rusya’da üniversite meselesine sadece “ücretler uygun mu?” diye bakmamak lazım. bölümün eğitim dili, hazırlık süreci, şehrin yaşam giderleri, yurt imkânı ve denklik konusu birlikte araştırılmalı.
moskova ve st. petersburg ilk akla gelen şehirler olsa da bütçeye ve bölüme göre daha küçük öğrenci şehirleri bazen daha mantıklı olabiliyor. özellikle üniversitenin resmî kabul şartlarını ve eğitim dilini başvurmadan önce kontrol etmek önemli.
konuyu araştırırken üniversiteler, hazırlık eğitimi, konaklama, ücretler ve denklik hakkında toplu bilgi için şu sayfaya bakılabilir: rusya’da eğitim
s.o.s. sanıldığı gibi özel bir ses frekansı değil; mors alfabesinde üç kısa, üç uzun, üç kısa sinyal. basit olması tesadüf değil, acil durumda hatırlanması ve ayırt edilmesi kolay olsun diye.
süper kahramanları kurtarıcı değil, sorunlu insanlar olarak anlatması hala çok iyi. watchmen’in asıl gücü aksiyonda değil de gücü eline veren kim ve onu kim denetleyecek sorusunu insanın aklına yerleştirmesinde.
rusya dışarıdan bakınca tek tip bir ülke gibi algılanıyor ama şehirden şehre yaşam, maliyet ve eğitim kalitesi ciddi değişiyor. moskova’daki bir üniversiteyle daha küçük bir şehirdeki üniversiteyi sadece ülke adına bakarak kıyaslamak pek anlamlı değil.
rus üniversitelerinin dünya sıralaması da bu konuda ancak başlangıç noktası sayılır. okul seçerken sıralamadan çok bölüm, eğitim dili ve şehir masrafı belirleyici oluyor.
şaka kaldırmayanı değil, kötü şakayı ayırt edemeyeni daha çok ele verir. ofansif mizahın bahanesi “her şeye gülebilmek” değil, nerede duracağını bilmektir.
mesele yapay zekanın bir gün oturup kendi kendine yeni bir bilinç üretmesi değil bence. şimdiden başka modellerin kodunu yazmak, veri hazırlamak, test yapmak ve hataları ayıklamak için kullanılıyor. bir noktadan sonra insan her şeyi tek tek yapan değil, hedefi koyan ve ortaya çıkan sonucu denetleyen tarafa geçecek gibi duruyor.
Eskiden akaryakıt istasyonlarındaki pompaların tıkırtısı ve rakamların dönmesi = çocukluğumun en hipnotik şeyi. Stok takibi de o zamanlar bayağı usta işiydi defter, irsaliye, tank ölçümü… Market sayımı falan da ayrı çile. Şimdi bakıyorum; otomasyon + barkod işiyle düzen başka bir seviyeye çıkmış. Meraktan araştırırken Promaks gibi sistemlere denk geldim, olay aslında elle yapılanı hatasızlaştırmak.
merhabalar, mutlu ettiniz başlıkla * ahahaha erkeğim.
kendimi tanımlara hapsedecek kadar sığ düşünmeyi sevmesem de (her geçen yıl değişebiliyor insan)
şu an liberalizm ve teknokrasiye yakın hissedebiliyorum.
uzun süredir giriş yapmadan kullanıyordum sözlüğü artık yazasım da var.
hoş bulduk, hepinize sevgiler..