşim şimdi sen uğraş polisle mahkemeyle. Yani önce kendimiz kanunlara saygılı olacağız, herkesten aynı saygıyı ancak böyle bekleyebiliriz.
gazeteciler herkesi eleştirebilir ama hakaret edemezler. hakaret ettiklerinde de bunun sonuçlarına katlanırlar. oktay ekşi çok tecrübeli bir gazetecidir. bu yazısı için talihsizlik diyecem ama o da laikçilerin kahraman olarak emekli olmayı tercih etti. aslında başbakana duyduğu kızgınlığı dile getirdi. bu saatten sonra hürriyet te yazmasa ne olacak ki kendisi herşeyi hesaplayacak kadar akıllı biri. cumhuriyet e de transfer olabilir. ihtimal dahilinde.
eski maliye bakanı kemal unakıtan'ın meşhur lafı "babalar gibi satarım"da özdeşleşen akp'nin türkiye'nin sahip olduğu her şeyi satmasını eleştirirken, eleştirisinde haklı olduğu halde, yazısında kullandığı "bunlar analarını da satarlar" tabiriyle kantarın topuzunu fazla kaçırmış kişidir. bu yazı nedeniyle önce özür dilemek, sonra da başyazarı olduğu hürriyet'ten istifa etmek zorunda kalmıştır.
ateşin ortasında kalan zehirli akrep gibi kendi kendini zehirleyerek kamuoyundan yükselen tepkileri azaltmaya dönük kıvrak bir hareket sergileyen saygısız zat. istifa etti etmesine de, başbakan'ına "bunlar analarını bile satarlar" diyerek seviyenin dibini bulan bu zihniyet geberdi mi? elbette hayır.
sev/sevme, tayyip bugün bu ülkede başbakan'dır arkadaşım. gerçi bu zihniyet cumhurbaşkanı'nı bile tanımıyor ama öte yandan genelkurmay başkanı'na toz kondurmuyor, biz daha neyi tartışıyoruz bu ülkede.
bir de bu ekşi denen ekşilerin yüzkarası adamın yazısına fikir özgürlüğü diyen güruh var.
küfür, hakaret fikir özgürlüğü, demokrasinin gereği diyolla.
küfretmeden hakaret etmeden eleştiri yapabilme işidir halbuki gazetecilik. bu haliyle fazlasıyla inci sözlük yazarlarını hatırlattı bana. birbirlerine sınırsız küfür edebilme genişliğine sahip bir ortamda yazar olabilir bundan sonra.
hem ben anlıyorum bunu. yıllardır istediğini yazdı, hükümetlere ahkam kesen bir gazetede başyazardı. dediği dikkate alınırdı. peki son dönemde öyle miydi?. kimse dikkate almadı. dediklerini önemseyen var mıydı? ne yapacaktı yani adamcağız kendine yakışanı yapmalıydı. altın vuruş dedikleri bu olsa gerek. kustu ve gitti. ama merak etmesin onun bu kusmuğunu kendi midesinde sindirmeye aday birçok yandaşı var.
protestocular öylesine organizeydi ki, hürriyet binasında eylem yapmaya giderken yanlarında kameraman, kamera ve canlı yayın aracı bile götürdüler. artık her yol teknolojiye çıkıyor.
oe--ikizdere vadisi'nin sit alanı olduğuna karar veren kurulun yetkilerinin çevre bakanlığına verilmesini öngören yasal değişikliğin meclise sunulduğunu hatırlatmıştı.
şimdi görürsünüz Türkiye'nin güzelliklerinin ırzına nasıl geçildiğini...
şimdi analarını bile satan zihniyetin marifetlerini görüyoruz... ( bu kısım çok ağırrr böyle bi eleştiride yok artık dedirtioo gazete bu sözlük diil ki üst tarafı anladıkta)
rte--eğer gazetecilik buysa,bununla mücadele etmem,savaşırım.cibiliyeti bu.
hükümeti eleştirecek insanları teker teker gönderiyoruz kim bilir altında neler var sadece bi cümle yazdırarak hiç kimseye belli etmeden kişiler evlerine de gönderilmiş olabilir oktay ekşi de evine gönderildi ama nedense hala ileri demokrasi olan bir ülkede yaşıyoruz..
yazdığı yazısında gerçekleri söylemiş olan adamdır. elbette çok ağır konuşmuş millet zoruna gitmiştir.
ancak ananıda al git diyen bir başbakan'ın yalayıcılarına da "ananızıda satarsınız" lafı çok ağır gelmemesi lazımdır.
ayrıca hürriyet gazetesi'nin nasıl yusufladığınıda gördük.
yalan mı lan!! bu memleket ekonomik çıkarı uğruna herşeyi yapar. anasınıda satar. bu olay mecazi anlamda herşeye çıkar
şeref satmak anlaşılması gereken şeydi. %42 diyor ki, bu memleket ekonomik çıkar uğruna şerefini bile satar. bu ağır bir dille anasını satmak olarak dile getirilmiştir.
bende hürriyet gazetesi'nin böyle bir baskıya göz yumduğu için almıyorum ulan artık!! gidip iktidarın yalayıcılığını yapın sizde.
istifa etmekle tamamen yanlış yapmış deneyimli gazetecidir.
dile kolay 1966'dan beri hürriyet'te yazıyordu bu adam. bir laf etti diye tefe koydular. zaman, vakit isimli tuvalet kağıtlarında her gün ''laik ateistler'', ''satanistler'', ''bunlardan her türlü pislik beklenir'' türünden onlarca yazı var.
istifa etmek ile en dogrusunu yapmis yazardir, zaten darbe meclisinin eski bir uyesi olarak milletvekili emekli maasi var, birikmis parasida coktur.
gelelim asil konuya, muhteremin beyni 28 subat gunu durdugu icin agzindan ancak boyle laf cikiyor. oysa sorumsuzca laf soylemenin bir olcusu olmaliydi, sozkonusu yazar tepkileri gorerek ayarini almis oldu.
bu arada ahmet hakan'a alkis.
p.s: unutmusum, sozcu gazetesinde yazsin artik, orasi ne de olsa basin coplugu.
ekşi'den güzel bir yazar yazısı
--spoiler--
istifa etmesine neden olan yazısında resmen küfür etmiş yazardır.
evine giren hırsızı elleriyle polise teslim ettikten üç gün sonra, o hırsızı sokaklarda serbest dolaşırken yakalayıp cezasını kendi elleriyle veren vatandaş gibi.
yani bir kişi kanunları yok sayıp kanunu kendi uygulamaya çalışırsa "kanunsuzluk" yapar, aynen ekşi'nin küfür etmesi gibi. peki birey neden kanunları kendi uygulamak ister? çünkü kanuna olan güvenini yitirdiği için, adalete olan saygısı sarsıldığı için yapar. aynen artık ayyuka çıkan particiliğe, yollsuzluğa, adam kayırmaya yapılan eleştirilerin anlamsız ve yersiz kaldığını görmek gibi.
doğruyu söylemesi yaptığı hakaretin haklı olduğunu göstermemektedir. bu mantıkla yola çıkarsak doğruyu her söylediğimde birilerinin anasına küfretme hakkım doğuyor. bakın bir doğru söyledim şimdi! anasını bile satan sizler diye bir cümle ile bitirsem sözlerimi, bitirdim demiyorum dikkat edin! *
özelleştirmelere bilmem nelere girmeyeceğim şimdi, oktay ekşi başlığı bunun yeri değil, yeri şurada: (#9783570)
oktay ekşi, çok büyük bir hata yapmıştır. sonrasında da şecaat arz ederken sirkatin söylemiştir. bu da doğal olarak sonunu hazırlamıştır.
benim için pek bir anlam ifade etmiyordu. tek üzüldüğüm nokta; artık yazmazsa ahmet kekeç buna ayarı veremeyecek ve keyif alamayacağım.