eşini sevip sevmediğinden bağımsız olarak, sosyal medyanın alkışına olan bağımlılığını ortaya koyan erkektir.
çünkü sevdiği kadını herkesin önüne çıkarıp “kaç puan verirsiniz?” diye sormak; iltifat aramak değil, onay dilenmektir.
evlilik iki kişinin kurduğu bir hayatken, bunu üçüncü kişilerin jüri olduğu bir yarışmaya çevirmek ayrı bir özgüven problemidir.
insan bazen sevdiğini göstermek için değil, korumak için paylaşmaz. bunu anlayamayanlar da ilişkiyi içerik, eşini ise etkileşim materyali sanmaya devam eder.
insanın başkalarının hayatına bakıp kendi takvimini sorgulamaya başlamasıdır. evlenenleri, çocuk sahibi olanları, kariyer yapanları gördükçe büyür. çoğu zaman gerçeklerden çok kıyaslamadan beslenir.
çalışmanın, iyi niyetli olmanın ve sabretmenin her zaman ödüllendirilmediğini insana defalarca gösteren durumdur. bazı insanlar maratona yüz metre önden başlar, bazıları ise ayakkabısız koşar.