problemli bir sorudur zira ne kadar dedin mi bir şeye hizalaman gerek mesela elma ne kadar demek ne kadar paraya denk demek, ne kadar aldın dedin mi üç kilo aldım beş kilo aldım diye bir birime hizalaman lazım vs o yüzden sorulursa işin içinden soruda kategorik bir problem olduğunu söyleyerek çıkabilirsin.
doğru bir önermedir ve fakat patolojik bir boyut kazanması da mümkün olabilir bu olayın. kendine zaman ayırmak ile hayatı hayattan kaçarak geçirmek arasında yer yer oldukça ince bir çizgi olabilir.
yer yer ciddi bir samimiyet sınavı olarak da insanın karşısına çıkabilen mesele. bir işin, konunun ya da projenin elle tutulur, somut bir forma dönüştüğü, hayal alemini terk ettiği andır. hem niyetin hem de imkanın denendiği bu sürecin önemi günlük hayatta da nasıl başladıysa öyle gider başlamak bitirmenin yarısıdır gibi sözlerle sıklıkla ifade edilir.
bu aslında sık sık yanlış insanlar nedeniyle kişinin edindiği bir yanılgıdır. doğru kişiler gerçekten fark yaratır, özellikle yaş ilerledikçe de yanlış kişilerin yanlış halleri daha çok rahatsız eder. az olsun öz olsun diye bakmak lazım, bir de gerçekçi olmak gerek.
zihnin olur olmaz köşelerinde, en akla gelmedik yerlerinde yüzlerce kare fotoğraf bırakan arkadaşlıklar, anılar. dersin ki ya arkadaş ben bu kadar ıvır zıvır şeyi niye hatırlıyorum, niye çekmişim bu kareleri. 20 sene önceki hikayeyi hatırlasam ne olur, unutsam ne olur.
20 sene sonra bakınca anlıyorsun. hikayeyi değil, çekeni unutma diyeymiş onlar.
diğer insanları sevme durumundan biraz daha zorlu ve farklı şartları olan bir süreçtir.
zira başka insanlardan ayrışmak mümkündür, dolayısıyla birinin bir halinden hoşlanmadığınızda bu kişiden sadece bu noktada uzaklaşmanız bir seçenek olabilir yerine göre. ancak insan kendi kendinden aynı kolaylık ile kaçamayacak olduğu için ve dahası kendimize karşı bir sorumluluk da taşıyor olduğumuzdan kişinin kendini sevmesi, kendini kabul etmesi ile çok yakın ilişki içindedir.
burada kabulden kasıt ne yapalım ben böyleyim işte değil, aksine ya benim bu anlamda hatalarım var diyebilmek ve buradan sağlıklı bir gelişim sürecine girebilmektir yani kişinin gelişmeye açık olduğunu ve bunun bir eksiklik olmadığını görebilmesidir.
zor iştir yani, en zor yüzleşme insanın kendiyle yaptığıdır çoğu zaman zira.
kuvvetli bir ifadedir. genellikle gece kahvesi ya keyifli bir anın ya da mecburi bir işin eşlikçisidir, nadiren öylesine, durup dururken tercih edilir.
yaz akşamları balkonda otururken insanı düşündüren manzara. herkesin bir hikayesi var, kimilerine o anda öyle bir sahne yazılmış. kaçan bir uyku, yetiştirilmeye çalışılan bir iş, dalınan bir oyun, belki derin ve güzel, belki sıkıntılı ama gerekli bir konuşma... insanlar çeşit çeşit.