türkler de avrupalılar da aynı benzer noktalardan yola çıkmışlardır ancak her adımda ufak tefek farklar oluşmuştur. sonuçta coğrafi keşifler, reform, rönesans, sanayi devrimi falan derken avrupa bilgi toplumuna dönüşmüştür. bizse farklı inanç ve düşüncelerin sahiplerini öldüren, her boku yeyip ahlak kumkuması takılan, herkes yanlış ben doğru diyen bir topluma dönüştük.
dinin toplumsal alandan çıkartılıp bireysel alana hapsedilmesi, bilim ve sanata değer verilmesiyyle başlar her şey. bireyin ben bilmem beyim bilir demesidir tüm bu olumsuzlukların kökü. karı bilmez koca bilir. işçi bilmez, usta bilir. memur bilmez, amir bilir. müvekkil bilmez vekil bilir. bakan bilmez, başbakan bilir... kimse de o övündüğü dinin ilk emrine uymaz. araştırmaz. geliştirmez. büyütmez. isyan etmez. boyun büküp şükreder!