yoktur, olmamalıdır. kadın da erkek de herşeyden önce insandır. kadın hakları, çocuk hakları gibi ayrımlar ortadan kalktığında ve ortak paydada buluşulduğunda dünya daha adil, daha yaşanılası olabilir.
tamamı ile samimiyetsiz, popülizm amaçlı olup; ahlaki değer yargılarına gem vurulduğu anlarda bile aptalca feminist yaklaşımlarla savunulan, hak kavramının özüne vakıf olamamış -kadınlardır bunlar- sevimsiz tiplerin ortaya attığı popüler kültür zırvalarından biridir.
aslında ülkede olmaması gereken bir haktır. ne demek yahu kadın ile erkeği ayırıp ayrı hak vermek. bu bir ülke adına utançtır bana göre. bir ülkede kadınlarla ilgili bakanlık olması utançtır. sen, seni büyüten anaya nasıl davranıyorsun ki devlet onları koruma ihtiyacı duyuyor, sen senin çocuğunun anasına nasıl davranıyorsun ki bu ülkede çocuğunun anasını korumak için, anneni, bacını korumak için bakanlık açılıyor. sonra biz ileri ülkeyiz. afedersiniz, duyamadım neyiz neyiz? bırakalım bu işleri önce kafaları değiştirelim. erkek neyse kadın o'dur, insandır insan. sen insana insan olarak değil erkek kadın olarak bakarsan işi başta yanlış ele alırsın. yasalar eşit, insanlar eşit olmadıkça kadın daha çok ezilir bizde çok izleriz. karakollarda kocasından dayak yiyen kadına aman aile içerisinde olur hadi barışın karı koca arasında olur böyle şeyler diyen kafaları yok etmedikçe neyin hakkı, neyin hukuku. kadın gözleri mosmor ağzı burnu kırılmış hala barıştırmak için uğraşan polisler var. iş böyle olunca normalleşiyor kadının toplumda ki ezikliği. sen önce o kafaları değiştirip kadın erkek eşittir lafını en küçük birimden başlatmazsan bu iş olmaz. aman oğlumdur ortalığın amına koysada yeridir deyip, kız çocuğusun sen burnunu pencereden çıkartmıyacaksan dersen, yarın o ortalığın amına koyan erkek çocuğu karısınıda döver, kızınıda döver, ipe sapa gelmeyen biri olur çıkar. bu eğitimi devlet politası haline getirip, insanları insan olarak görüp, kadın doğurur, temizlik yapar mantığını aşmazsan bizden bir halt olmaz. işin özü en baştan başlayarak bazı sorunları çözmeyi denemek lazım.
türkiye de olmayan ve olmayacak şey. kerhane'nin olduğu ve vergi alınan bir ülkede kadın haklarından kimse bahsedemez. modernlerimiz kadın hakkı diye sayıklanırken kimsenin kerhanelere laf etmemesi ise komedidir.
dünyanın her yerinde çoğu zaman anti-demokratik uygulamalar, özellikle kadınlar üzerindeki açık ya da gizli baskılar yine baskı altında yaşayanlar tarafından öyle kanıksanıyor ki, bir süre sonra durumu doğal karşılamaya başlıyorlar. zincirlerine alışan köle metaforunda olduğu gibi. eskiden sol literatürde çok kullanılırdı. o yüzden bazen kadın hakları için savaşma, tartışma, bir şeyler yapma, yapanları destekleme yönündeki isteklerim ümitsizlik içinde köreliyor. bir teyzem dedi bir kere biz türkiye'de kadınlar üzerine yapılan baskıları konuştuğumuz zaman, "hani baskı, neden baskı olsun canım kadınlar üzerinde?" diye. ama hayatını yazsam sıkıntıdan okuyamazsınız. hayatı erkekler dünyasının ona getirdiği zorluklarla, kayıplarla, darbelerle uğraşmakla geçmiş. ama hala baskı yok, diyor. ümitsizliğe kapılmamak elde değil...
Kendini kişilikleriyle var edemeyen kadınların, sonunda mutlaka kadın hakları* gibi "genel-geçer" değerlere sığındıkları aparattır. bir türlü "birey" olamamalarının "sürü üyesi olmak" gibi bir rütbeyle tamamlandığını (ha ha, tedavi edildiğini) sandıkları andır bu. Kişi değil dişi olmanın avantajına bel bağlamaktır...!
eğer bir ülkede kadın hakları vs ...hakları diye birşeyden söz ediliyorsa kesin mağdur olan taraftan sözediliyordur.
siz hiç erkek hakları diye birşey duydunuz mu?
ülkemizde, dayak yiyen, sömürülen tecavüze uğrayan, töre cinayetine kurban giden(unutlmasınki kan davasıda bir töre cinayetidir) erkeklerde olduğu unutlunca ortaya çıkandır. ötekileştirme, pozitif ayrımcılık talebidir.
kağıt üstünde kalandır. kalmasa zaten bahsedilmezdi. bir de böyle bir ezilme söz konusu olmasa yıllardır hep dile getirilmezdi. erkek hakları diye neden kimse çığırmıyor bir düşünmek lazım...
sözlükte hiç mi bayan yok dedirten bir başlıktır*. troll kapılarında kendinizi savunmaya gerek yoktur. kadın hakları ezelden beri çok haklı, gereklilikten öte bir yaşama biçimidir.