Konya (Delibaş Mehmet isyanı)
Yozgat (Çapanoğlu isyanı)
Düzce ve Bolu (Düzce-Bolu-Hendek isyanları)
Adapazarı çevresi
Diyarbakır, Elazığ, Bingöl ve çevresi (özellikle Şeyh Sait isyanı döneminde)
Ağrı (Ağrı isyanları)
100 yıldır cumhuriyetin sorunu. Maalesef yüce Atatürk Yozgatı adam etmiş ama buraları edememiş. Eğitim desen yok saygı desen yok ilim desen o da yok... Ya ne var buralarda?
Yoldan geçerken tesadüfen akaryakit aldigim berbat yer.
Acayip yoz ve Saygısız insanları vardı... bilin bakalım neyin ilcesiymis? sivasın... Şaşırdık mı? Hayır... Konya, kayseri, sivas hiç mı sasirmatsiniz yahu? Pes..
Günümüzde gereklilik değil zorunluluktur! 2026 yılında e-devlet diye birsey varken bu çağda 40 bin lira yattığı yerden para kazanan hükumet yalakalığı ve hükumete oy toplama dernek başkanlığı yapan başka bir kadro/adam herhalde yoktur.
Muhtarlar bir halta yarasaydı bunun gibi insanlar bu halde olur muydu?
Sibel canın (bkz: canım benim) albümünde yetim yavrusu türküsü bambaşkadır. Tabi Sibel can da hayat vermiştir. Ha bir de Yolda Geçti Ömrüm türküsü vardır Gülsen Bütün seslendirmiştir.
Tabiki tarım bakanlığı: tarımı yok etmiş, çiftçiyi küstürmüş ve tarım yapmadın diye tarım emekliliği ihanetini çıkarmış bakanlıktır. 4 mevsimin yaşandığı Anadolu’da tarımı yok etmeyi başarmış bakanlıktır. Tarım bakanı kimdir nedir ne iş yapar? Bu topraklarda tarımı bitirmeyi başarmak tarımı yok etmek guiness ödülü ile ödüllendirilmeli
Kış vakti Doğu Anadolu turuna başladığım şehir. Bir artısını göremedim şehir bildiğimiz doğu Anadolu şehirleri gibi daha ilk gelişim atağında. Standart Avm ve cami konsepti. Gençler kapital coffeelere ve standart okey masalarına sıkışmış vaziyette.
Kültürel anlamda birşey: yok
Devlet tiyatroları: yok
Bağımsız sinemalar: yok
Sosyal kulüpler: yok
Konser ve etkinlikler: çok nadir
Panayır veya fuar: yok
Gençlik merkezi: var
Gönüllülük: yok
Erasmus buluşmaları: yok
Şehir kütüphanesi: var.
gazianteptir.
Ne Batman, Van ve Diyarbakır gibi terör sempatizanları ile doludur ne de Mardin ve Urfa gibi yerli turiste özel fiyat verendir. Avmleri, parkları, imkanları ile bence güneydoğunun incisidir.
Kanaatimce askerlik yaptığım dönemden de bildiğim üzere Ordunun değeri bilinmeyen tek rütbesidir.
Lakabı: ordunun bel kemiği
Eğitim: en az Önlisans mezunu
Maaş: 55000-65000
Şark hizmeti: 9 yıl
Değeri : %1
Sendika: yok
Zorunlu hizmet: 15 yıl
Ordu içinde Stres ve yıpranma payı: %100
Derece başlangıç: 9/3
Emeklilik yıpranma payı: 5 yıl
Yan haklar: OYAK
Makam, tazminat: yok
Ordu içinde er/erbaş, uzman erbaş ve subaylar zimmet, sorumluluk almazlar. Bu işi tek başına astsubaylar göğüsler. Subay direkt emir verir, uzman erbaşta sadece emir alır yapar veya yapamaz. Hesabı astsubay verir. Uzman sözleşmelidir istediği zaman kafasına yatmazsa istifa eder gider. Ama astsubay öyle değildir. 15 yıl zorunlu hizmeti vardır. Astsubay Hem emir alır ve görevi yapar, emri yerine getirir üzerine; emri veren subaya hesap verir. Ve bu adamların yaptığı hatalarda kimse kolay kolay arkasında durmaz. imza, Ceza ve ödül yetkileri yoktur. Takım komutanı dışında bölük, batarya, tabur, birlik, kışla vs vs. komutanlık yetkileri yoktur.
Bunun sayısız sebepleri arasında bazı bilinen sebepleri;
- Özellikle 2015 yılı sonrasında savunma konseptinin değiştirilip insani yaşam koşullarının çok altında; ülke sınırına kurulan sayısız üs bölgesinde çok zor koşullarda çadır ve konteynerde askeri personelin hayatını devam ettirmesi ve yüksek güvenlik kaygıları,
- Subay-Astsubay maaşlarının artık "çöp" olması, günümüzde öğretmen-zabıta-polis ile hemen hemen eşit maaş alması... 2015 öncesinde Subay-Astsubay maaşları asgari ücretin 3/4 katına eşitti. Bu da cazip kılıyordu bu mesleği tabi...
- 2016 yılında yaşanan FETÖ darbe girişimi sonrası artan değersizlik hissi, medyanın kamuoyunun ilgisizliği.
- Artan istifalar ve atılmalar sonrası personel üzerine düşen sorumluluk ve görevlerin kat kat artması,
- Personel azalması sonrası doğu hizmet süresinin artması, dolaylı olarak tayin görme sayınında artması, bir yerden bir yere... Doğu kavramının yok olup üst bölgesi kavramının yerleşmesi...
- Sivil alımlar sonrası artan mobbing haberleri ve türlü liyakatsizlikler...
Vs vs..
kardeşliğin, saygının, merhametin olduğu eski türkiyeden, müslümanların kutsal ayı ramazan için hayko tarafından ilahi okunmuştur efendim. not düşünüz. tarih: 2009.
o günlerden kıyamete maşallah... hayaldi gerçek oldu.
Entrylere şöyle bir baktığımda direkt ben burdayım ya mürit diyen bir Uludağ sözlük var artık. Nerde o eski Uludağcılar efenim. Sanırım ekşinin başına gelenleri bilen taraf yazar kitlesiyle başbaşa kaldık artık.