partinin ismi "öz chp " olmalıdır. parti genel başkanı kim olacaksa,
özgür özel olabilir, mansur yavaş olabilir, ekrem imamoğlu olabilir, başkası olabilir
kısacası kim partinin genel başkanı olacaksa o kişi cumhurbaşkanı adayı olmalıdır. parti genel başkanının aday olmaması halkı ikileme düşüren saçma sapan bir eylemdir.
6 şubat depreminde canlı bağlantı kurulabilen insanların en kolay ulaştığı bu derneğe paralar akın akın akmaya başlayınca haluk levent'in şu açıklamayı yaptığını biliyorum " bana para göndermeyin, bu kadar yüklü parayı yönetemem " sonuç yönetememiş.
deniz göktaş gösterisinde genç bir adam olarak kendi hayat hikayesini ve karşılaştığı durumları kafasında nasıl göründüğünü mizahi bir şekilde anlatmış. izlersiniz izlemezsiniz size kalmış. bu kişiyi ciddiye alıp tutuklamaya kalkmak sadece komik bir durum.
ilk seçildiği zaman kılıçdaroğlunun eteklerini çekiştirmeyi bıraksaydı durum şimdi daha farklı olurdu. özel, kibarlık budalalısı olmamnın cezasını çekiyor, halk kılıçdaroğlu'nu son seçimi kaybettiği anda terk etti ama siz ayak altında dolaşmasına izin verdiniz, vermekle kalmadınız kapısına gidip eğildiniz. hataların hatasını yaptınız. kılıçdaroğlu çoktan partiden ihraç edilmeyi hak etti.
özgür özel seçilmez diye seçenek yapıldı ona rağmen seçildi o derce istenmeyen bir kemal var ortada, hala mutlak butlan sayıklıyorlar gülsek mi ağlasak mı halinize...
bir parti genel başkanı kendisi değil de başkalarını zirveye aday yapıyorsa bulunduğu yerin anlamını bile kavrayamamış demektir. ondan vatana millete hayır gelmez.
tesadüfen gördüğüm arşivde hala mevcut olan bir köşe yazısı, aslında hiç bir şey tesadüf değildir dedirtiyor.
Ekim 02, 1998 yılında yazılmış teke tek fatih altaylı köşe yazısı içinden alıntı:
SSK'yı Aczmendiler taşıyor
SSK Genel Müdürlüğü ve SSK Ankara Bölge Müdürlüğü'nün personel taşıma işlerini Hilal Tur adında bir şirket yapıyor.
Ne var bunda? diyeceksiniz.
Bunda çok şey var.
Çünkü bu şirket Türkiye'deki radikal islamcıların en büyük kalelerinden biri gibi görünüyor. Aczmendiler'in çeşitli davalarında Aczmendiler'i savunan Avukat Hüseyin Ayan bu firmanın sahibi.
Yaklaşık 400 milyar lira bedelle bu işi alan Hilal Tur'un sahibi Aczmendiler'le son derece içli dışlı.
iddialara göre kendisi de fikir olarak onlara çok yakın. Ve başka radikal islami gruplarla ilişkisi var.
Genel müdürlüğünü son derece aydın ve demokrat bir kişi olarak bilinen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı SSK'nın taşıma ihalelerinin bu şirkete verilmesi bana garip geldi.
50 yaşına gelmiş bebek gibi konuşmaya çalışıyor. instagrama girsin 3 yaşında çocuklar bile onun kadar bebeksi konuşmuyor, bu diksiyon ile ciddi ne konuşulabilir ki...
bugün burdur konuşmasında ev hanımlarını emekli edeceğini söyledi. buda bay kemalin laciverti, çalışmadan hak etmeden para dağıtma işine koyulmuş şimdiden.
Hala haklı ve hak ederek aldığı diplomasına neden dil uzatılmasına izin verdiğine ve deli numarası yapar gibi sorulan sorulara saçma sapan cevaplar verdiğine anlam veremiyorum...
her şey bir tarafa, partiden kim cumhurbaşkanı olacak ise partinin genel başkanı o kişi olmalıdır. parti genel başkanın başka bir aday için çalışması kadar hayatımda saçma sapan bir fikir ne duydum ne gördüm. olmaz, olamaz saçma ve sürdürülemez bir fikirdir. imamoğlu başkan adayı olacak ise belediye başkanlığından istifa edip parti genel başkanı yapılmalıydı. özgür özel parti genel başkanı ise cumhurbaşkanı adayı kendisi olmalıdır. Mansur yavaş olacak ise önce parti genel başkanı olmalıdır. bu şekilde seçmenin kafası allak bullak oluyor. belediye başkanı olmak başka bir iş parti başkanı olup genel siyaset yapmak başka bir iştir..
diploma davasını çok kötü yönetti. sarı öküzü " diploma önemli değil!" diyerek verdi aklı sıra köylü kurnazlığı yapacağını sandı " erdoğan'ı diploma ile köşeye sıkıştırmıyorum, sıkıştırmam isteniyor ama yapmıyorum" mesajı vermeye çalıştı hatta " erdoğan beni tanısa çok sever" bile dedi. bunun yerine benim 4 yıl eğitim giderlerim, girdiğim sınavlar geçtiğim derslerin hesabını kim verecek? üniversite bir hak tanıdı başvurdum yararlandım deyip diplomasına asla laf ettirmeyecekti o ne dedi " diploma önemli değil !" önemli değil ise iptal ediverdiler... insanların tapulu arsasına kaçak ev yapanın bile hakkı korunurken 4 yıl örgün eğitim görmüş birinin diplomasının iptal edilmesi akıllara zarar bir karardır. hak, hukuk, adalet rafa kalkmış demektir.
imamoğlu, yüz yıl sonra sanırım şöyle anılacaktır. haklı ve hakkıyla aldığı diplomasını, diplomasının aslını astarını kimsecilerin görmediği bir liderin önderi olduğu dönemde elinden kaptırmış, chp'nin kazanacağı tüm genel seçimlerde kafaları allak bullak ederek ortalığı karıştırmış, tek yerde toplanması gereken enerjinin dağılmasına neden olarak gücü zayıflatarak kaybettirmiştir son olarak cezaevine girmiş ve kimin neden cezalandırdığı hiç bir zaman bilinememiştir.
atlas çağlayan'ın katilini çocuk, çocuk diye sunan televizyon kanallarının hepsini lanetliyorum ve kınıyorum. onlar cani, canavar ruhlara sahip katillerdir ve en ağır cezayı çekmelidir.
tartışmalar bir tarafa tett (tavsiye edilen tüketim tarihi) geçen ürünleri bilinçli tüketiciler kullanabilir. bazı konserveler veya bakliyatlar 10 yıl 20 yıl bile bozulmadan durabilirken üretici garantisi bitti diye bozuldu anlamına gelmez.
bilinçli tüketici demek göz göre göre tadı, görüntüsü ve kokusu bozulmuş ürünü ayırt edebilen tüketici demektir. bozulmamış ürünü de sırf üretici garantisi bitti diye çöpe atmamak gerekir.
bir işletme satış yapamıyorsa kapanır bunu anlayamadılar gitti. bazı insanlar için yemek bahane, kendilerini rahat hissedecekleri yerde oturmak şahane...
önce şu ayrımın yapılması gerekir. en düşük emekli maaşı demek isteğe bağlı prim ödeyerek emekli olmak demektir. yani alacağın maaşı sen belirliyorsun, emeklilikten fazla beklentin yok demektir. fabrikalarda, kurum kuruluş vs. yerlerden çalışanlar isteğe bağlı sigortalılar değildir. zorunlu, sigorta yapılmazsa yaptırımı olan emekli olduğunda asgari geçimini sağlayacak en az asgari ücretin altında maaş almaması gereken sigortalılardır. isteğe bağlı emeklilik 20 bin olabilir ama zorunlu emeklilik asgari ücretin altında olamaz.
2/173 - O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.