Türkiye'nin nüfusu 85 milyon 824 bin 854 kişi oldu
TÜiK, 1 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunu açıkladı. Buna göre, nüfus 2025 yılının ilk altı aylık döneminde 159 bin 910 kişi arttı.
iyi niyetli, medeni, empatik erkekleri bu şekilde küçümsemek, hem erkekleri tekrar toksik rollere itiyor, hem de gerçek ilişkisel olgunluğun değersizleştirilmesine yol açıyor.
Dolayısıyla kekolara gün doğuyor.
Bir ülkede işe alımda, terfide, karar mekanizmalarında "ne biliyorsun?" değil de "kimi tanıyorsun?" ya da "kimdensin?" sorusu öne çıkarsa orada üretim değil tüketim, bilgi değil talimat, hizmet değil şov olur.
Devlette, eğitimde, medyada, yargıda, hatta sokaktaki zabıtada bile bu böyle işliyor.
Kopya çekmek, yalan söylemek, hakkı olmayanı almak, torpille öne geçmek...
Bunlar artık bireysel ahlaki zaaf değil, normal davranışlar haline gelmiş durumda.
Çünkü “çalan ama çalışıyor” mottosu, “biz de yapsaydık” kıskançlığı, “bize dokunmasın” konforu topluma sindi.
Kim, ne zaman, ne için yargılanır?
Kimin dosyası rafta, kiminki jet hızıyla işlemde?
Yurttaş, adaletin var olduğuna inanmadığı anda çürüme derinleşir.
Çünkü "hukukun olmadığı yerde herkes kendi yasasını yazar."
Bir ülkenin geleceği okul sıralarında yazılır.
Ama bizde sistem o kadar sık değişti ki; müfredat, sınav, değer eğitimi her 3 yılda bir başka yöne savruldu.
Ve eğitimin amacı “düşünen insan” yetiştirmekten, “itaat eden vatandaş” üretmeye döndü.
Gerçeği araştıran değil, emirle konuşan medya...
Soru soramayan gazeteci...
Yorum yapamayan akademisyen...
Sansürlenen tiyatro, hedef gösterilen sanatçı...
Bu kültürel çöküş, toplumu da pasifize eder.
Çürüme bireyde değil, sistemdedir.
Ve sistem kendini temizleyemezse, bu çürüme rutubet gibi her yere yayılır.
Kurumlar, değerler, insanlar…
Ve bir gün herkes burnunu tıkayıp geçmeye çalışır; ta ki yapı tamamen çökmeye başlayana kadar.
Bir 8-9 sene sonra yeniden bir başlayayım dedim.
önceki mail adresimi hatırlıyorum ama kullanıcı adımı değiştirmişim. sonuncuyu asla hatırlayamıyorum. sağlık olsun. bu da kullandıklarımdan biriydi.
Elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in avukatı Necibe Karaoğlanlar Hasgör geçtiğimiz aylarda herhangi bir suikast belirtisi bulunmadığını açıklamıştı.
(bkz: https://www.manisakulisha...-suikast-belirtisi-var-mi)