Bunu beyin kanaması geçirdikten sonra çok iyi anladım.
Ama daha ilginci, insan zihni nankör ve eğer köklü değişiklikler yapmadıysanız hayatınızda ; yani başka bir sen yaratamadıysanız, biraz iyileşmeye başlayınca şükür ettiğiniz şeyleri yine unutmaya başlıyorsunuz.
Daha doğrusu gereken önemi vermemeye.
Ne kadar büyük bir hata bu.
Hayatın size verdiği hediyeleri unutmamalı.
Günlük koşuşturmalarda ne kadar boş şeylere üzülüyoruz bir dakika durup düşünün. Bir an farkına varıyorsunuz , tamam diyorsunuz kendine gel ve silkelen. Sonra bir bakıyorsunuz yine aynı döngüdesiniz.
Her gün aynı yoldan giderek farklı bir yere varamazsınız. Kendinizi değiştirmeden her zamankinden farklı bir hayat bekleyemezsiniz.
kurtuluş savaşının ilk yıllarında Ata sının arkasında sırtında iki aylık bebesiyle cepheye mermi taşırken yolda ruhunu teslim eden o onurlu kadın, 15 inde eline silah alıp cepheye giden ve bir daha dönemeyen o onurlu Mehmet olamıyorsan bu muameleyi de hakediyorsun demektir.
sen sadece nefes aldığın için bile değerlisin. ve etrafındaki nefes alan büyüyen değişen dönüşen ne kadar canlı varsa senin kadar değerli. hem kendine hem de onlara saygı duy.
bu insanlar kendi hemcinsleriyle değil de birer kadınla evlense bu dünya üzerinde ne değişecek diye sormamız gereken olgudur. yani milletin uçkurunun derdine düşeceğine git sokağın köşesindeki aç kalmış kediye 2 liraya hindi salam alıp ver. Şu dünyada alıp verdiğin nefes bir işe yarasın.
müzik aşkım yüzünden birkaçı hariç karaktersiz tiplerin toplandığı bu programı izlerken çeşitli çelişkiler içinde boğulurken bulurum kendimi her seferinde.