2013 yapım gizem/gerilim filmi. diğer adı anna. insanların anılarına girebilme yeteneği olan özel bir dedektif olan john yemek yemeyi reddeden 16 yaşındaki kız olan anna'nın yeniden yemek yemesini sağlaması için görevlendiriliyor. john anna'yı yeniden yemek yemeye ikna etmesine rağmen işin peşini bırakmıyor, yemek yemeyi reddetme dışında başka olayların olduğunu görüyor. anna söylenildiği gibi bir psikopat mı yoksa mağdur ergen bir kız mı? filmde tam anna şu dediğimizde film başka bir şey çıkarıyor ve gizemi hala koruyor. finali de klasik birden olan ters köşelerden değil film içinde baya bir hazırlığı yapılmış ters köşe. ama finale doğru giderken john'un bariz birkaç hatası var onlar da olmasa film gerçekten efsane olurmuş. 6.1/10.
2016 yapım gerilim filmi. nişanlısı ile telefonda henüz kavga etmiş michelle karanlık bir yolda arabasını dikkatsiz sürmektedir. yolda tek araba olarak michelle'nin arabasını gören Howard yanlışlıkla michelle'e çarpmaktadır. howard michelle'nin tedavisi için onu kendi yer altı sığınağına götürmektedir. burada michelle bağlı ve görece boş bir odadadır. bu ilk başta gerilimi klostorofobik bir çerçevede verileceğini düşündürse de michelle kısa sürede serbest kalmaktadır. howard michelle'e odaları ve odadaki eşya istifini göstermekte ve bu da mekanı olduğundan daha büyük bir his uyandırmakta. bundan sonra sadece birkaç sahnede klostorofobi işlenmekte.
yer altı sığınağında sadece 3 kişi vardır. howard ve michelle'den başka bir de emmett var. emmett bu yer altı sığınağından inşasında çalışmıştır ve michelle'nin aksine kendi isteğiyle hatta howard'a ısrarıyla bu yer altı sığınağında kalmaktadır. üçlü arasında bir güvensizlik bulutu hakimdir. birisi birisine tam güvenecekken diğeri ile alakalı güvenmediği şeyi sormasından sonra diğerini onaylayan şeyi söylediğinde yine güven azalmaktadır. çok çabuk ilişkiler kurulur ve toparlanır ama kısa bir süre içerisinde de kırılır. herkesin doğru söylediği şeyler vardır bu anlamda kimseye ne tam iyi ne de tam kötü denilebilmekte.
final birçok kişinin beklentisini karşılamamış ama bu final gayet normal. çünkü bu film aslında bir serinin parçası. ilk film ile görece bağımsız senaryosu olsa da ilk iki film üçüncü film ile birlikte bağlanıyor. 6.2/10.
2020 yapım gerilim filmi. filmi instagram'da bir kesitini görerek keşfettim. bu kesit büyük bir spoiler'dı. o yüzden ilk yarım saati düşük de olsa hala tempoluydu benim için. o spoiler'ı geçtikten sonra gerçekten merak unsuru ön plandaydı. konu olarak annenin kızına karşı gizlediği bir gerçek etrafında geçiyor. spoiler'da da bu gerçek vardı. sadece bir sahnesi olmamış diyebilirim. bir sahnesine de gerçekten uğraşılmış. 6.2/10.
film bir annenin bebeğini ölmesiyle başlıyor. bu anne başkasının bebeğini kaçırmış ve ona annelik yapmaya başlamış. toplu konuşma sahnesinde yaşadıklarının tam tersini düşündüğünü anlatıyor ve bu da annenin iç çelişkisini anlatıyor.
anne aslında Munchausen by proxy sendromuna sahip. neden kızını sakat bıracak ilaç içirdiğini merak edenler bu sendromu araştırabilir. filmin sonunda kız annesini affediyor zannediyorsunuz ama aslında anne ile kız yer değiştirmiş bu sefer kız Munchausen by proxy sendromuna sahip.
kız odadan kaçarken diğer odanın camı açıkmış gibi kolay bir sahne yapabilirlerdi ama cam kapalydı ve kızın camı kırma sahnesinde bilimi kullanmışlar, bu sahne gerçekten etkileyiciydi. ama kızın gerçeği öğrenmesi çok kolaya kaçılmış. yani anne dolapta bütün gazeteyi, belgeyi saklıyormuş; büyük bir amatörlük.
2018 yapım gerilim filmi. ana konusu saplantılı bir erkek bir kadını takip etmesidir. ilk 10 dakika başlangıç niteliğinde sonra ise direkt ana hikayeye giriliyor. konuyu anlatmak adına yan hikayeler oluşturulup uzatılmamış. bazıları için bu "noluyoruz" tepkisi doğurabilir ama ben filmin bu tekniğini beğendim.
10.dakikadan sonra başrol kadının bir psikologla görüşmesi var. bu görüşmede kadın kameranın tam ortasına koyulmuş ama psikolog ise sağdan çekilmiş. bu teknik kadının sanki bize doğru içini açıyor ama psikolog ise yandan dinliyor yani bir kulağına giriyor diğer kulağından çıkıyor gibi hissettiriyor. zaten de konuşma sahnesi bittikten sonra beliren bu diyalogla bunu daha iyi anlıyorsunuz: "gerçekten çok iyi bir dinleyicisiniz, belli ki bunu size söyleyen ilk insan benim"
filmde bir an olsun sanki kadın kuruntu yapıyor hissi yaşatılıyor size ama sonra yine kadının haklı olduğu düşüncesi zihninizde beliriyor. filmde gizem ögesi çok fazla kullanılmamış çoğu şey zamanı gelince açık bir şekilde gösterilmiş ama yine de tempo hiç düşmüyor. 5.7/10.
film 4 bölümden oluşuyor. insanlığın başlangıcı kısmında sanki bir belgesel izliyormuşuz gibi yapmışlar. sonraki yerlerde uzay gemisinin atmosferi mükemmel yapılmış. iç mekan detaylarını başka hiçbir yerde görmedim öyle ki bazen filmi durdurup inceledim. filmde diyaloglar çok az. klasik müzikler ise çok güzel. aksiyon seven, sesli anlatım arayanlar sıkılabilir. ama onun dışında bir manzarayı, sanat eserini seyretmeyi seven insanların da bayılacağı filmdir. sembolizmi çok kuvvetlidir. imdb ile aynı puanı veriyorum, 8.3/10.
ilk başta siyah ekran yer alır. çünkü primat öncesi insanlıktan sayılmamaktadır, bunu da filmin primat kısmı başlamadan birkaç dakika siyahlık gösterilerek yansıtılmıştır. primat siyah monolit taşa dokunduğunda artık alet yapmayı öğrenmişler ve siyah taş artık oradan kaybolmuştur.
ikinci kısımda ise astronotlar aydaki monolit taşı araştırmaya gitmişlerdir. buradaki taş da primatların alanına yerleştirilen taş ile aynı zamanda yani 4 milyon yıl önce yerleştirilmiştir. bu kısımda astronotların kendi aralarındaki konuşması da primatların davranışlarıyla aynıdır.
insanlık her ne kadar burada gelişmiş gibi gözükse de toplam gelişimi açısından neredeyse primatlarla aynı seviyededir. kubrick bunu ise insanın mama tarzı şeylerle beslenmesi, yerçekimsiz yürümeyi öğrenmeye çalışan kadın, tuvaletin nasıl kullanılacağına dair yönergelerle göstermiştir.
üçüncü kısım ise jüpiterle ilgili bir görevdir ve burada yapay zeka olan hal 9000 ile insanların mücadelesi anlatılır. peki hal 9000 neden insanlarla mücadele etmiştir? david hal 9000'in hafıza merkezine girdiği anda gizli bir video kaydı oynar, bu görevin çok önemli olduğunu söyler ve oradaki astronotların bile mahvetme ihtimaline karşın tam o zamanda açıklanması gerektiğini düşünülmüştür. işte hal 9000 ise bu görevi ne olursa olsun tamamlamak için programlandığı ve bu video kaydı da yüklendiği için görevini tamamlamak amacıyla önce görevi tehlikeye atabilecek olan insanlardan kurtulmaya çalışmaktadır.
son kısım ise son kalan astronotun bir mekana kapatıldığını görmekteyiz. bu mekanı siyah monolitleri diken uzaylılar yapmıştır. ilk başta bu mekan tam insanlara göre gibi gözükmektedir ama sonrasında mekanın içinde bazı tuhaflıklar göze çarpmaktadır. bu da insanın hayvanları bir mekana kapatması ve mekanın o hayvanın doğal alanı gibi yapmaya çalışmasına karşın asla doğal alanı olmamasına alegori yapılmaktadır.
bu mekanda david ilk başta delirse de sonradan alışmaktadır zaten mekanda gördüğü kendi alışmış yaşlı halidir. bu yaşlı hali de artık son halini görür. son halinden sonra da dünyaya bir yıldız bebek gönderilir. bu yıldız bebek Nietzsche'nin şu sözüne atıftır: "insan, bir an önce kargaşasını kendine anlam veren bir düzene çevirmezse, yıldız doğurtmazsa karanlığına, yok olacaktır." Zaten o an arka planda ve daha önce de çalmış olan klasik müzik Nietzsche'nin böyle buyurdu zerdüşt kitabından esinlenerek yapılmıştır. Nietzsche'nin üst insan ulaşma arzusuna da atıftır.
ayrıca filmde şunlar da dikkat çekmektedir. uzay gemisinde nasa değil panam logosu vardır. panam filmin yapıldığı tarihteki bir amerikan uçak şirketidir. bu da gelecekte uzay yolculuklarının artık sıradan hale geleceğinin ve herkes tarafından ulaşılabileceğinin bir atfıdır. yine bu minvalde astronotların toplandığı alanda da hilton yazmaktadır hani şu ünlü otelleri olan şirket.
birkaç saniyeliğine geçen bazı uzay araçlarında da çin ve almanya'nın bayrağı yer almaktadır. çin bayrağı ise çok ilginç çünkü bu da kubrick'in ileri görüşlülüğünü göstemektedir.
apple tablet yapıktan sonra samsung da bir tablet yapmıştır. bunun üzerine apple samsung'a patent ihlali davası açmıştır. samsung ise bu fikri apple'dan çalmadıklarını 2001 a space odyssey filminde gördüklerini söylemiştir. samsung bu savunmasıyla davayı kazanmıştır.
1999 yapım bilim kurgu filmi. sinema sitelerinde the matrix ile aynı yıl çıktığı için the matrix'in gerisinde kaldığı ama yine de sağlam bir simülasyon filmi olduğunu okuyunca bir izleyeyim dedim. filmdeki bazı replikler the matrix'teki repliklerle ya birebir aynı ya da çok benzer. film ilk başta sıkıyor, gerçekten ilerlemiyor ama sonradan ters köşelerle açılıyor ve kendini izlettiriyor. simülasyon konusu fena işlenmemiş bu yüzden insana bazı sorgulamalar yaptırıyor ama the matrix kadar da denemez. bu arada aynı yılda çıkmış olsalar bile the matrix filmi bu filmden daha sonra çıkmıştır. 5.1/10.
1991 yılı fransız yapımı bir kara komedi filmi. açlık çekilen dispotik bir dünyada geçiyor film. bu yüzden filmde sarı tonlar tercih edilmiş ve bazı insanlar tozdan öksürüyor. filmin dünyası gerçekten bir tuhaf ve tuhaflık insanı içine çekiyor. 1 saat 39 dk. sürüyor.
buradan sonra filmdeki alegoriler incelenecek ve bu yüzden spoiler içine alınacak.
filmde insan eti yeniliyor. apartmanın kasabı iş ilanı açıyor ve bu ilan sayesinde işe alınan kişiler en sonunda eti için kesiliyor. ayrıca apartmanda kirasını ödeyemediği için de yaşlı bir akrabası kesilen var. ayrıca yine kirasını ödemeyen fakir de bacağını kestirmiş. burada fakirlerin, yabancıların, yaşlıların, engellilerin oradaki yerliler için ezildiği veya sömürüldüğü alegorisi var.
gaipten sesler duyup da intihar etmeye çalışan bir kadın var, her seferinde başarısız oluyor. intihara en fazla yaklaştığı denemede kocası bu durumu fark ediyor. burada da ciddi sonuçları olabilecek bir duruma ancak o durum olunca veya olmaya yaklaşınca müdahale edildiğini ve öncesindeki duyarsızlığın alegorisi var.
filmde insan eti yemeyi reddeden ve yer altında yaşayan insanlar suç örgütü olarak lanse edilmiş.
2015 yapım gerilim filmidir. korku ögesi yoktur. punk şarkıları söyleyen bir grup fakirlik çekmekte ve bu grup çıktığı mekanda bir cinayete tanık olmaktadır bu yüzden de mekanın sahipleri tarafından alıkonulmaktalar. imdb puanı 7 olduğu için çok ümitliydim, tek mekanda ya da dar alanda geçen gerilim filmlerini severim. sadece köpeklerin olduğu sahneler biraz gerdi onun dışında konu işleyişi yoktu, gerecek bir unsur da yoktu. tam bir hayal kırıklığı oldu film. 3/10.
ilk başta cinayet hariç diğer cinayetler vücudun çevresinde bile ayrıntılı işlenmiş buralar biraz korkunç. instagram'da "gördüğüm en iyi ters köşe" yorumunu gördüğüm için izleyeyim dedim ama sondaki ters köşe beni etkilemedi. onun dışında klişe bir senaryo. filmde bir ara kamptaki erkekler çıplak denize giriyor ve burada o erkeklerin kalçaları gösteriliyor, yani buna ne gerek vardı ki.
filmde ilk başta komedi unsurları vardı ve fena değildi. oyunculuklar da biraz komik ve rahatsız edici geldi. altyazılarda bazı yerler çevrilmemiş ve çok fazla kayıyordu. 3.5/10.
2007 yapım aksiyon filmi. 1 sa. 45 dk. sürüyor. oğlu benzinlikte öldürülen bir babanın intikam hikayesini konu alıyor. babanın avukatı 3-5 yıl ceza alır sonra çıkar dediğinde baba müebbet beklediğini söylüyor ve aklındaki kararı değiştiriyor mahkemede şahitlik bile yapmıyor. filmde bir derinlik yok. sadece "bazen eşitlik kaos getirir" cümlesini ele alabiliriz. bazı yerlerde kırmızı renk paleti kullanılmış ama sonra kullanılması gereken yerlerde kullanılmıyor yani sanat anlamında çok uğraşılmamış. klasik aksiyon filmi ama işleyiş o kadar da yavan değil. aksiyon filmi sevenler ve zaman geçsin diye düşünenler izleyebilir.
saw film serisinin yönetmeni james wan bu filmde senarist bu yüzden jigsaw'a küçük bir gönderme (easter egg) de bulunuyor. 4.7/10.
2008 yapım fransız korku filmi. ekstrem bir filmdir. film kız çocuklarının kaçırıldığını belirterek başlıyor. daha sonra pedofili için olmadığını anlıyorlar. daha sonra lucie adlı bir kadın bir aileyi katlediyor ve en yakın arkadaşı anna'yı çağırıyor. lucie intikamını aldığını düşündüğü için zihninde yarattığı yaratık ile birlikte intihar ediyor. meğerse acının kutsal olduğunu, acı çeken kişinin uhrevi boyuta yükseldiğini, tanrının boyutuna yaklaştığına inanan bir tarikat tarafından kaçırılıyormuş kız çocukları. acı çekmelerine rağmen hiçbir kız çocuğu bunu başaramıyor anna hariç. filmin sonunda filmin isminin etimolojisini de açıklıyorlar. tarikat bu acıyı kız çocuklarına işkence ederek veriyor.
cinayet sonrası vücut izleri çok ayrıntılıydı. işkence izleri de çok ayrıntılıydı zaten filmde sık sık zoom yaparak da gösteriyorlar. ama işkence edilirkenki sahneler tam olarak yok filmde. ilk başta iğreniyorsunuz, başlarda sadece jumpscare olan sahne var. bir de sonda anna'ya yapılmış olan şey ve tutsak edildiğinde yedirilen lapa da iğrenç. tortue porn denmesine sonuna kadar katılıyorum, ekstremliğine de buradan alıyor, bunların dışında korku kategorisine de sokulmayı hak etmiyor çünkü korku duygusuna hitap edecek bir öge yok. zaten senaryo da akıcı ve merak uyandıracak bir şekilde işlenmemiş. imdb'de 7 puan verilmiş ama benim puanım 4,2/10.
2009 yapım gizem/gerilim filmi için yapılmış incelemedir. filmin afişine bakılırsa tam adının after.life olduğu görülüyor.
film sizi başrol gerçekten öldü mü yoksa cenaze levazımatçısı onu kandırıyor mu bunu sorgulatıyor. filmin verdiği ipuçları birbirleriyle çelişmiyor bu kısmı güzel yapmışlar. 1 sa 44 dk sürüyor. filmde fazla uyaranlar yok bu yüzden bazen filmden kopabilirsiniz ama bu hiç sorun değil çünkü filmden bir şey kaçırmamış oluyorsunuz ama bu kopmadan kısa bir süre sonra filme yeninden çekiliyorsunuz.
filmde başrolün gerçekten yaşadığı düşüncesiyle bakınca cenaze levazımatçısı saw film serisindeki gibi jigsaw gibi başrole hayatını sorgulatıyor, ona ikinci bir şans veriyor ama bu sefer bilmeceler saw serisindeki gibi objektif değil cenaze levazımatçısının yoğun psikolojik manipülasyonları var ama yine de cenaze levazımatçısı başrolü düşünmesi için alan bırakıyor. yine filmde başrol öldüğünü zannedip de pişmanlıklarını dile getiriyor ve sonunda da ölünce de huzur bulacağına inanıyor.
filmin sonundaki müzik de insanın içine işliyor o yüzden bu kısmı da geçmedim, dinledim. puanımı değiştirmeyeceğim imdb ile aynı olacak. 5,9/10.
bir grup tıp öğrencisinin ölüm anında nelerin yaşandığını deneyimlemeyi istemesi üzerine gelişen bir film. deneylerine başlamadan önce çok güzel bir şey olacağını tahmininde bulunmuşlar ve gerçekten en başta öyle oluyordu ama sonra en derin pişmanlıklarıyla karşılaşıyorlar ve bu durum kendini hayata döndürdükleri zaman da devam ediyor, çok gerçekçi halüsinasyonlarla. ayrıca tıp öğrencileri arasındaki rekabeti de yansıtıyor. ölüme yakın deneyimleri merak eden veya bizzat yaşamış kişilerin ilgisini çok çekeceğini düşündüğüm film zaten bu yüzden de kült filmlerden biri olmuştur. ama genel izleyici kitlesinden bazı insanları da sıkabilir. filmi izlerken insanın içine işliyor, sadece izleyip geçemiyorsunuz sizin de kendi pişmanlıklarınız aklınıza geliyor. filmde pişmanlıklar hep başka insanlara karşıydı ama baz insanların pişmanlıkları kendisine karşıdır. ister ölüme yakın zamanda olsun ister başka bir gün bunlardan hiçbir zaman kaçış yok bir gün yüzleşeceğiz. 6,5/10.
2025 yapım korku filmi. bir oyunun filmini yapmışlar izledikten sonra fark ettim. oyun uyarlaması olduğu için de 5.7 almış. oyundaki temel ögeleri alıp film olabilmesi için bazı şeyleri değiştirmişler. ben oyunu oynamadığım için daha objektif bir değerlendirme olacak 1 sa 43 dk sürüyor film.
filmdeki asıl mekana çok zaman geçmeden giriyorlar bu güzel. karakterler bir gizemi çözüyor ama az sonra sanki o gizemi çözmemiş gibi hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranıyor. filmi izlerken "hadi artık şöyle yap" derken kendinizi bulabiliyorsunuz. bazı vücut korkusu sahneleri ürpertiyor ama jumpscare'ler kesinlikte korkutucu değil.
filmin sloganı "son dönemin en orjinal korku filmi" ama zaman döngüsü teması gerek korku gerek başka türlü filmlerde işlenmiş bir tema. ama bu zaman döngüleri belirli bir sayıda kısıtlı ve zaman döngüsü başlayınca da aynı şeyler yapılsa bile farklı bir sınavları var. ama bu zaman döngüsünün herhangi bir amacı yok, izlediğim diğer zaman döngü filmlerinde hem amaç vardı hem de amacı çok güzel yansıtıyorlardı.
kısacası seyir zevki fazla değildi yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü. 4/10.
2023 yapım korku/slasher filmi. sevimli bulduğumuz pooh, piglet bu filmde artık birer katil. film bu karakterlerin bir çocuğun onları beslemesiyle ama çocuğun yetişkin olduğunda onları terk etmesiyle sonuçlanan o hikayeyi anlatıyor. hikaye anlatımı bittikten sonra o yetişkin olmuş çocuk tekrar buraya dönüyor. ormanı keşfetmek isteyen kadın grubu var.
diğer slasher filmlerine nazaran birkaç kurban dışında kovalama-kaçma ilişkisi var ama kızlar çok korkak olduğu için tam olarak kaçamıyorlar ve katillere de karşı çıkamıyorlar (bir istisna hariç). kurbanların halihazırda korkak olması korku dozunu azaltan bir şey. cinayet sahnelerinde başını ya da ortasını ya da sonunu gösteriyor yani tam sahne yok hep kesik halde bu da vahşet dozunu azaltıyor. ama yine de ortasını gösterdiği sahnelerde doz biraz daha iyi.
yetişkin olmuş çocuk pooh'a eski günleri hatırlatıyor pooh da ağlıyor ve etrafı dağıtıyor. yani katillerden birisi tamamen duygusuz değil. pooh ve piglet'in filmde yarı insan yarı hayvan olduğunu diyaloglardan anlıyoruz ama filmde sadece silikon hayvan maskesi takmış insanlardan ibaret.
1 sa 24 dk sürüyor. bu kategorideki diğer olmamış filmlerin yanına koyulur ama onlardan bir tık daha iyi diyebiliriz. bu yüzden 3,7/10.
1996 yapım aksiyon/fantezi filmi. çünkü buna bilim kurgu denmez. imdb'de 7 puanı ve uzaylı temasını görünce izleyeyim dedim. ilk başta aydan bahsediyorlar ve sinyal alıyorlar ama hemen sonra amerikalı kodamanların konuşması geliyor. uzaylıların istilası 22.dk'da başlıyor ve amerikalıların hayatından kesitler çıkıyor. istilayı ise 49.dk'da gösteriyorlar. 52.dk'da patlama sahneleri baya iyi. 1.saatte insanlar füze atıyor ama uzaylı kalkanlarını geçemiyorlar. 1 sa 28.dk'da uzaylıyı ameliyat masasına yatırıyorlar. filmde uzaylıların üssü uğraşılmış, uzaylı gemisine binmeleri de güzel fikir.
filmin ismiyle bağlantılı olarak 4 temmuz amerikan bağımsızlık gününü uzaylılardan kurtuluş gününü denk getirmişler. dünya uzaylılardan kurtulduğunda afrika kabilelerini, araplar'ı vs. gösteriyorlar. resmen bir amerikan propagandası. amerika kendilerini bütün düyanın kurtarıcısı olarak göstermiş ve güya demokrasi getirdiği yerlere onların da kurtarıcısı olduğu mesajını vermiş. filmde asıl uzaylılardan kurtuluş yolunu bir yahudi veriyor ve israil gemisi de arada gözüküyor.
amerika milliyetçilerinin 7/10 verdiği kesin ederi en fazla 3,7/10. 2 saat 33 dk sürüyor.
bu film imdb'de 3.2 almış ama 25.karenin filmi incelediğini gördüğüm için izledim. film incelemesi yazmayı ve okumayı severim.
film ilk başta olaya çok hızlı giriyor ve kanlı sahneleri gösteriyor. bu kanlı sahneler diğer slasher filmleri gibi değil her şey en baştan sona kadar açıkça gösteriliyor. diğer slasher filmlerinde sadece başını gösterip korku sesleriyle bitirirlerdi. ama 15 dk sonrasında tam olarak öyle olmadığını anlıyorsunuz klişe bir slasher filmi oluyor. meğerse ilk 15 dk bize filmin önizlemesine izletmişler. yine de sonrasında da çok fazla kanlı sahne var.
filmde popeye'nin çizgi anlatımıyla hikayesi var. ön kolları büyük olduğu için çocukken tuhaf karşılanıyor ve dışlanıyor. bu ön kolları yüzünden de çok güçlü ve gücünü kontrol edemeyip zorbalık yapan bir çocuğu öldürüyor. daha sonra göle kaçıyor.
filmde popeye'nin bir arkadaşı onun evine gelenleri gitmesi için son bir şans veriyor yoksa öldürüleceğini söylüyor. bu diğer klişe slasher filmlerinden ayıran bir detay çünkü diğerlerinde kaçık bir adam bir grubu uyarır ve o grup mutlaka öldürüldü ama burada son bir şans var. üstelik bu arkadaşı filmin son dakikalarında da bizzat cinayetler işliyor.
kurban karakterler yine genç bir grup. ama diğer klişe filmlerden farklı olarak birbirleriyle evli olan bir çift var ve bu çiftten erkek olanı gruptaki başka bir kadınla eşini aldatıyor. filmde gençlerden birkaçının anne ve babası da olayın içine çekiliyor bu yine artı bir detay.
imdb'de bu kadar düşük verilmesinin sebebi çocukluk kahramanı olan temel reis'e bu kadar vahşet yüklenmesi ve vahşet sahnelerinin izlenebilir olmaması.
25.kare de filmde "karakterlerde bir derinlik yok, bağ kuramıyoruz" diyerek eleştirmiş ama böyle olması daha iyi olmuş çünkü o zaman bu karakterlerin ölümüne üzülmüyoruz. "temel reis'in denizci olması ve ıspanak yemesiyle alakalı herhangi bir hikaye anlatımı yok" demiş, bu da doğru ama burada asıl amaç çocukluk kahramanımız olan bir karakteri kullanarak filmin korkunçluğunu artırmak. bir de "kanın fazla olduğunu, özel efekt olmadığından" bahsetmiş ama bu da olumsuz değil olumlu. kan fazla olsa da uzun zaman sonra cgi'nın tek tük kullanılan bir film izlemek güzel. çok fazla cinsel sahne olduğu eleştirisine ise sonuna kadar katılıyorum.
film 1 saat 19 dk sürüyor ama yine de uzun geliyor. illa psikolojik sınır olan 1 saat tamamlanmak isteniyorsa da 1 saat 2 dk gibi bir sürede tamamlanabilirdi. her şeye rağmen benim puanım 5/10.
1998 yapım bilimkurgu filmidir. ilk başta uzay teması gibi dursa da okyanus altında bir gemide geçmektedir. filmdeki gizemler çok fazla göze batılmasa da kolayca çözülebilir. azıcık daha kısa yapsalar filmi daha güzel olurmuş.
herkese hitap edecek bir film değil. bazı kişiler çok sıkılırken bazı kişiler sevebilir benim gibi. konunun işleyişi (bkz: event horizon) gibi ama ondan daha güzel işlenmiş. ilk başta uzaylı teması gibi gelse de öyle de değil, filmin ilerisinde anlayacaksınız asıl temasını. filmi bölüm bölüm yapmışlar her bölüm öncesi bölümün adı ekrana geliyor bu da tek çırpıda bitirme zorunluluğunu kaldırmaktadır bölüm bölüm de izleyebilirsiniz. 6,5/10.
ben 10'nin devam serisidir. cartoon network ben 10 izleyicilerinin genç yetişkinler olduğuna karar verip karakterlerini de bu yaşa getirmiştir. bu sefer ekipte büyükbaba yoktur, onun yerine kevin gelmiştir. bu yönüyle klasik bir gençlik dizisi olma yoluna girmiştir. kevin ile gwen'ın aşk olaylarını işlemiştir ama bunu çok hızlı geçmiştir. buna karşın ben ile julia aşk olayları daha derinliklidir. ilk bölümlerde savaşlar genellikle gece geçmektedir ve dizinin ismiyle uyumlu olarak gen uzaylı ve üstün ırkın istilasını konu etmektedir ki bu biraz sıkıcılaştırmıştır diziyi çünkü uzun bir süre aynı düşmana karşı gördük ben 10'u. üstelik ben'i olgunlaştırmak adına sürekli özür dileyen ve başkalarını kendi önüne ne olursa olsun koyan bir karakter yapmışlardır.
3.sezona gelindiğinde ise üstün ırkla mücadele artık yoktur ama bu sefer de düşman olarak uzaylı çiftçi gibi pek bir anlamı olmayan tipler eklenmiştir. ben 10 artık çocukluğundaki gibi küstah ve egolu birisine dönmüştür. kevin ile gwen ilişkileri de inişli çıkışlı bir hale gelmiştir. çizgi dizinin ruhuna biraz daha uymuştur bu sezon. üstelik bu sezonda büyükbaba ara ara geri döner. ben 10'daki ben'e yardım etmiş eski karakterler de geri döner.
ilk sezonun temposu düşüktü, ikinci sezon toparlıyordu ama üçüncü sezon ben 10'un devamı gibi görülmesini hak edecek bir sezon olmuştur. yine 6,5/10.
klasik çocuk kahramanlık çizgi dizilerinden farklıdır. ben, kuzeni ve büyükbabası ile bir maceraya atılmaktadır. büyükbaba olması önemli çünkü diğer çizgi dizilerde gençlere hitap edebilmek için takıma yaşlı birisi dahil edilmemektedir. üstelik büyükbaba burada kontrol eden konumunda değil, çizgi dizinin sonunda beni alıp bir sonraki maceraya hazırlayan kişidir. bir süre sonra onun da tesisatçı olduğu ortaya çıkar ve ekipten olur.
çizgi dizide bir yönüyle de çocuksudur çünkü kötü adamlar çirkindir ve neden kötü olduğu bilinmemektedir. bazı bölümler ise örneğin bir video oyununa sıkışmak gibi her zaman kötü adama karşı olmayan maceralar da içermektedir. bazen bir sadece bir çocuğun sevebileceği bazense yetişkinin bile seyir zevki yaşayabileceği bölümler vardır. 6,5/10.
filmdeki kaplıca ve diğer mekanlar gerçekten güzel ve insana huzur veriyor. cinsel sahneler de sahne geçişleri de güzel yapılmış. cinsel sahnelerde müzik giriyor ve bu müzik akıla bile takılacak seviyede. filmde oynayan melissa jacobs hem bebek yüzlü hem de seksi duran bir yüze sahip. bir sahnesinde erkek meditasyon yaparken kadın ona yakınlaşıyor, muzip bir sahne. 6/10.
Evin küçük oğullarından biri ingiltere'ye ailesine para göndermek için çalışmaya gider. Ama aslında bunu iş arkadaşından borç alarak yapmıştır. Ailesi bu para ile minibüs yatırımı yapmıştır ve başarılı olmuştur. Ailenin bu oğlu iş arkadaşı ve iş arkadaşının abisi ile ailesinin yanına döner ve borç mevzusu açılır.
Evin babası bu konunun açılacağının oğlunun gelmeden önceki telefonuyla haberdardır bu yüzden misafirlerine evi gezdirir, sürekli ikramlarda bulunur sanki böyle yaparak borcu istenmesinden vazgeçileceğini düşünürmüş gibi. Bu günlük hayatta da tersinden çokça başımıza gelir. Mesela sanayiye gidildiğince yüklü para isteneceği zamanın öncesi çay, çorba vs. bolca ikramların verilmesi gibi.
Damatlar ve oğullar borcun nasıl kapanacağını konuşmak için mangal partisinde toplanırlar. Evin büyük oğlu daha önceden ailenin parasıyla iş batırmıştır. Bunun hıncını çıkarırcasına para gönderen kardeşine yüklenir de yüklenir. Hanımı da bu durumu tecrübe ettiği için güvencesi olarak herkesten gizli altın biriktirip saklar kocasından bile ama bir tek kaynanasına söylemiştir kaynanası da bu durumu toplantıda söyler. kocası da bu toplantıda öğrenir ve bu sefer hanımına da yüklenir.
damatlar en ufak bir fikirde bile evin babası tarafından susturulur. evin babası borsaya faiz gözüyle bakıp haram der ama borç yapan oğluna kredi çektirmeye çalışır. en son da zılgıtı en çok sesi çıkan evin büyük oğlu yer ve film burada biter. Nasıl çözümleneceği seyirciye bırakılmıştır.
Film aile arasındaki para ekseninde çatışmaları gösterdiği için beğenilmiştir. bu çatışmayı da gerçek dışı hiçbir öge konulmadan sunulduğu için akıcı bir şekilde izlenilebilecek bir filmdir ama bu kadardır. filmde sonuç yoktur. zaten ağırlıklı tek mekanda geçmektedir. kimileri için vakit kaybı kimileri için yaşadığı durumu izah ettiği için güzel filmlerden biridir. benim içinse ortalama diyebilirim. 5,5/10.
1997 yılı zeki demirkubuz filmini izledim az önce. oyunculuklar çok güzel de ağır bir dramaydı. benim tarzım değil. bir adamın saplantılı aşkını ele alıyor. oyunculuklar enfesti.
"hep denedin, hep yenildin. olsun. gene dene, gene yenil, daha iyi yenil."
2005 yapım korku filmi.1 saat 33 dk sürüyor. sondaki birkaç kanlı sahne için 1 saat sıkılmaya gerek yok. gerçekten izlenmiyor. sürekli yeni gençlerin seks muhabbeti. sonra psikopat adamlar satın aldığı insanlarla kanlı oyun oynuyorlar. 3,5/10.
2003 yapım korku filmi. diş perisi konusuyla başlıyor, karanlık korkusunu ele alıyor. ama çok kötü korku filmi ancak çocuklar izlerse korkar o da belki. 1,5/10.
2012 yapım korku/gizem filmi. diğer korku filmlerine benzemiyor. bunda senaryo sağlam. o yüzden gizem filmi de dedim. bazı sahneler ağır geçtiği için hızlandırıyorum sıkıntı olmuyor. normalde korkmam ama senaryosu sayesinde bu film korkutuyor da bu haliyle the ring' benzettim. güzel film, gece vakti korkmak ve gizemi çözmek için izlemenizi tavsiye ederim. 5,5/10.