“Açarken ufkunda güller alevden”
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden
Kimseye belli etmedi içindeki yangını
Yürüdü, kendinden emin
Sonsuzluğa doğru
Galata Kulesi’nde bekliyordu ecel
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak
Ölüm yolcusunun son arzusu buydu
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden
Bu adam benim oğlumdu
(bkz: Ümit Yaşar Oğuzcan- Galata Kulesi)
aynı duyguları paylaşıyoruz kardeşim yeni gelen koreli çocuk oh konusunda da içimde garip bir umut var açıkçası. sanki o çocuk bir kıvılcım yakacak gibi geliyor. büyük konuşmayayım çünkü bu takım umut verip üç hafta sonra insanı yine delirtebiliyor ama yine de bir beklenti oluştu bende. umarım bu sefer gerçekten yüzümüzü güldüren bir şey çıkar.
masumiyet müzesi dizi yapıldı kitabını okuyanlar olarak sizin de içiniz buruk mu dizisini izleyemiyorummm. "Bazen hayat, bize ne kadar acı çektirirse çektirsin, bizi ne kadar çaresiz bırakırsa bıraksın, kalbimizin derinliklerinde her zaman bir umut ışığı yanmaya devam eder."