Dil ve üslup açısından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalan Hisar’ın bütün yapıtları esas olarak “hatıra”ya dayalıdır. (14 Mart 1887, istanbul – 3 Mayıs 1963, istanbul)
istanbulda dünyaya geldi, Galatasaray Lisesinde okurken öğrenimini yarıda bırakarak Parise gitti (1905). Üç yıl sonra yurda döndü, çeşitli Fransız şirketlerinde memur olarak çalıştı. 1931 de Balkan Birliği genel sekreteri, 1936 da Dışişleri Bakanlığı danışmanı oldu. Hisar, gençliğinde edebiyata merak sarmış, Paristeki öğrencilik yıllarında edebiyat çevreleriyle ilgi kurarak o zamanın Maurice Barrés, Jean Moréas ve Emile Faguet gibi ünlü yazarlarıyla tanışmış, yurda döndükten sonra da çoğunu yakından tanıdığı Meşrutiyet dönemi yazarlarıyla aynı çevrede yaşamıştır. 1941 e kadar ede-biyat ve sanat çevreleri dışında bir şöhreti yoktu. Çalışmaları da bazı dergilerde yayımlanmış şiir, deneme ve anı türünde yazılardan ibaretti. 1942 de C.H.P. Hikâye ve Roman Ya-rışmasında Fahim Bey ve Biz adlı romanıyla üçüncülük kazandıktan sonra üne kavuştu; bunu diğer romanları ve çeşitli eserleri izledi.