karafatma

entry62 galeri13
    37.
  1. bacakları ve sert kabuğu olan ki; bazı türleri mutasyona uğrayıp kanatlanan, genelde pis ortamlarda üreyip çoğalan, meskun mahallerde takılmayı tercih etmeyen, siz onu o da sizi gördüğü an ökçenizin üzerinde yükseldiğinizde, ayağınızın altında oluşan boşluğu sakin bir liman olarak algılayıp oraya saklanmayı tercih eden gerizekelı bir yaratıktır.
    0 ...
  2. 36.
  3. akrep ile birlikte en çok korktuğum böcek.
    1 ...
  4. 35.
  5. 34.
  6. evdeki zor yaşam şartları dolayısıyla lağım faresi büyüklüğünde acayip bir hayvana evrimleşebilir.
    0 ...
  7. 33.
  8. BiR KARAFATMA'NIN Günlüğü

    Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir zarar geleceğinden değil ama karım Cemile ne yapar sonra.
    Biz akşam yemeğimizi genelde saat 23-24 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiğinden geç vakitlere kadar oturup yatmadılar. Neyse ki misafirlerin gitmesiyle birlikte uykuya daldılar. Bir süre ortalığın sakinleşmesini bekleyip,
    yiyecek toplamaya başladım.

    Bugün misafirler geldiği için menü çok zengindi.Pasta ve börek kırıntılarına bayılırız. Her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfağın ışığı yandı ve "Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum. Salak adam, ben bir erkeğim Fatma da nereden çıktı. Benim adım ismail. Böyle şeyler delikanlıyı bozar. Hadi beni karımla karıştırdın diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsın. Benim kaç katım büyüklüğünde olmana rağmen bu bağırış da ne böyle? O korkunç sesin kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmışım gibi beni kovalamaya başladı. inanın o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak, bardak üzerinde dolaşmamaya. çünkü bu dingilin karısı çok titiz. Bazen diyorum ki bu gıcıkların misafiri
    geldiğinde git ortalarda dolaş böylelikle utanılacak duruma düşsünler. Ama yapamıyorum işte. Ne olursa olsun, ekmek yediğin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir.

    Ben eve geldiğim ilk yılları hatırlıyorum da ne güzeldi o günler. Rahmetli kayınbabam ve kayınvalidem beni evlerine kabul etmişlerdi. O zamanlar rahattık, çünkü ev sahibimiz Rıza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolaşabiliyorduk. Hatta Rıza amcayla aynı sofrada yemek yediğimiz günlerde oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasıl davranırdı bilmem ama o hep yüreğimizde yaşayacak. Rıza amcanın durumu pek iyi sayılmazdı, memur emeklisiydi. Bu ev de rahmetli karısınınmış, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçeneğimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Rıza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti. Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Rıza amcanın toprağa verildiği gün biz de oradaydık. Karşı komşusu Osman Zeki bey bize geldiğinde ceketini asmıştı. Biz de bunu fırsat bilip ceketin cebine girdik. Ardından Osman Zeki beyle birlikte mezarlığa doğru yola koyulduk.

    Rıza amcanın üç tane oğlu vardı ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardı. Hayırsızlar daha ilk günden evi satışa çıkardılar. Evi şu anda oturan adam ve karısı satın aldı. Eve ayak basmalarıyla kayınbabam ve kayınvalidemi öldürmeleri bir oldu. Adam sonra iğrenerek cansız bedenleri kağıda sararak çöpe attı. Sanki kendisi çok temizmiş gibi. Halbuki tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamadığına defalarca şahit oldum. Şimdilerde kendine üzerinde rahmetli kayınvalidemin resmi olan bir ilaç almış, durmadan üzerimize sıkıp duruyor.

    Kayınvalidem Sultan hanım gençliğinde fotomodel olduğu için bu tür ilaçların üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de oynamıştı. Ama evlenince mecburen bırakmış. Çünkü kayınbabam tam bir Osmanlı erkeğiydi.

    Bugüne kadar rahmetli Rıza amcanın anısına bu evde oturduk, artık daha fazla dayanacak halimiz kalmadı. Eşe dosta haber saldık. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz taşınacağız buradan. Belki de sizin evinize yerleşiriz hayat bu belli mi olur? KARA iSMAiL ,Kara Fatma(cemile)'nın eşi.
    3 ...
  9. 32.
  10. adını duyduğum anda beni kaşındıran mahlukat. genellikle geceleri ortalarda dolaşan, ezildiğinde 'cıtırrr' diye ses çıkaran, yakından bakıldığında antenlerinin olduğu tespitine vardığım haşere.

    birde bunlar ölmeden ters dönüyorlar onu çözemedim ayakları takılıp düşüyorlar galiba. sonrada dönemiyorlarmı diye merak ettiğim hayvandır.
    1 ...
  11. 31.
  12. birinde çarşafıma dolandığını ve hunharca parçalandığını düşündüğüm tiksinti böcek. nasıl mı anladım uyandığımda bacağı bacağıma yapışıktı.

    birinde de ezmişliğim vardır kendilerini ıy.
    0 ...
  13. 30.
  14. milli mücadele yıllarında bayan askerlere verilen isim. öyle ki böyle bir gazimiz erzurumlu kara fatma rus ortodoks kilisesinse sefaletle hayata veda etmiştir.
    0 ...
  15. 29.
  16. kurtuluş savaşında bir efsanedir o. gerçek bir efsane...
    0 ...
  17. 28.
  18. Milli Mücadele'de çok kara Fatma vardır. Ama bunların en ünlüsü Fatma Seher (Erden) hanımdır. 1878'de Erzurum'da doğan fatma Seher kocası Derviş Efendi'nin ölümünden sonra Edirne'ye göç etmiş, izmit cephesinde erkeklerden daha kahramanca savaşmıştır. Hikayesine ilk kez Yeni inci gazetesinin Temmuz 1338 (1922) tarihli sayısında "Kahraman bir Mücahidemiz Fatma Hanım" başlıklı makalede rastlarız. Gazete H.M. imzasıyla çıkan yazıda, "Bu fedakar valide, Türk kadınının yalnız kahramanlar yetiştirmekle kalmadığını ve icab ederse bir dişi arslan gibi bizzat yurdunu müdafaa edebileceğini ispat etmiştir. Ne olursa olsun böyle bir silah omzundan aşağı, fişeklere sarılı, belinde uzun kaması ve tabancasıyla dağlı bir yiğit kıyafetinde bir Anadolulu kadın, ilk defa görülünce, insana evvela derin hayret hissi veriyor. Sonra bu hissiyat yavaş yavaş bir kahraman karşısında duyulan hürmet ve ta'zim hislerine karışıyor ve insan ne büyük bir milletin evladı olduğunu o vakit gurur iftiharla duyuyor..." diye başlar anlatmaya Kara Fatma'yı.

    Kara Fatma 1944 yılında kaleme aldığı hatıralarında kendisine Kara Fatma adını, eylül 1919'da Sivas Kongresi sırasında karşılaştığı Mustafa Kemal'in verdiğini anlatır. Bu olaydan sonra Fatma Seher Hanım istanbul'a gitmiş, oradan Topkapılı Pire Mehmet ve Laz Tahsin'le birlikte 15 kişilik bir birlik oluşturarak izmit Cephesi'nde Gülbahçeli Murat Ağa'nın emrine girmiştir. Murat Ağa'nın yardımı ile birliğini 743 kişiye çıkaran Kara Fatma, Halit Paşa'nın kumandasında kahramanca savaşır.

    Fatma Seher Hanım, 1 Mayıs 1922'de Meclis Başkanı Kazım (Özalp)Bey, Van mebusu Hasan (Hakkı) Bey ve sovyet Rusya seferi Aralov Yoldaş'ın bulunduğu 1 Mayıs işçi bayramında (kendisi çiçek bayramı der) girdiği bir atış müsabakasında üsteğmen rütbesiyle ve işlemeli gümüş bir sigaralık ile ödüllendirilimişti. Aralov hatıratında "Fatma Çavuş kısa boylu, zayıf, enerjik yüzlü, kara gözlü bir kadındı. Fatma'nın sırtında siyah bir ceket, altında çizgili bir eteklik vardı. Belindeki geniş kuşağında tüfek mermileri, kama, omzunda da kayış görünüyordu. Başını bir yemeni ile sarmıştı.

    Kara Fatma kendi hatıralarında "Vatanın büyük kurtarıcısı Ebedi şefin layık olmadığım büyük iltifatı beni son derece sevindirmişti. Esasen bütün emel ve arzum yapmış olduğum hizmetten hiçbir menfaat beklemiyordum. Bu itibarla taltif edilmiş olduğum rütbemin mukabilinde verilecek maaşımı Kızılay'a terk etmekle son vatani görevimi yaptım".der ama bu yüce gönüllüğü kendisine pahalıya mal olacaktır. 5 Temmuz 1923'te Tanin gazetesindeki bir haberden sonra kara Fatma'dan haber alınamaz. Yedigün dergisinin muhabiri Mekki Bey, Kara Fatma'yı 1933 yılında istanbul Galata'daki Rus Manastırı'nda bulur. Derginin Ağustos 1933 tarihli 22. sayısında yayımlanan mülakattan Kara Fatma'nın, Milli mücadele sırasında bir çatışmada iki elini ve akli dengesini kaybeden kızının çocukları ile birlikte nasıl bir sefalet içinde yaşadığını öğreniriz. 55 yaşındaki Kara Fatma yerde, torunları ise tahta kerevetin üzerine serili çuvalın üzerinde yatmaktadır. "iş bulamıyorum ki...Kapıcılık kolculuk bulsam...Çöpçülüğe de razıyım. Kızımla torunlarıma bakayım.." der öfkeli be kırgın bir ses tonuyla. Bir eliyle göğsündeki istiklal madalyasını gösterir ve "bütün sefaletimi unutturan, beni yaşatan bu istiklal madalyasıdır, açım ama şerefliyim! der. Mekki Bey gördüklerini sütunlarına yansıtsa da hayırsever insanlara sesini duyuramaz. Kara Fatma'nın yoksulluk içindeki yaşamı yıllarca sürer. 1944'te içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı azaltmak için hatıralarını yayınlamak zorunda kalır. 66 yaşında yeniden hatırlanıp Defterdarlık'ta bir işe yerleştirilir. Bu da derdine çare olmaz. istanbul Şehir Meclisi üyesi Yekta Ragıp Önen'in çabalarıyla bir miktar daha para toplanır ama yeterli olmaz. DP Kars mebusu Tezer Taşkıran ve Rize mebusu izzet Akçal'ın konuyu TBMM gündemine getirmesi üzerine, 22 Şubat 1954 tarihinde Fatma Hanım'a 170 lira 'ömür boyu' maaş bağlanır ama Kara Fatma'nın ömrü bu maaşı almaya yetmez. Kara Fatma 2 temmuz 1955'te istanbul Darülaceze'de vefat eder ve kasımpaşa'daki (Şimdi var olmayan) Kulaksız mezarlığına defnedilir. (Zeynep Kutluata,Sabancı Üniversitesi'nde 2006 yılında kabul edilmiş lisansüstü tezi,Taraf Gazetesi,8 Mart 2009)

    Başka bir ülkede olsa adına heykel dikilecek kahramanlarımızı sefalet içinde öldürüyoruz. Amerikan süper kahramanlarının olmayan hayatlarının hikayelerini ezbere biliriz de kendi gerçek süper kahramanlarımızı tanımayız. Başka milletlerin kahramanlarının hikayelerini sinemalarda seyrederiz de kendi kahramanımızın adı bir böceği çağrıştırır sadece.
    4 ...
  19. 27.
  20. dalga geçmememiz gereken, bir renk ile kadın isminin birleşimi.

    "ata binerim, silah kullanırım, muharebe bana düğün gelir"
    cevaplarını veren karafatma'ya hayran kalan mustafa kemal,
    "şu dakika da bütün kadınlarımız senin gibi olsalardı karafatma !"

    kara fatma'nın kim olduğunu atatürkün hayatını okuyarak öğrenebilirsiniz.
    0 ...
  21. 26.
  22. hz. muhammed * in kızı fatma için dalga geçilmek için söylenen söz. telafuz edenleri kınıyorum. kınayalim
    4 ...
  23. 25.
  24. bizzat gazi mustafa kemal paşa tarafından üsteğmen yapılmıştır.
    0 ...
  25. 24.
  26. 23.
  27. adana'da alt tabaka bir semt. bol bol kucuk capli mezbele halinde dukkanlar vardir. bakimsiz yollari, kaldirimlari bulunur. cevre duzenlemesi yada peyzaj adina bir sey yoktur. isin garibi butun dolmus-otobus hatlari buradan gecer. kardesi icin (bkz: ibo osman)
    0 ...
  28. 22.
  29. 21.
  30. insanın içindeki saklı kalmış katili ortaya çıkartan böcektir.

    apartmanda geceleri halay çekerler. banyoda karşılaştığınızda hiç istifini bozmadan yürürler, terlikle tek atışta, gazete rulosuyla gücünüze oranla bir veya bir kaç vuruşta ölürler.
    2 ...
  31. 20.
  32. kurtuluş savaşına oğlu ve kardeşiyle birlikte milis gücü kurarak katılan,batı cephesinde savaşan ve dört kez yaralanan eli öpülesi bir türk anasıdır.
    3 ...
  33. 19.
  34. asıl ismi kakalak olup bir grup kisiliksiz haysiyetsiz vatan haini , mukaddesat dusmanı * * * yuzunden bir vatan kahramanı (#656308)
    ile aynı adla cagirilan böcektir.
    1 ...
  35. 18.
  36. 17.
  37. Milli mücadelenin cesur isimlerinden biri.
    (bkz: fatma seher erden)
    1 ...
  38. 16.
  39. her ne kadar günümüzde fazla kalmasa da kara çarşaf giymiş kadınlara verilen addır.
    0 ...
  40. 15.
  41. 14.
  42. kurtuluş savaşı sırasında büyük kahramanlık gösteren bir kadının lakabı.
    2 ...
  43. 13.
  44. (bkz: fatma teyzenin tatilde güneş altında çok uzun süre uyuya kalmasının akabinde türemiş lakap)
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük