Kimle konuştuysam içinde hiç kötülük barındırmıyor. Kimse kimsenin arkasından kötü konuşmuyor, harama da bulaşmıyorlar, yalan nedir hiç bilmezler. Sorsan herkes pür-i pak.
Bir soru. Buraya sayfalarca sey de yazilabilir, tek bir cumle de. O yuzden yazi okumak istemeyenler muhtemelen olacaktir. Bunun hakkinda guzel bir morgan freeman belgeseli vardi. Bu konu hakkinda dusunmek isteyenler o belgeseli izleyebilir.
göreceli bir durumdur, ki bu yüzden de tarih boyunca psikopat kişilikler kendilerini kötü görmez veya hissetmezler; öyle hissetseler bile suçluluk duygusundan yoksunlardır ve insanların bu yazgıyı (başlarına gelen kötülükleri) hak ettiklerini düşünürler. fakat iyilikten kötülük doğmaz ancak ve ancak negatiften negatif doğar, tarih boyunca kötülük yapan insanlar (illa yönetici olmak zorunda değiller) genelde kötülük görmüşlerdir veya kötü eğitilmişlerdir, yani sudan ateş çıkmaz, fakat ateş (yani kötülük) daha çok şeyi yok ederek, yakarak daha fazla kötülüğün doğmasına, yayılmasına (yangına) sebep olur.
mesela dünyada hiç iyi biri kalmasa ki yecüc ve mecüc zamanında kalmayacak (ondan önce islam hükmedecek zaten) ve yecüc mecüc kavmine kıyamet kopacak, bunların aldatabileceği ve eziyet edebileceği kimse de kalmayacak ve kıyametin kopması aşırı mantıklı oluyor bu durumda.
kendi kendilerini helak ediyorlar zavallı akılsızlar.
kötülük, kötü niyet ve kötü olan kişiden bağımsız olarak vardır.
kötülük deliliğin son noktasıdır. kötülük ancak kötülük yapılana bağıl olmak zorundadır.
kötülüğü tanımlayan şey fiilin kendisi değil fiilin yarattığı etkidir.
nedir kötülük? daha iyi olabilecek bir bilinci sahip canlıyı daha kötüye sürüklemektir.
burada niyet veya bilinç hali önemli değil. kötü olduğunun farkında olmadan bile kötü olabilir insan.
kötüyü kötü yapan şey nedir?
ısıl ölüme giden bir evrende ne yaparsak yapalım aynı son noktaya gidiyoruz fakat bulunduğumuz anda bilgi birikimine zarar veren şey kötüdür.
Kötülüğün gözünün içine baktığınızda göreceğiniz şey şu: cehalet.
Bütün kötülüğün ve acının kaynağı cehalettir. Tiksinerek baktıklarınızdan hiçbiri bile isteye kötü olmaz. Kötülük ya bir cinnet halidir ya da cinnete dair sonu gelmez bir arzunun patlayışı.
Geçen akşam istanbul da bir amca 2 öz oğlunu, bir öz kardeşini bir de ölen eşinin erkek kardeşini öldürdü sırayla. Hapisten çıkalı da 1 yıl olmuş. Ve bilin bakalim hapse niye girmiş? 2 öz kardeşini öldürmüş. Hem de sadece 16 sene yatmış. Şimdi bu amcanın eline ne geçmiş olabilir. Oğullarından biri 16 biri 22 yaşındaymış. Yani diyelim ki ona çok büyük Kötülük yaptılar. Yaptıkları çözüm oldu mu? Kötü olmak böyle bir şeydir. Kötüler kötü olmayı sever. Pişmanlık duymazlar. Zevk alırlar. Dünyada çok fazla kötü vardır. Zarar vermek hoşlarına gider. Bunun binbir yolu vardır : ezmek , kırmak, dolandırmak, kandırmak, eziyet etmek, istismar etmek , baskı yapmak... gördünüz mu ne çoklar ama ellerine hicbir şey geçmediği halde mutlu olurlar. Ne kadar Yazik. Ben olamam. Bunu anlayamıyorum dahi.
Ben eskiden kötülük ne bilmezdim. Yani kötü olan şeyleri bilirdim de kötü insan ne bilmezdim. Kötü olmak zor sanırdım,vicdan denen bir şey var kimse kötü olamaz sanırdım. Şimdiyse gördüğüm onca kötülükten sonra içimde kalan son insan yanımla iyi kalabilmek için savaş veriyorum.
kötülük yapanın amacının er ya da geç, asla ve asla bir yere varılamayacağını, kötülüğe karşı olan iyi insanlarında bilmesi gereken durum. bir nevi, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmalı mevzusu. bir de, kötülük nedir bilmemek değil, kötülüğü bilmek , ama asla birine, kendine , topluma vs karşı , herkesçe kabul görülmüş, kötülükleri yapmamaktır.
kötülükten anladığımız birinin canını yakmak olmamalı. düşünce herşeyin temelidir. 'Düşünce eyleme, eylem huya, huy ise karaktere dönüşüyor' diye bir söz var. o yüzden hergün sürekli ettiğiniz bilgi kaynaklarını, sevdiğiniz yazarları, konuştuğunuz kişileri dikkatli seçmeli insan. kimse kendine başkası beni yönlendiriyor düşüncesini yakıştırmaz. ama
düşüncelerimiz başkalarının düşüncelerine göre şekilleniyor.
özellikle günümüzde kötüyle iyiyi kesin çizgilerle ayırt edemiyoruz. herkes birşeylere inanıyor ve fikirlerini tam olarak ölçüp biçmeden söylüyor. çoğu insanın düşüncesi hemen değişmiyor ama zaten hemen fark edemediğimiz için tehlikeli. eskiden sevdiğim bir yazar vardı. birkaç düşüncesi felsefem olmuştu. kitabını okurken bana o an yanlış gelse de yazarı sevdiğim için kendi doğrularımla özdeşleştirmeye çalışıyordum. nitekim çok zor olmuyordu. asla değişmez dediğiniz düşünceleriniz bile gün gelir bakmışsınız tam tersine dönmüş. sonra bakıyorsunuz bambaşka bir insan olmuşsunuz.
akıl hocanız olarak inandığınız kişilerin bile her söylediğini katmayın kendinize. sorgulayın. kötülüğe teşvik edenler sadece filmlerde kendini belli ediyor. ama gerçek hayatta anlayamıyorsunuz. kötülüğü yapanlar siz olduğunuzda ise sizin inandığınız değerleri söyleyenler sizin çektiğiniz acıları çekmiyor.
en önemlisi, bir kere yaşıyorsunuz ve başkalarının fikirlerini (özellikle güvendiğiniz yücelttiğiniz o insanları) benimseyerek hayatınıza çeki düzen vermeyin. kötülüğü siz yaptığınızda kimse suçunuzu üstlenmeyecektir.
inandığınız değerlerin kaynağı bir insansa, inandıklarınızın bir yerinde hata, çatlak olması muhakkaktır.