ben dahil pek çok kişinin hayatının elbet bir noktasında hayali olmuş bir durum.
çok sevdiğim karikatürist erhan candan pandemi döneminde istanbul'da bir teknede yaşamıştır. bu dönemde yazdığı karikatürleri seve seve okumuşumdur hep, herkese öneririm.
(bkz: erhan candan)
tek kişilik ölüm romanında, "bütün çabamız açılardan kaçmak. kaçtıkça batıyoruz. " demiş büyük üstat. küçük yaşta "komünist" adlı otobiyografisini okuyup ardından alintiladigim kitabını okuyup betimlemelerine hayran kaldığım, rahmetli, yazar.
kendisini yakın zamanda görmeye gittiğim, gayet eğlenceli bursa inegollu karikatürist ve komedyen.
cilizligi ve kivircik saci ile karikatür karakteri gibi hatirlanabilir bir yapıya sahip bir abimizdir. vaktinde dinlenme tesisi yönetmiştir (bkz: köftelord) ve okuması gayet zevkli cinayet kitapları yazmıştır. yaşadığınız yere yakın gosterisi var ise kesinlikle ugramanizi tavsiye ederim.
aglamanin hep bir kuvvet olduguna inanmisimdir. yogun anlarinda kafa duzgun kelimeye duzgun sozlere basmaz iken kafani yoran, lime lime parcalayan dusunceleri dunyaya gozlerinden akan yaslar ve agzindan cikan inlemeler ile birakmak... bir guctur belki de en buyuk guc.
ayagimi yalanci yasona attim, ben geri donemem,
elimde tocuh blue'yi yaktim, ben bunu duzeltemem,
babamin boguldugu sahilde, ben onu bulamam,
beni ondan dislama, beni de yut denizine!
kaya olmus yatagim, ben carsiya gidemem,
fener olmus barinagim, ben eve gidemem,
kayigim olmus tasitim, ben yola cikamam,
beni de al persembe, beni de yut denizine!