evet kendisi Türk yapımı olan aşkı memnu'da yeğeni ile ilişki yaşayan bihteri canlandırdı fakat onun öncesinde başka bir Türk yapımı olan gemi kaptanı evli çocuklu Ali kaptanın seferinden dönerken karısını rus biriyle aldattıktan sonra derbeder olan ailenin okulu bırakıp küçük yaşta kendinden yaşça büyük birine aşık olan ama para için onun sakat kardeşi ile evlenip arka planda abisiyle fingirdemeye devam edem Aylin karakterini oynayıp sektörde adını duyurmuştu.
tüh yaaaaaaaa
halbuki on numara beş yıldız bir ülke yaaaa...
yönetim mükemmel, Osmanlı devletimizden ilham alarak padişah sistemine geçiş yapıyoruz yönetim babadan oğula geçecek misss
gençlerimiz zehir gibi, beyin göçünü yaparken klavye arkasından sözlüğe yazıyorlar sosyal anlamda başarılı bireyler.
eğitim sistemi uçuyor, her mezun anında memur polis
ekonomi zaten bebeğim gibi, mama fiyatına bakınca altımıza yapıyoruz.
suç oranı falan yok, herkes birbirine o kadar aşık ki sokaklar park gibi.
her yıl uzaya çıkıyoruz bilim alanında falan da çok geliştik
ahhh bir de Kürtler gitse de havasına suyuna taşına toprrraa...
çok kaliteli fimlerdir, günümüz türkiye'sinde yayınlanan ve kendi zamanında yayınlanan çoğu yapıma göre oldukça gerçekçi ve cesurdur. Eski sinemalar pembe dizilerden ibaret sanılırken Yılmaz Güney filmleri hayatın gerçeğini sinemaya taşıyınca bazılarının Kürt kuduzluğu azmış . Şimdiki senaryolar Ne üzerine dönüyor acaba çok merak ediyorum jzhxhjsj .
sanatçı ruhu olan niş zevklere sahip bir bireydir. klavye arkasından "burası Türkiye, ölsün Kürtler" diye bol keseden yiğitlik yerine ulu orta Ahmet Kaya şarkıları Yılmaz Güney replikleri mırıldanır ve faşist hoplatır.
hiçbir soytarı kral olmayı hak etmiyor ki kaldı ki bazı soytarılar vardır sirkinde havale geçirir ve gösteri öncesi kendini tahtta görüp bol keseden sallar ortaya. halbuki aslanın kaplanın alevli gösteriler yaptığı sirkte kendisi sadece gülüp geçilen bir soytarıdır. ciddi alınacak vasfı hiçbir şeyi yoktur
hatta bazı soytarılar vardır ki ne fikirleriniz ne idealleriniz ne karakteriniz hiçbir şeyiniz uyuşmaz
"ben nasıl yıllarca karşılıklı oturup adam akıllı görüşlerimi fikirlerimi konuşamadığım bu insanla arkadaşlık etmişim karşımda olanları yanımda sanmışım ne acı ya" diye iç çeker seyircilerden birisi.
abi sabah otobüse binerken bir şoför yanı boştu öyle gittim işe dönerken de yine şoför yanı boştu. bir süredir bu şekilde otobüs yolculuğu yapıyorum, acaba kaderim şoförü karısı olmak mı ve bu bir sinyal mi?
yalnız çok rahat vallahi kih kih kih hem en önde kapının yanında , hem yolu izliyorsunuz , hem sıkıştıran yok, hem klima altı.
herkes hükümeti devleti eleştiriyor , yönetim biçimini eleşitiriyor. ee madem herkes bu düzenden şikayetçi o zaman oyları kim veriyor bu adama ? ya da sorunlu sadece o adam mı?
düzen mükemmel ise şikayet edenlerde mi hata var yoksa düzen kötü de mükemmelmiş gibi durumu kabullenenlerde mi?
çoğu şeye hazırlanmak ve kendimi kasmaktan sıkıldım arkadaşlar ya
bana gün boyu saçma salak dramalarını anlatan çevremden uzak şöyle bir adaya gitmek isterdim - ama yanlız olmayayım korkarım kdsfjndnfvkd - orada yüzmek , yemek yapmak , istediğim gibi çirkin takılmak ve hiçbir şey düşünmemeyi dilerdim.
OFF MELOŞ ŞU HAYATA HEP RUTiN ŞEYLERi YAPMAYA VE TATMAYA MI GELDiK. seninle bunları karşılıklı Grand Marnier Cuvée du Centenaire içerken konuşmak isterdim ama sen ona da sallarsın.
cami , kilise , tapınak vs vs tarzı yerler beni nedense acayip geriyor.. neden bir şehirde benimsenmiş bir inanışa ayak uydurmak zorunda oldugumuz için camii kilise dikiyorlar ki?
din insanlar için gerçekten de o kadar önemli bir unsur mu? veya hepimiz dinine bağlı insanlar mıyız?
biraz kabalık etmiş bulunacağım ama
bence çoğu topluluk için ibadethaneler ne kadar ağlayıp sızlasalar da sadece birer aksesuardan ibaret. bir yere camii kilise bilmem ne yaptıracaklarsa oradaki topluma oylama yaptırmalılar ve böylelikle dini maşa edip gizliden gizliye sapıklık yapacak bireyler için yapıtlar dikmek yerine kütüphane açarlar da halk kültürlenir. gelişir.
Bu kalbim aynı yerde, atmıyor senden önce
Bakıştık aynalarda aylar önce, yıllar önce
Düşmüşüm aşka senle, söylesen var mı çare?
Bi yerde denk gelirsek bakma öyle, otur şöyle...