o bakışı daha önce bir yerde görmüştüm
kederin açık bir kitap gibi
çok uzun zamandır bu haldesin
biri sana birşey yapmış olmalı
ama bir gün güneş seni aydınlatacak
tüm gözyaşlarını gülümsemelere döndürecek
bir gün tüm hayallerin gerçek olacak
bir gün güneş seni aydınlatacak
o bakışı daha önce öyle çok gördüm ki
gözlerindeki üzüntünün farkındayım
yaşamın tıpkı bir dilek kuyusu gibi
nereye gittiğini sadece zaman gösterecek
ama bir gün güneş seni aydınlatacak
tüm gözyaşlarını gülümsemelere döndürecek
bir gün tüm hayallerin gerçek olacak
bir gün güneş seni aydınlatacak
yalnız gecelere elveda de
kuzey ışıklarına elveda de
soğuk kuzey rüzgarlarına elveda de
giden sonbahara elveda de ...
demek, demek ayırt edebileceğini sanıyorsun;
cenneti, cehennemden…
mavi gökleri, acıdan…
yeşil bir tarlayı ayırt edebilir misin soğuk çelik raylardan?
ya bir peçenin ardındaki gülümseyişi?
ayırt edebileceğini mi sanıyorsun?
kahramanlarını hayaletlerle mi değiştirmeye zorladılar seni?
sıcak külleri, ağaçlarla.
sıcak havayı, serin bir meltemle.
kuru teselliyi, değişimle.
peki savaştaki önemsiz bir rol yerine
bir kafeste lider olmayı mı seçtin?
ne çok, ne çok isterdim burada olmanı.
biz bir akvaryumda yüzden iki kayıp ruhuz sadece,
yıllar yılı,
aynı eski toprakları aşındıran,
bulduğumuz şey ne?
aynı eski korkular.
keşke burada olsan…