Şimdi hoş hatıralar sensiz kaldı, senin gözlerine hasret kaldım. Kalbimde yaşanan o güzel günler beni yine bu akşam sensiz bıraktı. Bir zaman seninle belki görüşürsem, kalbimden bu keder silinir, biter.
"Bilmiyorum, nedir yüreğimi dağlayan
Bu kadar dert veren?
Ben göremiyorum, nedir nefesimizi boğan
Hangimiz aslında ölen?
Yağan kar gibi yere düşüp yok oluyor hayallerim
Rüzgar gibi esince dalgalanıyor umutlarım
Deniz gibi arzularım
Boş ver ölen umutlarımı
Yakıp uzaklaş artık sen.."
13. 04.
Bugün doğum günün. ilk defa bu günü sensiz geçiriyorum. Her yıl kutladığımız, birbirimize saçma ama içten hediyeler verdiğimiz o gün… Şimdi sadece sessizlik var. içimden geçenleri sana anlatamayacağımı bilmek çok ağır geliyor.
Hastalandığını öğrendiğimde önce anlamaya çalıştım. “Geçer,” dedim, ama geçmedi. Son dokuz günü hastanede geçirdin. Hiç konuşamadık, bazen sadece göz göze geldik. O gözlerde hem korku, hem kabulleniş, hem de derin bir veda vardı.
Yanındaydım. Sonuna kadar. Elini tuttum. Hani gülüşünü tanıyan birine elveda demek ne kadar zor olur, bilir misin? Varlığın içime işlemişken yokluğunu nereye koyacağımı bilemedim.
Şimdi burada, bu doğum gününde, seni anmakla yetiniyorum. “iyi ki doğdun,” diyemiyorum. Boğazımda düğümleniyor. Ama iyi ki vardın. iyi ki benim arkadaşımdın. Her zaman öyle kalacaksın.
Sevginiz için teşekkür ederim. Hayatın karmaşasında insanı ayakta tutan en güzel his, sevildiğini bilmek. Bu dünyada, kalpten kalbe bir köprü kurabilmek kadar değerli bir şey yok. Varlığınızla bu köprüyü inşa ettiğiniz için minnettarım. Özellikle de, Sudekiray, sana çok teşekkür ederim..