Türk siyasi tarihinin en büyük toplumsal çürüme kılıfıdır. Çalıyor ama çalışıyor diye diye hırsızlığa vize vere vere ülkenin geleceğini tükettiler. Milyarları fon oyunlarıyla, arka kapı transferleriyle buharlaştırıp paraları dışarıya istiflediler, geride kalan devasa enkazı toparlamak için de cebinde beş kuruşu kalmayan vatandaşa vergi yağdırdılar. işin en acı tarafı, bu soygunun ceremesini çekenlerin yine aynı tekerlemeyle bu düzeni beslemeye devam etmesi. Hem soyulup hem de talanın faturasını ödeyen bir halktan geriye başka ne kalır zaten? Yazık gerçekten.
Başlık son derece haklı kesinlikle yalnız değil. Bu isimler sadece buzdağının görünen, bir şekilde ortaya saçılan kısmı. Arkada aynı nüfuzu kullanıp borsayı, fonları, ihaleleri benzer şekilde parselleyen onlarca siyasi figür var. işin en absürt tarafı ise bu isimlerin tek yargılanma biçiminin istifa ettirilmekten ibaret olması. Ne gerçek bir yargı süreci işletiliyor ne de haksız kazanca el konuluyor. vuran vurduğuyla kalıp köşesinde sefa sürmeye devam ediyor. Ülke ekonomisinin toparlanamamasının asıl sebebi bu hamuduyla götürme düzeniyken, faturayı halkın sırtına vergi üstüne vergi bindirerek kesiyorlar. Üstelik her şey gözümüzün önünde cereyan ediyor.
işin en acı tarafı ise sandık geldiğinde büyük çoğunluğun tüm bunları unutup seçeneksiz kaldık ne yapalım diyerek oyları yine aynı adrese teslim etmesi.
Yazarlardan biri “herkesin aşık olması” yazmış. Hayır efendim ona aşk denmez. Herkesin sikmeye çalışması denir bu amaç uğrunda da sana aşık oldum şöyle böyle bir sürü yalan söylenir çünkü kadınlar böyle yalanlara hemen inanır. Aşk öyle siktiriboktan bir duygu değildir, çokta güzel olsa karakteri size uygun değilse bir anda o vücut, o surat size sıradan değil iğrenç bile gelebilir. Size neler yaşattığı ile doğru orantılı bir durumdur. Çok güzel olmanın zorluğu etrafında herkesin seni sikmeye çalışmasından başka birşey değildir.
Art niyet dediğimiz şeyin vücut bulmuş hali. Ergenlikten çıkmamış ve ömrü boyunca çıkamayacak olan insanları toplum içinde rencide etmekten haz alan kişidir kendisi.
20 yaşındaki gençtir olur diyorsun bakıyorsun 30 yaşındaki de aynı, es kaza sana denk gelmişse sen efendi gibi davrandıkça tepene biner.
"erkekler gördüklerine, kadınlar duyduklarına aşık olur. bu yüzden erkekler yalan söyler, kadınlar da makyaj yapar."
Cemal Safi noktayı koymuş arkadaşlar yeterli yalan söylemiyoruz hepsi bu.
Bir ömür anlaşabileceğin insanı bulmak, mutlu olmak istediğimiz şeyler çok basit ama hayatı zorlaştıranlar insanlar. Ama biz insanlar bencilce hayat çok zor diyerek suçumuzu hayata atabiliyoruz.
milli eğitim bakanlığı '7 coğrafî bölge' kavramını 12. sınıf coğrafya kitaplarından çıkardı yani artık bölgeler yok bundan sonra şöyle olacak: nereye gidiyorsun diye soranlara "marmara" yerine "sanayiye gidiorum abi" falan diyecez.
sindirim sistemindeki protein ve karbonhidrat eksikliğinden kaynaklı, ısıtmayan, kokmayan, gürültü çıkarmayan, insana sıcak gelmeyen vs.vs. kısacası antipatik bir osuruktur. buz gibi oluşu nedeniyle rektumda hiç oyalanmadan çıkar gider, ardından el sallayanı bile olmaz. ayrıca bu osuruk kış aylarında yorgan altı ısınmayı da engeller, iticidir, bir işe yaradğı görülmemiştir. "pis osuruk" olarak isimlendirenler de vardır.
çok kola içmenin üzerine geyirigin vücuttan çıkamamasinin sonucu olarak biriken geyirigin midede aşırı yanma, ekşime, bulantı, ara sırada mideden ağız dolusu kötü pis bir kokuya dönüşerek garip semptomlara neden olması sonucu orataya çıkan lanet olasıca durum.