hükümeti eleştirecek insanları teker teker gönderiyoruz kim bilir altında neler var sadece bi cümle yazdırarak hiç kimseye belli etmeden kişiler evlerine de gönderilmiş olabilir oktay ekşi de evine gönderildi ama nedense hala ileri demokrasi olan bir ülkede yaşıyoruz..
oe--ikizdere vadisi'nin sit alanı olduğuna karar veren kurulun yetkilerinin çevre bakanlığına verilmesini öngören yasal değişikliğin meclise sunulduğunu hatırlatmıştı.
şimdi görürsünüz Türkiye'nin güzelliklerinin ırzına nasıl geçildiğini...
şimdi analarını bile satan zihniyetin marifetlerini görüyoruz... ( bu kısım çok ağırrr böyle bi eleştiride yok artık dedirtioo gazete bu sözlük diil ki üst tarafı anladıkta)
rte--eğer gazetecilik buysa,bununla mücadele etmem,savaşırım.cibiliyeti bu.
protestocular öylesine organizeydi ki, hürriyet binasında eylem yapmaya giderken yanlarında kameraman, kamera ve canlı yayın aracı bile götürdüler. artık her yol teknolojiye çıkıyor.
küfretmeden hakaret etmeden eleştiri yapabilme işidir halbuki gazetecilik. bu haliyle fazlasıyla inci sözlük yazarlarını hatırlattı bana. birbirlerine sınırsız küfür edebilme genişliğine sahip bir ortamda yazar olabilir bundan sonra.
hem ben anlıyorum bunu. yıllardır istediğini yazdı, hükümetlere ahkam kesen bir gazetede başyazardı. dediği dikkate alınırdı. peki son dönemde öyle miydi?. kimse dikkate almadı. dediklerini önemseyen var mıydı? ne yapacaktı yani adamcağız kendine yakışanı yapmalıydı. altın vuruş dedikleri bu olsa gerek. kustu ve gitti. ama merak etmesin onun bu kusmuğunu kendi midesinde sindirmeye aday birçok yandaşı var.
ateşin ortasında kalan zehirli akrep gibi kendi kendini zehirleyerek kamuoyundan yükselen tepkileri azaltmaya dönük kıvrak bir hareket sergileyen saygısız zat. istifa etti etmesine de, başbakan'ına "bunlar analarını bile satarlar" diyerek seviyenin dibini bulan bu zihniyet geberdi mi? elbette hayır.
sev/sevme, tayyip bugün bu ülkede başbakan'dır arkadaşım. gerçi bu zihniyet cumhurbaşkanı'nı bile tanımıyor ama öte yandan genelkurmay başkanı'na toz kondurmuyor, biz daha neyi tartışıyoruz bu ülkede.
bir de bu ekşi denen ekşilerin yüzkarası adamın yazısına fikir özgürlüğü diyen güruh var.
küfür, hakaret fikir özgürlüğü, demokrasinin gereği diyolla.
eski maliye bakanı kemal unakıtan'ın meşhur lafı "babalar gibi satarım"da özdeşleşen akp'nin türkiye'nin sahip olduğu her şeyi satmasını eleştirirken, eleştirisinde haklı olduğu halde, yazısında kullandığı "bunlar analarını da satarlar" tabiriyle kantarın topuzunu fazla kaçırmış kişidir. bu yazı nedeniyle önce özür dilemek, sonra da başyazarı olduğu hürriyet'ten istifa etmek zorunda kalmıştır.
gazeteciler herkesi eleştirebilir ama hakaret edemezler. hakaret ettiklerinde de bunun sonuçlarına katlanırlar. oktay ekşi çok tecrübeli bir gazetecidir. bu yazısı için talihsizlik diyecem ama o da laikçilerin kahraman olarak emekli olmayı tercih etti. aslında başbakana duyduğu kızgınlığı dile getirdi. bu saatten sonra hürriyet te yazmasa ne olacak ki kendisi herşeyi hesaplayacak kadar akıllı biri. cumhuriyet e de transfer olabilir. ihtimal dahilinde.
bazı malların kendisini "şikayeti olan için savcı var mahkeme var, hakaret ettiyse gider şikayet edersin" şeklinde savunmaya çalıştığı küfürbaz adam. Ulan hidroelektrik santrali yapılmaması için kendi de mahkemeye savcıya gitseydi o zaman, kimseye hakaret etmeseydi. Zaten o işler için bin defa Rizeliler mahkemeye de gitmişti. Sokakta birinin anasına sövüp sonra dan özür dileyebiliyor musun? Ya da mahkemeye git diyebiliyor musun? O adam ne yapar sence? Tahminen senin ananı bilmem ne yapar, sana da der ki " kardeşim şimdi sen uğraş polisle mahkemeyle. Yani önce kendimiz kanunlara saygılı olacağız, herkesten aynı saygıyı ancak böyle bekleyebiliriz.
önyargılarına yenik düşmüş fikri sabit insanlar, kökten ret ettikleri kimi insanların kazandıkları başarılar sonucu çılgına döneler. bu çılgınlık anı onları, düşünce ve eylemlerinde sığlaştırır. öyle bir an gelirki toplum nezdinde tüm itibarlarını kaybettirecek eylemlerde bulunmalarına neden olur.
bu eylemin sahibi, yaşadığı ülkenin basın konseyi başkanı ve aynı zamanda bir hukukçu ise ne diyebilirsinizki...
istifa ederek doğrusunu yapmış yazardır.
türkiye standartlarına göre istifa etmesi çok olmuştur ama.
çünkü analara laf eden adamın başbakan olduğu bir ülkede analara laf etti diye bir yazarın istifa etmesi düşündürücü ve bir o kadar da örnek olacak bir olaydır.