600 küsür sayfalık kinyas ve kayra sını 3-4 günde okuduğum, 200 küsür sayfalık piç ini de sıkıntıdan yarıda bıraktığım yazar.
kinyas ve kayra ile yeraltına, karanlığa ne kadar yaklaştırmışsa da bünyeyi, ne zargana ne de piç bu kitap kadar güçlü değiller.
çok büyük yazar olabilecek bir kapasitesi olduğunu düşündüğüm şahıstır. benim de günlük hayatta yapmayı çok sevdiğim şeylerden birini çok sık yapar kitaplarında. genelgeçer doğruluğu ispatlanmış bir kavramı alır, evirir çevirir ve öyle ilginç bir şekilde önünüze koyar ki şaşırır kalırsınız. "evet lam olabilir valla" şeklinde düşünürsünüz. kitapları yarı gülümseme, yarı dikkat, yarı şaşkınlıkla okunur. evet üç adet yarım oldu farkındayım. ancak hakan günday'ın her kitabı, şu anda piyasaya yazarım diye çıkan çoğu şahısın kitabından daha kitaptır. daha tamdır. onlar 1 ise günday 1.5tur.
her kitabında başarısını biraz daha artıran yazar. buraya kadar sorun yok lakin dört duvar arasında kalarak sokaktaki kavga hakkında yazması samimiyetine inancı ciddi anlamda sarsmaktadır bu genç yazarın. kinyas ve kayra gibi ergenlik dönemindeki bir okuyucuyu misliyle etkileyecek bir eserden azil gibi handiyse bir felsefe kurmuş bir esere yavaş yavaş çıkmış olması birkaç kitap sonrasında tam kıvamında bir yazar olacağının habercisidir tek ki görmediği bıçkınlıklardan dem vurmayıp o güzel zekasını, sözcüklerle oynama yeteneğini, hayran bırakan kurgu yeteneğini arka sokaklarda heba etmesin.
geçmişe tükürüp, geleceği çiğneyen adam. türk romancılığında yeni bir soluk gibi.. ayrıca david bowie sevgisiyle bir açıdan daha takdir kazanmıştır gözümde...
insanı okurken bile yoran kinyas ve kayra gibi içeriği hayli ağır sayılabilecek bir romanı lise yıllarında yazmaya başlayıp yirmi dört yaşında yayınlatma başarısını gösterebilmesinden dolayı ubermensch olduğu kanaatine vardığım usta yazar..
ders çalışıyorum diye odama çekildiğimde elime kitabını alıp alıp durduğum, okumaktan sıkılmadığım,kitaplarını okurken sürekli olarak içki ve sigaraya özlem duyduğunuz muhteşem yazar. geleceği var gibi. umarım olur...
yeraLtı edebiyatı'nın türkiye şubesinde yer aLan bir kaç yazardan bir tanesidir.. kaLemi güçLüdür.. bir çok oLaya eLeştireL bakışı takdir'e değerdir.. piçLiğin tehLikeLi bir kavram oLduğunu bize göstermiştir..
azil ile birlikte görüyoruz ki kaldıgı yerden darmadagın etmeye devam ediyor. tabi her kitabı aynı kalitede olmayacak, daha da özelliştirirsek, tabi her kitabı kinyas ve kayra gibi olmayacak; fakat bir guc var!
kendisi her ne kadar kabul etmek istemese de alt kültür edebiyatına dahil edilmesi kaçınılmaz yazar kişi...
keza kendisinin eserleri okunurken akla küçük iskenderden mısralar, hikmet temel akarsu ve altay öktemden bazı alıntılar geliyor insanın aklına*. ancak yine de kendine özgü bir deha ile sarsılıyorsunuz okurken.
son kitanı azil de oldukça soyut bir anlatımla çıkmış okuyucunun karşısına...
bol aforizmali, genellemeli kült olmaya aday eserler veren yazar.Yeni yetme alternatif kesimin yeralti edebiyati iştahini kabartan cinsten. Altin külçesi oluyorsun, agirsin sen çok diyor dibe batırıyor sonra...
kitaplari sirasiyla; Kinyas ve Kayra , Zargana , Piç , Malafa , Azil
kinyas ve kayra ile okuyucuyu büyüleyen yazar.Okuyucuyu diger kitaplarininda da büyük beklentiye sokuyor ayni zamanda. kinyas ve kayra'da afrika'yı, zargana'da berlin'i, piç'te ise istanbul'u pek güzel bir şekilde mekan eylemiştir kitaplarına.
okurken cümlelerin altını çizmekten yoruldugumuz 4 kitabın yazarı. sırasıyla,
(bkz: kinyas ve kayra)
(bkz: zargana)
(bkz: piç)
(bkz: malafa)
uzun zamandır etkisinden kurtulamadigim cümlelerinden biri içinse kinyas ve kayrayi elimize alip 124. sayfayi açiyoruz:
"hayatın kendisi 'halüsinojen.' oksijenin kendisi uyuşturucu. öyle bagimlisi olmuşuz ki, birkaç dakikalik eksikligi öldürüyor..."
en sevdiğim insanın bütün hayatını değiştiren,ona kitap yazmasını sağlayan, tepe taklak yapan,tekrar yaşama bağlayan,ve benim neymiş lan o diyip okuduktan sonra kinyas ve kayra arasında kalmamı sağlayan,bana kitabındaki alp gibi bi hayat yaşatan,uykularımı alıp giden ve sabahlara kadar film izlettiren,sabaha karşı uykuya dalmadan kulağımda kinyasssss diye bağıran birini hissetmemi sağlayan bir ruh hırsızı. artık bir günün 22 saatini yaşıyorum.bir kitap daha istiyorum ruh hırsızı