Marangozların ustalıkla hazırladıkları tahta parçaları eşliğinde oynanan ve dokundugunu çekmek zorunda oldugundan gozlem yetenegini ölçen, yıkanın dizmesi kuralıyla daha bir zevkli hale getirilebilinen eglendirici imece usulü oyun
insan hayatını anlatabilecek derecede derin anlamlar yüklenebilecek kadar güzel bir oyun.
sizce de öyle değil mi? *
hayatımız jenga misali önce elde etmek, toplamak, biriktirmek ve üst üste dizmek yükselmek için çabalarız.
işte jenga hayat felsefesi burda başlıyor. insanın genlerinde olan doymama aza kanaat etmeme ve açlık duygusu yüzünden daha fazla yükselmek için aralarını boşaltırız..
hepsi birbirinin aynısı tahta parçalarıyla oynanan , dokunduğun parçayı çekmek zorunda olduğun , 30. kattan sonra işlerin zorlaştığı , 36. kata gelmenin toplum tarafından büyük başarı sayıldığı , kalabalık bir grupla oynanması halinde daha fazla zevk alınabilecek ve oynanırken en az bir defa grubun en gıcığı tarafından yıkılacak zavallı kule oyunu...