jenga

    1.
  1. Marangozların ustalıkla hazırladıkları tahta parçaları eşliğinde oynanan ve dokundugunu çekmek zorunda oldugundan gozlem yetenegini ölçen, yıkanın dizmesi kuralıyla daha bir zevkli hale getirilebilinen eglendirici imece usulü oyun
    5 ...
  2. 16.
  3. bir simetri hastasıyla oynanmaması gereken oyundur. aksi halde inme gelmesi muhtemeldir.
    4 ...
  4. 31.
  5. dengeyi sağlama ve bozma konusunda teknik ve stratejiler geliştirdiğim oyun. iyi bir rakiple müthiş keyif veriyor.
    3 ...
  6. 4.
  7. insan hayatını anlatabilecek derecede derin anlamlar yüklenebilecek kadar güzel bir oyun.
    sizce de öyle değil mi? *

    hayatımız jenga misali önce elde etmek, toplamak, biriktirmek ve üst üste dizmek yükselmek için çabalarız.

    işte jenga hayat felsefesi burda başlıyor. insanın genlerinde olan doymama aza kanaat etmeme ve açlık duygusu yüzünden daha fazla yükselmek için aralarını boşaltırız..

    sonrası mı? bir bakmışsın ben yokmuşum..!
    3 ...
  8. 5.
  9. hepsi birbirinin aynısı tahta parçalarıyla oynanan , dokunduğun parçayı çekmek zorunda olduğun , 30. kattan sonra işlerin zorlaştığı , 36. kata gelmenin toplum tarafından büyük başarı sayıldığı , kalabalık bir grupla oynanması halinde daha fazla zevk alınabilecek ve oynanırken en az bir defa grubun en gıcığı tarafından yıkılacak zavallı kule oyunu...
    2 ...
  10. 3.
  11. 17.
  12. 15.
  13. reklamı vardı ben biraz da olsa küçükken ''jenga jenga'' diye bağırınca korkuyordum her reklamını görüşümde.
    2 ...
  14. 2.
  15. pek bir eğLenceLi.eL yatkınLığı isteyen.bodozLama asLa oynanmayacak oLan oyun.rekLamLarında insanLar "jenga jenga jengaaaaaa" diye bağırıyorLardı *
    2 ...
  16. 6.
  17. -hadi abi başla.
    +bi saniye düşünüyorum.
    -satranç mı oynuyoz lan!
    (bkz: yaşanmış gerçek hikayeler)
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük