etude opus 25 no 11 adlı bestesi dünyanın en büyüleyici klasik müzik eserlerinden birisi olan besteci. öldüğü zaman sağ cebinde memleketinden ayrılmadan önce yanına aldığı bir miktar toprak bulunduğu söylenir.
Bu yüzden "gurbeti mesken mi tuttun chopin di gel gayrı" kendisi için anadolu'da yüzyıllardır söylenir.
Polonaise (opus 33), minute waltz, fantasie impromtu, grande valse vs. bunlar gerçekten hoş parçalar...
Da niye bu kadar zor françois? illa aylarımızı mı verelim kendi sefamızı kendimiz sürelim diye?
Sen de kankan franz da iflah olmazsınız.
Şu sıralar her fırsatta dinlediğim eşsiz besteci. Genç yaşta ölmesine rağmen eserlerinin hayranlık uyandıracak olgunluğu ve güzelliği etkileyici unsurlardan biri.
henüz 39 yaşında, paris’te veremden dolayı ölen ünlü besteci.
cenazesinde kendi bestelediği cenaze marşı’nın yerine, mozart’ın (bkz: requiem)’inin çalınmasını istemiştir.
ölümü ardından, chopin’in vasiyeti üzerine, kalbi ablası ludvika tarafından bir kutuya konur, polonya’ya götürülen bu kutu, başkent varşova’daki kutsal haç adlı kilisenin sütunlarından birinin içine gömülüdür.
klasik müzik'de piyanoyla bir tarz yaratmış, erken yaşta ölmüş,acıklı bir hayatı olan sanatçıdır. En sevdiğim parçası hepimizinde aşina olduğu nocturne'dir. Bu parçanın birçok versiyonu var.
klasik müziğe ilgim var ancak chopin'den başka pek kanım ısınmadı.
Notalarıyla kalplerin en derin noktalarına ulaşabilmiş, her saatte, her yerde, her mevsimde ruha arkadaş olmuş, dünyaya gözlerini 168 sene önce bugün kapatmasına rağmen, bestelerinin, hâlâ sıcacık gözyaşlarını buz gibi toprağa usulca ulaştırdığı büyük bestekâr, piyanist, biricik idolüm.
Onu, nocturne in c sharp minor'ı ile yâd ediyorum.