Fiiliyatta hiçbir geçerliliği olmayan karar. Şu an CHP örgütü, akp kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu'nun il başkanı olarak atadığı hiçbir ismi tanımıyor. En bariz örnekler istanbul ve Bursa işte. istanbul'da Kılıçdaroğlu bile değil, mahkeme azletti özgür çelik'i, ama fiiliyatta il başkanı Özgür çelik. CHP adına eylemleri yapan, politik çalışmalarda bulunan özgür çelik. Bursa'da da güya Nihat Yeşiltaş görevden alındı, ama halen bursa il örgütünde özgür Özel ve Ekrem imamoğlu pankartları duruyor.
Peki, fiiliyatta bir anlamı olmayan bu görevden almalar niye yapıldı? Psikolojik olarak çökertmek için. Kayyum yönetimi, tepkilerin kısa sürede sönümleneceğini umuyordu. Ama sönümlenmek bir yana, Kılıçdaroğlu ve bir avuç yancısı, günden güne daha çok nefret topluyor. Cem küçük bile tgrt'de "madem bu kadar desteğin yoktu, kırk milletvekili toplayıp grup toplantısı bile yapamıyorsun, niye bu işlere talip oldun" diye Kılıçdaroğlu'na verip veriştiriyordu. Kılıçdaroğlu ve yancıları, bu hamleyle hem karşı tarafı psikolojik olarak yıpratmak, hem de kendilerini kayyum olarak CHP'ye atayan patronlarına rüşt ispatlamayı amaçlıyor. Ama öfkenin boyutlarına ve özel-imamoğlu ekibine tabanda gelişen sahiplenmeye bakarsak bu da bir işe yaramayacak gibi görünüyor.
Tamar tanrıyar olayıyla iyice açığa çıkan savaştır. Tamar tanrıyar'ın "ben Albayrak grubunu suçlamadım, sadece eleştirdim" diye geri vitesi köklemesi ve sabah muhabiri dilek güngör'ün malum tweetini * silmesiyle taraflar geçici bir ateşkese imza attı ama bu ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı muğlak. Bana kalırsa sonbahara doğru bu klik savaşı yeniden şiddetlenecek.
Cin olmadan adam çarpmaya çalışan havuz medyası personeli. Deniz undav'a yakıştırdığı şeyleri mesut özil hakkında yazacak cesaret yok kendisinde. Bunun gibi adamlar spor medyasından ekmek yiyorlar işte.